1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. CHP SİYASETİ VE GENEL BAŞKAN
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP SİYASETİ VE GENEL BAŞKAN

A+A-

Ana muhalefet partisi lideri genel başkanlığa, parti içi mücadelelerin içerisinden ulaşmadı. CHP siyasetine taşınmasını sağlayan kabul görmüşlüğü nedeniyle uygun bulundu. Dersim mağduru, imkansızlıklar içerisindeki aile koşullarında yüksek öğrenim görebilmiş, vesayet sisteminin ve çok değişken siyasetin hüküm sürdüğü dönemde, halkın kendisi gibi olma özellikleriyle bürokrasinin en üstünde yer alabilmişti. CHP siyasetinde yer almasını kendisinden önceki genel başkan sağladı. Önceki genel başkan lidere ve merkeze bağlı siyaset anlayışını, mutlak liderlik kapsamında uyguladığı için, uygun bulduğu, tanınırlığı, kabul görmüşlüğü olan, bakanlık yapabilecek nitelikteki teknokratları siyasete taşıyabiliyordu.

GENEL BAŞKANIN KARŞILAŞTIĞI SİYASET

Genel Başkan’ın katıldığı dönemdeki CHP siyaseti, belirleyici kadro hareketi kapsamında, lidere ve merkeze bağlı anlayışla ve bu yaklaşım, karizmatik/mutlak liderlik uygulamalarıyla sürdürülmekteydi. Bu anlayış, 12 Eylül sonrasında, demokratik dönüştürücü siyaset temsil edilemediği için oluştu. 1989 Yerel seçimlerinde, ANAP iktidarlarıyla başarılan liberal/ekonomik yapılanmayla demokratik kurumsal dönüşümün tamamlanamayacağı ortaya çıkmıştı. Bu ihtiyaç, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil arayışlarını sergileyen (SHP) CHP’yi birinci parti konumuna taşıdı. Bütün dinamik büyük şehirlerde ve önemli ilçelerde yerel yönetim iktidarına ulaşan CHP, demokratik kurumsal yapılanmasını tamamlayamadığı için demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edemedi. CHP’nin isim olarak yeniden siyasi hayatta yer alması mümkün hale gelince, önceki genel başkan,  İngiltere’ de başarıya ulaşan, sosyal/liberal sentez anlayış olarak bilinen (Tony Blair dönemi ) yaklaşımdan etkilenerek,        (yeni sol) eğilimini denemeye çalıştı. İngiltere’ de başarıya ulaşan yaklaşım, demokratik kurumsal mekanizmalarla değil de, mutlak liderlik anlayışıyla uygulanmaya çalışıldığı için başarılı olunamadı. 1999 Genel/yerel seçimlerinde CHP, % 8.7 oy oranıyla hezimete uğradı. Genel başkan istifa etti, parti kaosa sürüklendi. Oluşan yeni yönetim, “üye kayıt yenileme” , “halkla birlikte çözüm”, “demokratik tüzük ve program” alanlarında, üyeleriyle ve halkla yeniden yapılanma çalışmaları yaptı. Yeniden yapılanma çalışmalarının, parti kararı haline gelmesini sağlayacak kongreler döneminde, istifa eden genel başkan delegeler üzerindeki etkisini kullanarak partiyi ele geçirdi ve bütün çalışmaları yok etti. Genel başkan CHP siyasetini, mutlak liderlik yönünde daha da güçlendirerek, vesayet sistemini onaylamamasına rağmen kabullenen yaklaşımlarla siyaset yapma anlayışına taşıdı.

GENEL BAŞKANIN DEĞİŞTİREMEDİĞİ SİYASİ KONUM

 Genel başkanın uygunluğunu,  parti içindeki her eğilimin kendisi için alan bulabilme ihtimali sağladı. Genel başkanın kabul gören “ halkın kendisi gibi olma niteliği ” CHP siyasetinin yapısal demokratik dönüşümünün tamamlanmasına, dönüştürücü siyasetin temsiline yetmedi.  Parti seçimlerinde, genel ve yerel seçimlerde, önemli oylamalar ve toplumsal olaylarda, en önemlisi adalet yürüyüşünde ortaya çıkan ihtiyaç ve beklentiler, demokratik kurumsal dönüşümün tamamlanması için değerlendirilemedi. Merkez yetkililer değiştirilerek geçiştirildi ve CHP siyaseti, sürüklendiği siyasi konumdan kurtulamadı.  24 Haziran seçimleri öncesinde, CHP siyasetinin dönemini tamamladığı, iktidar partisi siyasetinin sürdürülemez hale sürüklendiği belli olmuştu ve seçim sonuçları bu gerçekliği yansıttı. 31 Mart seçimleri,  CHP genel başkanı için, aşılmış, ömrünü tamamlamış siyaseti değiştirebilmek yönüyle son şanstı. Kendi konumunu merkeze alan eğilimlere direnerek, halkın kendisi gibi olma özellikleri olan adayların belirlenmesini sağlayarak başarıya ulaştı. Halk, genel başkanın siyasi kararlılığını, alternatiflik sağlamasa da, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edemese de, iktidar partisi siyasetine en etkin uyarıyı yapabilecek yaklaşım olarak kabullendi. 31 Mart başarısı CHP genel başkanının önüne, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil imkanı çıkardı. Ya yeniden yapılanma çalışmalarının yapılmasını sağlayarak,  demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe ulaşılmasını başarabilecek, ya eski alışkanlıkları tekrar ederek dönemini tamamlayacaktır.

Bu yazı toplam 746 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.