1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. CHP BEKLENTİLERİ KARŞILAYABİLMELİDİR 
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP BEKLENTİLERİ KARŞILAYABİLMELİDİR 

A+A-

CHP üzerinde, demokratik dönüşümünü tamamlayamaması ve  alternatif hale gelememesi nedeniyle oluşan toplumsal baskı genel başkanı, kendi yaşama tutunma mücadelesinin ve kendisini en verimli gerçekleştirme çabasının kararlılığı, direnci ve  inancıyla, 69 yaşında, Ankara’ dan Istanbul’ a kadar yürüterek, yeni bir siyaset alanı  imkanı ortaya çıkardı. Adalet yürüyüşünün kitleselleşmesi, toplumsal muhalefeti kapsamasından itibaren CHP siyaseti, yaşanan sorunların çözümüne yaklaşımı, eleştirileri, önerileri vb. yönleriyle, alternatifliği,  iktidara gelmeyi hak edip etmediği üzerinden değerlendirilmeye başlandı. CHP siyaseti, kitleselleşen, toplumsal muhalefeti kapsayan bu duyarlılığı, adalet yürüyüşü siyaseti olarak evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla sürdürülebilirliğe taşıyabilmelidir.

CHP  SİYASETLERİNİN  KENDİSİNİ TEKRARLAMASI

CHP 67 yıldır tek başına iktidara gelemiyor. 67 Yılda sivil, siyasi organizasyon olarak toplumsal başarı hikayesi üretemedi. Her seçim,  her bunalım, her kriz,  her darbe, her müdahale vb. her toplumsal sorun, sivil siyasi organizasyonların değişmesi, dönüşmesi, kendisini yeniden üretmesi için zorunluluk  olmasına rağmen  yeterince değerlendiremedi. Cumhuriyetin ve CHP’ nin kurucularının birinci ve ikinci dünya savaşı koşullarında, yok olma sürecini yaşayan imparatorluğun içerisinden kurdukları, gelişmiş dünya ülkeleri arasındaki yerine ulaşmasını  sağlamak için  çok partili sisteme taşıdıkları  Cumhuriyeti, evrensel kural ve kurumlarla sürdürülebilirliğe taşıyamadı. 

CUMHURİYETİN KURULUŞ İLKELERİ TOPLUMSAL GERÇEKLİK HALİNE GELDİ

Cumhuriyetin kuruluşu döneminde yaşanan savaşlar, mücadeleler, imkansızlıklar, başarılar, önlenemeyen hatalar ve yanlışlar toplumsal gerçeklik haline geldi. Ulusal ve uluslararası alanda, tarihi dönemsel gerçeklik kapsamında o dönemde yaşananları, kabullenmeyen sahiplenmeyen kalmadı. O dönemin imkansızlıkları  nedeniyle, önlenemeyen hatalardan yararlanmak isteyenlerin söylemleri etkisizleşti. O dönemi her şeyiyle mutlaklaştırıp, tutunmak isteyen yaklaşımlar  da etkisizleşti. Her iki yaklaşım da,  yarar sağlamak için yapılan, araçsallaştırılan,  uç değerlendirmeler, fanteziler, marjinal anlayışlar  haline  geldi.

CHP  SİYASETİNİN  SORUNLARI

CHP, Cumhuriyetin kuruluş ilkelerini savunup, kurucularının uygulamalarını sahiplenmekle yetindiği için  evrensel kural ve kurumlarla yapılabilecek mücadelelerde  etkisiz kaldı. Devletin merkezde olmasının avantajlarından yararlanan  devlet memurlarının,  batılı yaşam tarzını benimseyen eğitimlilerin, varlıklıklıların,  sosyal kesimlerin temsilcisi konumuna sürüklendi. Vesayet sistemiyle mücadeleyi merkeze alamaması, vesayet sisteminin dışarıda bıraktıklarının ihtiyaç ve beklentilerini evrensel kural ve kurumlarla sürdürülebilirliğe taşıma mücadelesinde etkisizleşmesine, halkın güven duymamasına neden oldu. Bu alandaki  istisna  Ecevit döneminde yaşandı. Ecevit 12. Mart. 1971 müdahalesine, halka karşı yapıldı diyerek karşı çıkıp, düzen değişmelidir anlayışı ile mücadeleye giriştiği için geniş halk kesimince desteklendi ve % 42 oy oranına ulaştı. Vesayet sistemiyle mücadelede başarılı olamadan,  12 Eylül 1980 darbesiyle, CHP kapatıldı, kendisi ve  önemli kadroları hapse atıldı. Evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla yürütülen siyasete dönüşememesi, vesayet sisteminin dışarıda bıraktıklarının ihtiyaç ver beklentilerini evrensel kural ve kurumlarla sürdürülebilirliğini sahiplenememesi, CHP’ nin  tek başına iktidara gelememesinin  temel nedeni oldu.

VESAYET  SİSTEMİNİN  ÇÖZÜLMESİ

İktidar partisi vesayet sistemiyle mücadelede başarılı oldu. FETÖ/PDY’ nın sürüklediği yanlışlıklara rağmen, mücadele ederek, yanlışlar, doğrular, geri  dönüşler yaparak, çözülmesini sağlayıp toplumsal kabul edilebilirliğe taşıyabildi.  FETÖ/PDY’ nın devleti ele geçirme anlayışı açığa çıkınca,  15 Temmuz darbe girişimiyle karşılaşıldı. FETÖ/PDY’ nın darbe girişimi, halkın, siyasi partilerin, sivil toplumun, halktan yana olan kamu kurum ve kuruluşlarındaki, özel kuruluşlardaki görevlilerinin direnişiyle,  şehitleri ve gazileriyle önlendi.  Demokrasinin Türkiye için vazgeçilmez olduğu,  bütün toplumun mücadelesi, katılımı, katkısıyla ortaya konuldu.

DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ  SİSTEMİNİN İNŞASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Vesayet sistemiyle, FETÖ/PDY, PKK, DEAŞ vb. mücadelelerle, kararlılıklarla sağlanan birikim Demokratik Hukuk Devletinin inşasına yetmedi.  Oluşturulan anayasa komisyonunda, kabul edilebilirliği sağlanan  kuralların  hemen yürürlüğe taşınması yöntemi izlenerek, oluşan yeni iklimde  Demokratik Hukuk Devletinin inşasının tamamlanması mümkün olabilirdi.  İktidar partisi ve muhalefet partileri,  kendi bulundukları konumdan, kendilerini merkeze almak anlayışlarından vazgeçemediler. Demokratik Hukuk Devletinin inşası merkeze alınamadığı için  iktidar partisi  kendi anlayışını ve konumunu merkeze alan  yeni eğilimlere yöneldi.  İktidar olmayı %50+1 taşıyarak, etkin iktidar konumuyla Demokratik Hukuk Devletinin inşasını tamamlama girişimlerini başlattı. Bu yaklaşım,  iktidar partisinin dışarıda bıraktığı, kapsayamadığı, Demokratik Hukuk Devletinin inşasına katılamayan toplumsal muhalefetin oluşmasını sağladı. 16. Nisan referandumunda yaklaşık toplumun yarısı olarak yansıyan bu konum adalet yürüyüşüyle kitleselleşti. Ana muhalefet partisi bu nedenlerle, değişip, dönüşmek, evrensel demokrasinin kural ve kurumlarını içselleştirmek, hem vesayet sisteminin dışarıda bıraktıklarını, hem de iktidar partisinin dışarıda bıraktıklarını kapsayan, demokratik, evrensel, çoğulcu, eşitlikçi Demokratik Hukuk Devleti sisteminin inşasını sürdürülebilirliğe taşımakla karşı karşıya kaldı.

Bu yazı toplam 1429 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.