1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. CHP milletvekilleri heyecanlı; Kılıçdaroğlu çok başarılıydı
CHP milletvekilleri heyecanlı; Kılıçdaroğlu çok başarılıydı

CHP milletvekilleri heyecanlı; Kılıçdaroğlu çok başarılıydı

TBMM’nin açık olduğu günlerde, işim de müsaitse, TRT-3’ten meclis çalışmalarını izlemekten büyük keyif alıyorum. TBMM toplantılarını izlerken, vatandaş olarak bazen kızarsınız. Bazen de

A+A-

TBMM’nin açık olduğu günlerde, işim de müsaitse, TRT-3’ten meclis çalışmalarını izlemekten büyük keyif alıyorum.

TBMM toplantılarını izlerken, vatandaş olarak bazen kızarsınız. Bazen de demokrasinin işleyişini görüp, gururlanırsınız.

Pazartesi günü, Meclis’te CHP’li milletvekillerinin geciken yemin töreni vardı. CHP, milletvekili seçilen Haberal ve Balbay’ın tutukluluk halinin kalkmaması nedeniyle bir tepki vermek zorundaydı. Meclis’e girdiler, yemin etmediler. Bir tavırdı. Bence yanlış değildi. Ama Cumhurbaşkanı Gül’ün de dediği gibi, “Amaç hasıl olmuş”tu ve bu eylemi “Tadında bırakmak” gerekiyordu. Cemil Çiçek’in TBMM Başkanı seçilmesi, Kılıçdaroğlu ve Başbakan Erdoğan’ın mantıklı ve sağduyulu davranması sayesinde kriz aşıldı. CHP milletvekilleri gecikmiş yeminlerini ederken,  Meclis TV’den (TRT-3) canlı yayında izledim.

Denizli’den yeniden milletvekili seçilen Adnan Keskin,  “Ben bu işi çok iyi bilirim” havasında kürsüye geldi. Yemin metnini yanlış okuyunca, oturumu yöneten Başkan uyardı, yemin metnini tekrarlamasını istedi. Keskin, bu uyarıya bozuldu.

CHP milletvekillerini genelde heyecanlı gördüm.  Bazıları, yemin metnini okurken çok heyecanlandılar.

Ankara milletvekili sıfatıyla kürsüye gelen İzzet Çetin, “Ben aslında yemin etmemekten yanayım. Kerhen yemin ediyorum” havasında metni okudu.

CHP’nin özellikle kadın milletvekilleri, Sabahat Akkiraz, Fatma Nur Sertel, Bihlun Tamaylıgil hem çok şıktı, hem metni çok başarılı okudular.

CHP’li 3 Kocaeli milletvekilinin yemin edişini daha dikkatle izledim. Haydar Akar çok şıktı. İlk kez çıktığı Meclis kürsüsünde rahat ve kendisinden emin görünüyordu. Yemin metnini hiç takılmadan okudu. Umarım, Sayın Akar, sık sık o kürsüye çıkar, Kocaeli’nin hak ve menfaatlerini savunur.

Prof. Hurşit Güneş, Meclis’in sanırım en uzun boylu milletvekillerinden biri. Oldukça heybetli bir eda ile kürsüye geldi. Açık mavi kravatı çok şıktı. Güneş, yemin ederken rahat gözükmek istedi. Ama heyecanlıydı. metnin bir-iki yerinde sesi titredi, takıldı.

Gebze Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan da ilk kez meclis küsüsüne çıktı. Kaplan’ın sesi tiz. Yüksek sesle, takılmadan metni okudu.

CHP’li milletvekillerinin yemin etmesiyle birlikte, Meclis’te önemli bir prosedür tamamlanmış oldu. Tabii, hemen tartışmalar da başladı. CHP’de Grup Başkanvekilliğini üstlenen Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin yeni bir “Kemal Anadol” olacağı izlenimini edindim. CHP’de Grup Başkanvekili olanlar, her fırsatta oturumu yöneten Başkanvekillerine itiraz etmeyi, tartışma çıkartmayı, iktidar sözcülerine sataşmayı sanki doğal görevleriymiş gibi görüyorlar. Antipatik oluyor. CHP’yi halka farklı gösteriyor. İnce’nin bu şekilde sevimsiz duruma düşmemeye özen göstermesi gerekir.

Kocaeli milletvekillerinin yemini bitince, eve gitmek için yola çıktım. Muhalefet sözcülerinin hükümet programı ile ilgili konuşmalarını da evde izlemeye devam ettim. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, her zamanki gibi derli toplu bir konuşma yaptı. Hükümetin dış politikasını, “Kürt sorunu” politikasını eleştirdi. AKP iktidarını bir kez daha teröristlerle ve terör örgütü lideriyle pazarlığa oturmakla suçlayan Bahçeli, “Hükümet programındaki sürecin, Türkiye’yi bölünmeye götüreceğini” öne sürdü.

Daha sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kürsüye geldi. Kılıçdaroğlu, TBMM’nin yeni dönemindeki ilk konuşmasında, hükümet programını eleştirmek yerine, tamamen neden “Yemin boykotu” yaptıklarını, neden bu boykotu bıraktıklarını izah etmeye, halka anlatmaya çaba gösterdi.

Kılıçdaroğlu son derece sakin, anlattığı konuya çok hakimdi. AKP’nin, Başbakanın, Cumhurbaşkanının uzun tutukluluk sürelerine itirazlarını, demokrasi, insan hakları konularındaki söylemlerini; uluslararası anlaşmaları tek tek anlattı. Kılıçdaroğlu, milletvekili seçilen Haberal ile Balbay’ın tutukluluk halinin devamının hiçbir yasaya, Anayasa maddesine dayanmadığını, tamamen iki hakimin kişisel kararı olduğunu vurguladı. İktidar grubuna, “Gelin bu sorunu birlikte çözelim” dedi.

CHP Genel Başkanı, 61 nci hükümetin programına yönelik eleştiri yapmadı. Ekonomiye, dış politikaya, ülkenin diğer sorunlarına hiç değinmedi. Tamamen, milletvekili seçilmelerine rağmen cezaevinden salınmayan Haberal ve Balbay’a yapılan haksızlığın üzerinde durdu. 2003 yılında benzer bir durumdan Başbakan Erdoğan’ı CHP’nin nasıl kurtardığını anlattı. Kılıçdaroğlu, seçim dönemlerinde meydanlara çıktığında bazen heyecanlanıyor, bağırıp çağırıyordu. Meclis kürsüsünde tamamen farklıydı. Sanki bir siyasal bilimler, ya da Hukuk Fakültesinde, büyük bir anfide kalabalık öğrenci grubuna ders verir gibiydi.

AKP grubu da hiç sataşmadan, ses çıkartmadan dinledi. Başbakan, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını dinledikten sonra, Genel Kurul salonundan ayrıldı.

AKP Grubu adına konuşan grup başkan vekilleri tansiyonu biraz yükselttiler. Bu toplantıda da CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, kişisel söz alarak 10 dakikalık bir konuşma yaptı. Kamer Genç, önce 7 nci kez kendisini milletvekili seçen hemşerilerine teşekkür etti, ardından Tunceli’nin ihmal edildiğini, Alevilerin devlet görevlerinden dışlandığını söyledi.

Meclis oturumu, yemek arasından sonra devam etti. Eleştirileri yanıtlamak için kürsüye gelen Başbakan, CHP’lilerin tam olarak öyle söylemese de, “Nasıl size tükürdüğünüzü yalattım” demeye lafı getirdi. 2003 yılında kendisine yönelik seçilme yasağının kaldırılmasının bugünkü durumla farklı olduğunu söyledi, 10 ay hapis cezası almasına neden olan Siirt’te okuduğu şiiri, bir kere de Meclis’te okudu.

Muhalefetin aksine, Başbakan adeta siyasi gerilimi arttırmayı hedefliyordu. Beklendiği gibi ön sıralardaki CHP’liler sataştı, yine çirkin göründüler.

Artık Meclis çalışıyor. Elbette tartışmalar, kavgalar, tatsızlıklar zaman zaman olacak. Ama önemli olan Meclis’in çalışması. O kürsüden her şeyin söylenebilmesi. İktidarın, muhalefetin yerli yerinde olmasıdır.

TBMM’nin pazartesi günkü toplantısını, CHP’li vekillerin yemin edişini keyifle izledim. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını ise, demokrasi tarihimizde bir ders olacak nitelikte bulduğumu belirtmek isterim.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.