1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. CHP’ NİN ÇARESİZLİĞİ
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP’ NİN ÇARESİZLİĞİ

A+A-

“Çaresizlik” kabul edilemezlik hali değildir. Çaresizlik hali, zavallılıkların, mağduriyetlerin ortaya çıkmasına neden olursa, halkın, hayata tutunma mücadelesinde, kendisini gerçekleştirebilme çabasında yaşadıklarını hissettirir ve halkta karşılık bulur. Bütün siyaset insanları çaresizliğin, zavallılıkla, mağduriyetle ilişkisini ve karşılığını bilirler. Bu yaşanmışlıkları öne çıkararak, hamasetin ve hitabetin etkisiyle siyasi karşılık oluşturmaya çalışırlar. Siyasette, hamasetin ve hitabetin yerinin olması da bu nedenlerledir. Ancak siyaset sadece hamaset ve hitabetle, günlük iyi ilişkiler gözetilerek, kabul edilebilirliğe ve başarıya ulaştırılabilecek çalışmalar değildir. Siyaset, değiştirmek, dönüştürmek ve gelişimi sağlamak tutkusudur. Siyaset, sorunları çözmek, hayatı kolaylaştırmak ve özgürleştirmek özgünlüğüdür. Siyasette, tutku ve özgünlük hissettirilebiliyorsa hamasetin ve hitabetin anlamı vardır ve karşılık bulur. Siyasi tutkuyu ve özgünlüğü hissettiremeyen, hamasetle, hitabetle, günlük iyi ilişkilerle sağlanmaya çalışılan başarılar, kendi konumunu sürdürmek için veya bir yerlere gelmek için yapılan çalışmalar olarak algılanır. CHP siyasetinin sergilediği çaresizliğin kabul edilememesi, ana muhalefet konumunu alternatifliğe, iktidara gelmeye taşıyamamasıyla ilgilidir. CHP’nin şimdiye kadar sürdürebildiği konumu, vesayet sisteminin etkisiyle, devletin kurumlarının ve kadrolarının merkezde olduğu, nispi demokratiklikle yetinilen kabullenilmiş çaresizlik halidir.

YENİ İHTİYAÇLAR VE BEKLENTİLER

Türkiye toplumu, yanlışlarla, eksiklerle de olsa vesayet sisteminin çözülmesini sağladı. Çözemediği için bedeller ödediği ve ödemeye devam ettiği bütün sorunlarıyla, eksiğiyle, yanlışlarıyla da olsa önemli oranda yüzleşebildi. Vesayet sisteminin yerini almaya çalışan FETÖ/PDY’nın darbe girişimi, toplumca direnilerek, şehitler ve gaziler verilerek önlendi ve demokrasi vazgeçilmezliğe taşındı. Demokratik Hukuk Devletinin inşasını evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla sürdürülebilirliğe taşıyabilmenin sorunlarıyla uğraşıyor. Oluşan ihtiyaçlar, beklentiler yeterince karşılanamadığı için toplumsal gerilimler, kamplaşmalar ortaya çıkıyor. Bu gerçekliklerin içselleştirilmesi, iyileştirilmesi, karşılanabilmesi ihtiyacı oluştu. Ana muhalefetin, kendisini değiştirip, yeniden üreterek bu ihtiyaçların karşılanmasını, beklentilerin gözetilmesini sağlamak, evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla sürdürülebilirliğe taşımaktan başka şansı kalmadı.

ANA MUHALEFET KONUMUNDAKİ DEĞİŞİKLİK

CHP’nin 67 yıldır sürdürebildiği ana muhalefet konumu sürdürülemez hale geldi. Devletin kurum ve kadrolarının merkezde olduğu, nispi demokratiklikle yetinilebilen konum dönemi kapandı. Demokratik Hukuk Devletinin inşasının ortaya çıkardığı sorunlara çözümler üreterek korunabilecek, alternatifliğe taşınabilecek siyasi dönem başladı. Bu dönemin ihtiyaçlarının ve beklentilerinin karşılanabilmesini hak edecek çalışmalarla ana muhalefet konumu sürdürülebilecektir. İçerisinde bulunulan dönemin ihtiyaçları, beklentileri, siyaset yapma anlayışı, tarzı, tavrı, adalet yürüyüşüyle ortaya çıktı. CHP’ nin adalet yürüyüşü gerçekliğini, yeni siyaset anlayışı olarak sürdürülebilir kılmaktan, ortaya çıkan siyaset alanının sorumluluğunu yüklenmekten, yapabilirliğe taşımaktan başka seçeneği bulunmamaktadır.

ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜN ANLAMSIZLAŞTIRILMASI

Adalet yürüyüşünün, kabul görmesi, kitleselleşebilmesi, toplumsal muhalefeti kapsaması, siyasi gündemi belirleyecek hale gelmesi, yeni bir siyaset ihtiyacını görünürlüğe taşıyabildiği içindir. Bu durum iktidar partisince görüldüğü, hissedildiği için yeni siyaset ihtiyacı belirginleştirilmemeye çalışılmaktadır. Alternatif siyaset ihtiyacını güçlendirmemek için iktidar siyasetinin yenilenmesi, yeniden yapılandırılması çalışmaları daha da yoğunlaşmıştır. Adalet yürüyüşünün, güvenliği sağlandığı için gerçekleşebildiğinin hissedilmesine, siyasi gösteri etkinliği olarak algılanmasına çalışılmaktadır. Adalet yürüyüşü, yeni bir siyaset alanını, yeni bir siyaset ihtiyacını karşılayabilecek anlayışla değerlendirilemezse, sadece, etkin siyasi gösteri olarak tanımlanacaktır. Bu yaklaşımla, yürüyüşün güvenliği sağlandığı için yapılabilmiş olduğunu iddia eden anlayış benzerdir ve karşıtlık temelinde sürdürülen alışkanlıkları besleyecektir.

SİYASİ GÜNDEMİN BELİRLENEBİLMESİ

Adalet yürüyüşünün sağladığı yeni siyaset alanının temsil edilebilmesi ve kabul edilebilirliğe taşıması ihtiyacı açıktır. Belirleyici durumda olan siyasetin aşılması sağlanamıyorsa, karşı çıkmalar, meydan okumalar vb. bütün girişimler belirleyici konumdaki siyasete hizmet edecektir. Adalet yürüyüşünü başarıya taşıyan lider, CHP’yi, değiştirip, dönüştürememesine, partiyi yeniden üretebilecek yeniden yapılanmaları başaramamasına rağmen kendi yaşamında biriktirdiklerini sergileyerek adalet yürüyüşünün tamamlanmasını sağlayıp, yeni bir siyaset alanı açabilmişti. Belirleyici konumdaki siyasetin etkisi dışında, halkın yaşayama tutunma mücadelesiyle, kendisini gerçekleştirme çabasıyla örtüşen, tahriklerden, sataşmalardan, kışkırtmalardan, dışlamalardan etkilenmeyen, halkın ihtiyaç ve beklentilerini yansıtan direnç, inanç, kararlılık gösterilebildiği için siyasi gündem belirlenebilmiştir. Adalet kurultayında, yeni siyaset alanının ve yeni siyaset ihtiyacının tartışılması, içselleştirilmesi, kabul edilebilirliğe taşınabilmesi bu nedenlerle çok önemlidir.

Bu yazı toplam 1210 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.