1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Çevik’ten Arınç’a mektup
Çevik’ten Arınç’a mektup

Çevik’ten Arınç’a mektup

Bülent Arınç’ı bilmeyen yok. O nedenle tanıtmama da gerek yok. Yazımda sözü geçen “Çevik” ise, benim hemşerim, Artvin’in Murgul ilçesinin Özmal köyünden Hasan Çevik. Sizin gibi, benim gibi,

A+A-

Bülent Arınç’ı bilmeyen yok. O nedenle tanıtmama da gerek yok. Yazımda sözü geçen “Çevik” ise, benim hemşerim, Artvin’in Murgul ilçesinin Özmal köyünden Hasan Çevik. Sizin gibi, benim gibi, sıradan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Olaylara duyarlı, ülkesini gerçekten çok seven, Atatürkçü, demokrat bir insan ve asla saygısız olmayan bir yapısı var. Mektubundan da anlayacaksınız zaten; saygılı ama sitemli… Diyor ki;

“ Sayın Arınç;

Bundan birkaç yıl önce dindarlıktan söz etmiştiniz.

Ne güzel; Cumhurbaşkanı dindar, Başbakan dindar, Parlamento dindar, 73 milyon insanımız dindar.

Kim istemez?

O zaman, dağdaki kuzuyu kurt kapmaz, kapamaz.

Kendime diyorum ki; Hasan düşün!

Yatağa yatarken düşün!

Yemeğe otururken düşün!

Çorapları yırtık, postallarının dibi olmayan ve Sarıkamış’ta donarak ölen binlerce genç insanı düşün!

Daha 17 yaşındayken, bağımsızlık adına Çanakkale’de kurşun atanı, kurşun yiyeni düşün!

Türkiye’nin gelirinin yüzde 60’ını 10 milyon insanın yediğini düşün!

10 milyon insanın adam gibi yiyecek ekmeğinin olmadığını düşün!

Düşün, düşün, düşün! Aklını oynatmadan düşünebiliyorsan düşün!..

1950’lerde bir Türk Tugayı Kore’ye gitmişti. Kahramanlıkları dillere destan olan o tugayın komutanı olan Tahsin Yazıcı paşa bir gün, kendi aracının sürücüsü olan Amerikalı şoförüne;

‘Beni şu karşıki dağa götür’ demiş. Şoför emri yerine getirmiş ve Tahsin Yazıcı paşayı istediği yere götürmüş. Götürmüş ama, Tahsin paşanın ulaşmak istediği tepe ile aracın gidebildiği yer arasında birazcık yol var. Araç durmuş, Paşa araçtan inmiş ve şoföre;

‘Sen beni burada bekle’ demiş.

Tahsin paşa’nın çıktığı tepe o günlerde sürekli top ateşi altındadır, tehlikelerle doludur. Buna karşın çıkar, gözlemini yapar ve geri döner Paşa. Döndüğünde de Amerikalı şoförü ve aracı bulamaz. Şoför kaçmıştır.

Paşa binbir güçlükle geri döner ve durumu komuta merkezine anlatır. Sürücü yargılanırken, Tahsin paşa şöyle der;

‘Sen Türk askeri olsaydın, bu yaptığının karşılığı ölüm olurdu. Ama, sen Türk askeri olsaydın zaten beni bırakmazdın o dağda!’

İlahiyatçılar dindarlığı şöyle açıklarlar; ‘Kuranı Kerim’in emirlerini yerine getiren her insan dindardır.’

Yeni yatınız hayırlı olsun!”

Hasan Çevik’in mektubu bu kadar. Yorumu da size kalmış!..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.