• BIST 81.899
  • Altın 147,540
  • Dolar 3,7822
  • Euro 4,0331
  • Kocaeli 6 °C

CHP kongrelerinin çok ciddi sorunu

İsmet ÇİĞİT
CHP, ilimizdeki 12 ilçeden 8’inde kongrelerini geçen hafta sonu tamamladı. Kongreler geç başladı, bazılarında abuk sabuk konuşmalar uzatıldı falan ama, bu kongreler de gösterdi ki, bir parça da olsa, parti içi demokrasiyi çalıştıran yegane parti CHPdir. Hiçbir kongre üzerinde parti yönetiminin tek liste baskısı olmadı. Kongrelerde genellikle birden fazla liste seçim yarışına girdi. Biri kazandı, biri kaybetti. Kongre sonunda partililer birbirlerine sarılarak salondan çıktılar. 
Buraya kadar iyi. Ama benim tespit ettiğim ciddi bir sorun var. Bu sorun da, ilçe kongresi delegelikleri seçimlerinin sağlıklı yapılmamasından kaynaklanıyor. Birkaç somut örnek yazacağım. Aslında 8 ilçe kongresinin-belki tek listeli Karamürsel’i hariç tutabiliriz- hepsinde aynı sorun yaşandı. 
Cumartesi günü Kartepe ilçe kongresi yapıldı.  Kartepe’de seçilmiş 188 kongre delegesi var. Kongreye  171’i katılıyor. 3 oy iptal ediliyor. Cumhur Karakadılar, 90 oyla seçimi kazanıyor. Delege tam sayısının(188) yarısı 94. Ama kongreyi kazanan liste 90 oy alıyor. 
Gölcük’te  20 kongre delegesi var.  295’i oy kullanıyor. İki listeli bir kongre. Delegelerin 25’i, bir pazar günü kalkıp kongre salonuna gelmiyor. Kazanan liste 171 oy alıyor. 
Derince’de 256 delege var. 19’u gelip oy kullanmıyor. Seçimi kazanan liste 145 oy alıyor. 
İzmit’te köy ve mahallelerden 415 delege seçilmiş. İki liste var. Çekişme var.  Ama kongreye oy vermeye 395 delege geliyor.  Ne için seçildi bu ilçe kongresi delegeleri. 3 yıl içinde bir kez ilçe kongresine gidecek, oy kullanacaklar. Başka hiçbir işleri yok. Ama bunu bile yapmıyorlar.
Bir siyasi partide kongre delegesi olmak, payedir. Rütbedir..O delege, o partinin kaderini elinde tutan insandır. Delegenin bir tek görevi vardır. Gidip, kongrede oy kullanmak. Bunu bile yapmıyorlar. 
Çünkü, delege seçimleri sağlıklı değil.. Delege seçimlerinde listeler çalakalem hazırlanıyor. Bir aileden üç-beş kişi yazılıp, liste dolduruluyor.
CHP’nin 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde yaptığı ön seçimlere de katılım düşük olmuştu. Parti üyelerinin önemli bir bölümü, partinin adayını belirlemek için oy kullanmaya gitmemişti. CHP’nin bütün üye yapısını gözden geçirmesi, delegelerini seçerken çok daha titiz davranması gerekiyor. Bence, bütün ilçe kongrelerinin hazirun listeleri titizlikle incelenmeli. Bu kongrelere gelip oy kullanmayan delegelerin bir daha ilçe kongresi delegesi seçilmesi-kuşkusuz kongreye katılmadığı için çok geçerli mazereti bulunanlar hariç- kesinlikle yasaklanmalı.
Yıllar önce, bir CHP il kongresi hatırlarım. Çok kavgalı geçmişti. Kongrenin sonunda zorlama ile tek listeye inilmiş, rahmetli Ömer Türkçakal il başkanı seçilmişti. Ama Türkçakal’ın listesine çıkan oy sayısı delege tam sayısının yarısından çok azdı. Bu nedenle, kongre sonucu çok tartışılmıştı. CHP’nin bu dönemki ilçe kongrelerinde de kabul edilebilir sayının çok üzerinde fireler verildi. Sağlıklı bir durum değil. Parti yönetimi, mutlaka bu konunun üzerinde durmalıdır.
*CHP önce saygıyı öğrenmeli
Ülkemizde siyaset, genellikle halka karşı saygısızdır. Geçmişten buyana, hemen hemen bütün siyasi liderler,  günler öncesinden açıklanan toplantı, ya da miting saatlerine gecikmeli gelirler. Halkı, kendilerini seven insanları saatlerce meydanlarda bekletirler.. Hatırlarsınız, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 7 Haziran seçimleri öncesinde İzmit’teki son mitingi tam bir skandal olmuş, Kılıçdaroğlu’nu alkışlamak için Perşembe Pazarı’nda toplanan insanlar saatlerce güneş altında beklemişti. 
Bakanlar programlarına geç katılırlar. Belediye Başkanları bir işyerinin açılışına, bir düğün törenine katılmaya söz verir, saatlerce gecikip, insanların bütün planlarını alt üst ederler.. Ne var ki, bizim insanımız naziktir; kendisini bekletenlere  “Buna ne hakkın var” diye sitem bile etmezler.
Geçmişte, halka verdiği randevusuna sadık bir tek lider tanımıştım; rahmetli Bülent Ecevit. Eğer bir toplantısına açıklanan vakitten 5-10 dakika bile istemeden geç kalırsa, en azından özür dileyerek söze başlardı. Başka hiçbir liderde, siyasetçi de bu nezaketi, saygıyı görmediğimi söyleyebilirim.
………..
CHP hafta sonunda ilçe kongreleri yaptı. Kongrelerin yeri, saati günler öncesinden açıklanmıştı.  Kongrelerin bir tanesi bile zamanında başlayamadı. Kimi bir, kimi iki, hatta bazıları 4 saat gecikmeyle açılabildi. Tabii, bütün kabahati, bu kongrelerin evsahibi olan parti yöneticilerine yükleyemeyiz. Bir pazar günü.  Parti delegeleri evden zamanında çıkıp, kongre salonuna gitmeye bile üşeniyorlar. Delege salona geç gelince, kongre de gecikiyor. Halk Eğitim Salonundaki İzmit İlçe Kongresi, neredeyse 4 saatlik gecikmeyle başlayabildi. Kongrenin divan başkanlığı için gelen Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya, bakın bu ayıbı nasıl değerlendirdi:
“-3 yılda bir yapılan kongre bile zamanında başlayamıyor. Ben, Ankara’dan bu kongre için sabah saat 06.30’da yola çıktım. Bu şehirde oturan delegeler, bu salona zamanında gelemiyor. Sadece konuşmakla olmuyor. Kongrelerin zamanında başlatılması gerekiyor.”
Nazik bir uyarı. Ama anlayana. CHP’lilerin önce kendilerine, birbirlerine saygı duyması lazım. Sonra, bütün kente, bütün insanlara saygı duymalarını bekleyeceğiz. 
Tabii bu tablo, sadece CHP’nin tablosu değil. Ülkemizde, hele hele kentimizde bütün siyasetçiler böyle davranıyor. Ayıp, çok ayıp.. 
Pazar gecesi,  CHP İzmit İlçe kongresinin sonucu, saat 18.30 sıralarında alındı. Gazetede bekliyoruz. Arkadaşlara, “1 Kasım gecesi bu saatlerde neredeyse ülkedeki seçim sonucunu almıştık” dedim, gülüştük. Kongreleri kimin kazandığı, kaç oy aldığı elbette önemli. Ama siyasi partilerin kongrelerinin ne kadar düzgün, düzenli ve yakışır yapıldığı da o kadar önemlidir.
*Kocaelispor’un devletle barışması 
Geçen pazar günü İzmit İsmetpaşa Stadında güzel şeyler yaşandı. Bu kentte AK Parti yerel iktidara gelene kadar ülke futbolunun en önemli markalarından biri, bu kentin en önemli kurumu olan Kocaelispor, birden bire düşman ilan edildi. 
Kocaelispor kulübü adına çok büyük yanlışlar yapıldı, günahlar işlendi. Yok edilmek istendi. Borçları gerekçe gösterildi, “Kentin üzerinde yüktür. Bitirilmelidir” denildi. 
Biz Kocaelisporlular ağır bedel ödedik. Takımımız Bölgesel Amatör Lige(BAL) kadar düştü. Ama pes etmedik. Kocaelispor sevgisinden vazgeçmedik. Bu arada yerel iktidar da çok paralar harcamasına, çok çabalar göstermesine rağmen, Kocaelispor’un yerine yeni bir şey koyamadı. 
……..
Her şeyden önce şuna inanın: Bu ülkede en batık, en borçlu, en çaresiz kulüp Kocaelispor değildir. Bugün başta Trabzonspor ve İstanbul’un üç büyükleri olmak üzere, birkaç kulüp dışında bütün kulüplerin durumu Kocaelispor’dan daha kötüdür. Kocaelispor kulübünün içinde bulunduğu açmaz, bu kentin taşıyamayacağı bir yük değildir. Eğer biraz bu kentteki devlet temsilcileri, biraz bu kentteki yerel siyasi iktidar omuz verirse, Kocaelispor her açıdan güçlü kulüp haline gelebilir. 
Karşılıklı bir birimize ihtiyacımız var. Bu şehirde ikinci bir Kocaelispor yok. Hala bu kentte azımsanmayacak insan Kocaelispor sevgisiyle yatıp kalkıyor. Bu kentte siyaset yapanlar için de düşman değil bu kulüp. Geçen pazar barış yolunda çok önemli bir adım atıldı. 
Kocaeli Valisi-ki ben kendisine gerçekten çok güveniyorum- Hasan Basri Güzeloğlu maça gitti. Boynuna Yeşil-Siyah kaşkolü taktı.  Kocaelispor takımı Arnavutköy’e 6 gol atarken, Vali de zevk aldı. 
İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, aslında ilimizdeki AK Partililer içinde-zaman zaman kendi partisinde de eleştirilmesine rağmen- Kocaelispor’a bir miktar sıcak bakan bir siyasetçiydi. O da maçtaydı. Hem takım sahada coştu, hem tribünlerdeki taraftarlar, Vali’ye, Belediye Başkanına güzel jest yaptılar. 
Bu barışın, kent adına çok önemli ve olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyorum. İnşallah bu sezonun sonunda Kocaelispor’umuzu BAL’dan yukarıya zıplatacağız. Sonra yavaş yavaş bütün sorunları çözeriz. Alikahya’da yeni ve muhteşem stadımız hızla ilerliyor. Çok uzun olmayan bir gelecekte, o statta Kocaelispor’un karşısına bu ülkede büyük geçinen kulüplerin takımlarının ayakları titreyerek çıkacaklarına inanıyorum. O statta Kocaelispor’un Avrupa takımları karşısında ülkemizi temsil edeceğini hayal edebiliyorum. Belki bizim ömrümüz yetmez. Ama bu kent bu görüntüleri fazlasıyla hak ediyor. Kocaelispor’un devletle, siyasetle barışmasını çok önemli bir gelişme olarak görüyorum. 
*Haydi, birlikte  Avrupa’ya 
Türkiye gündeminin bu denli karışık, morallerin bu denli bozuk, içimizin böylesine kararmış olduğu bir dönemde, nihayet ülkemiz adına güzel bir gelişme yaşandı. Uzun süredir askıda olan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri yeniden canlanıyor. Başbakan Davutoğlu, Brüksel’de zirveye katıldı.
Öncelikle bu ülkenin çağdaş, özgür, gerçek anlamda demokrasi ile yönetilen, insan haklarına saygılı, hukuk sisteminden kaygı duyulmayan bir ülke haline gelebilmesi için yolumuzun Avrupa Birliği yolu olduğunu hepimiz kabul etmeliyiz. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yol da budur.
Avrupa Birliği ile zaman zaman sıkıntılarımız olabilir. Avrupa ülkelerinin bize sık sık haksızlıklar yaptığını düşünebiliriz. Ama Avrupa medeniyettir. Avrupa özgürlüktür. Avrupa İnsan Haklarıdır. Türkiye, mutlaka o çağdaş birlikteliğin içinde yer almalıdır. Ülkemizde aksayan pekçok şeyin onarılması için de bu gereklidir.
Elbette AB üyesi ülkelerin Türkiye’ye bu yeniden ilgi gösterir hale gelmesi  kara kaşımız, kara gözümüz için değil. Avrupalılar, Türkiye’nin büyük bir insanlık dersi vererek Suriyeli mültecileri kucaklamasının ardından, bu milyonlarca Suriyeli’nin kendi ülkelerini doldurmasından korkuyorlar. Bunu tehdit olarak görüyorlar. Bizi bu nedenle yeniden kucaklayıp, Suriyeli göçmenleri Avrupa’ya gitmeden tutabilmemiz için kafaya almaya çalışıyorlar.  Avrupalılar, IŞİD terör örgütünden korkuyor. Türkiye’nin mücadele etmesini istiyorlar.
Gerekçe ne olursa olsun. Avrupa, Trkiye’ye ihtiyacı olduğunu hatırladı. Yeniden masaya oturduk. Önümüzdeki günlerde müzakere başlıkları yeniden açılacak. Türkiye, yılda iki kez toplanan AB zirvelerine katılacak. Bu süreç, yine sıkıntılı geçecektir. Üzüleceğimiz, kırılacağımı, çok kızacağımız gelişmeler olabilir. Ama sabretmeliyiz. Kendimizi düzeltmeliyiz.  Türkiye’nin yolu mutlaka Avrupa Birliği olmalıdır. AB üyesi olmak, sadece Avrupa ülkelerine vizesiz gitmek değildir. Basın özgürlüğüdür, insan haklarının korunmasıdır, bağımsız yargıdır, tam demokratikleşmektir.. Türkiye- AB ilişkilerinin yeniden canlanmasının, Türkiye’de iç barışa da önemli katkılar sağlamasını umuyorum.

*10 bin öğretmene de bisiklet
İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın geçen cuma günü gazetemize yaptığı ziyaret sırasında konuşulanları dün bu sütunlarda yazmıştım. Önemli bir konuyu atlamışım. 
Başkan Doğan malum, İzmit’te bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak konusunda çok kararlı adımlar attı. Akıllı Bisikletler şehre yerleştirildi ve ilgi görüyor. İzmit Belediyesi, birkaç yıldır öğrencilere bisiklet hediye ediyor. 
Doğan, bu yıl da İzmitli çocuklara bisiklet hediye edecek. Hatta bir adım ileriye gidiyor. Bu yıl İzmit’teki okullarda görev yapan 10 bin öğretmene de birer bisiklet hediye edeceklerini açıkladı. Öğretmenler, evle okul arasında bisikletle gidip gelir mi bilemem. Ama en azından güzel birer bisikletleri olacak. 
Bu yazı toplam 353 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37