• BIST 76.031
  • Altın 127,816
  • Dolar 3,3888
  • Euro 3,6457
  • Kocaeli 0 °C

CHP tarihi hata yapıyor

CHP tarihi hata yapıyor
Türkiye çok önemli bir süreçten geçiyor.

Bu süreçte yaşananlar, bu süreçte alınacak kararlar bu güzel ülkenin 50-100 yıllık geleceğini, torunlarımızı, torunlarımızın torunlarını etkileyecek. 

“Ne oluyor?” sorusunun çok kısa ve net yanıtı şudur:

“- Avrupa’dan, çağdaş dünyadan kopuyor, Ortadoğu bataklığına giderek çok daha fazla saplanıyoruz?” Dahası, hızla kutuplaşıyor, bir iç savaşa doğru gidiyoruz. Ekonomi tepetakla gidiyor. 

Türkiye bu ortamda Başkanlık sistemini tartışıyor. Ben bu ortamda ana muhalefet sussun, kenara çekilsin otursun demiyorum. Elbette ülkemizin geleceği için, mevcut siyasi iktidardan, Sayın Cumhurbaşkanı’ndan farklı düşünen insanlar olarak muhalefetin korkakça oturup beklemesini, bir köşeye sinmesini bekleyemez, isteyemeyiz. Sloganın doğruluğu dünya tarihinde pek çok kez kanıtlanmıştır:

“Susma, sustukça sıra sana gelecek” 

…………….

Ama sadece bağırmakla, sadece “Ben masaya oturmam”, “Ben seni Başkan yapmam”, “Ben parlamenter sisteme dokundurmam” demekle,  gidişatı değiştirmek sizce mümkün mü?. CHP, Kemal Kılıçdaroğlu durduğu yerden, kendi partisinin insanları arasında bağırarak bu gidişatı değiştirebilecek mi?.

Tam tersine, karşı tarafı daha fazla birbirine kenetliyor. 

Kılıçdaroğlu bağırdıkça Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevresindeki kitle büyüyor, kenetleniyor.

Erdoğan bağırdıkça, yine  O’nun çevresindeki kitle büyüyor, kemikleşiyor..

Cumhurbaşkanı esnaflara konuşuyor. Bütün salon ayakta, coşkulu tezahürat yapıyor, “İdam isteriz”

Cumhurbaşkanı köylüye konuşuyor. Bütün salon ayakta, hep birlikte bağırıyorlar; “Dik dur eğilme. Bu millet seninle.”

CHP kendi kendine slogan atıyor. Kemal Kılıçdaroğlu, Yalova milletvekili Muharrem İnce gibi konuşmaya devam ediyor. 

………..

Bu gidişatın sonu bellidir. Önümüzdeki yılın bahar aylarında milletin önüne sandıklar gelir.. En az yüzde 70’lere varan oy oranı ile AK Parti’nin istediği Başkanlık sistemi gelir. İdam cezası geri getirilir. Türkiye Avrupa’dan tamamen dışlanır.. 

Oysa siyaset, bağırıp çağırma işi değil, sonuç alma işidir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bence çok doğru, çok akıllı bir politika izliyor. Bahçeli, “Ben Başkanlık sistemini destekliyorum” demedi. “Getirin konuşalım” diyor. Aslında bu meclis yapısı içinde AK Parti’nin muhalefetle çok fazla konuşma ihtiyacı da yok. AK Parti’nin 317 milletvekili var. Anayasa değişikliği konuları Meclis’e geldiğinde, 330’u nasıl olsa bulurlar. Zaten 330 bulunup, referanduma gidilirse, milletin tavrı ortada: ”Erdoğan ne istiyorsa, sandıktan o çıkar” .

Böyle bir ortamda hiçbir yaptırım gücü olmayan, bir türlü halka kendisine anlatamamış, ne istediğini izah edememiş durumdaki CHP’nin bağırıp çağırması, sadece kuru gürültü değil midir?.  Oysa, hala AK Parti içindeki pek çok insan CHP ile oturup konuşmak istiyorlar. Başkanlık sistemi tartışmalarının içinde, Avrupa Birliği tartışmalarının içinde CHP de olsun istiyorlar.  CHP bu topa girerse, 

yapılabilecek ileriye dönük çok vahim hataların önemli bir bölümünü engelleyebilir. Başkanlık Sistemine bu kadar net bir şekilde karşı çıkmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Zaten bu şekilde karşı çıkıyor olmanın amaca bir hizmeti de yok. Halk, Erdoğan’ı kucağında tam yetkili Başkanlık için adete taşıyor. 

Oturulur konuşulur.. Başkan bu sistemde nasıl denetlenecek?.. Meclisin, yasama organının görev ve yetki sınırları  ne olacak?.. Basın özgürlüğü nasıl düzenlenecek?.. Hukukun bağımsızlığı ve üstünlüğü nasıl tesis edilecek?.

Bence AK Partililer bütün bu konuları CHP ile konuşmaya,  CHP’nin isteyeceği kimi düzenlemeleri, CHP’nin kimi önerilerini dikkate almaya hala hazırdır. Ama Kılıçdaroğlu, ısrarla olayı kavga ve polemik malzemesi olarak tutmaya çalışıyor. Amaca faydası var mı?. Tam tersine, halkla Erdoğan’ı birbirine daha fazla yaklaştırıyor. 

Ana muhalefet CHP’nin bu ortamda, bu süreçte aklını başına alması lazım. Tartıştığımız konu ülkemizin geleceğidir.  CHP bir şeyi tartışacaksa, otursun Cumhuriyetin kuruluşundan sonra uzun yıllar yönettiği Türkiye’de halkı, nasıl bu kadar cahil bırakmışlar, bunu düşünsün, kendini sorgulasın. 

Korkuyorum, iyiye gitmiyor memleket. Benim kafama pek uymuyor, ama AK Parti’nin reçeteleri belki gerçekten Türkiye’nin geleceği için çare olacak reçetelerdir. Zaten, bütün bunlar konusunda sonunda kararı halk verecekse, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletin”se ve öyledir, oturup bütün bunları muhalefetin de konuşması, fikirlerini söylemesi gerekir. 

Muharrem İnce ağzıyla muhalefet devri çoktan bitmiştir. CHP sadece bağırıp çağırıyor. Arkasındaki oran nereden baksanız en fazla yüzde 25, karşısındaki oran ise, en azından yüzde 75’tir. Hala vakit varken,  ülkenin geleceği için hiç işe yaramayan bağırıp çağırmak kolaycılığından çıkıp, sorumluluk almak taşın altına elini sokmak çok daha doğru ve gerçekçi siyaset tarzı olsa gerektir. 

Şehrin ticari dengeleri değişiyor 

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin son yıllarda İzmit’te yaptığı en önemli projelerden biri Kadıköy Mahallesi’ndeki kapalı Pazar yeri ve kapalı otopark projesidir.

Alında 2004 yılında AK Parti yerel yönetimlere geldiğinden bu yana Perşembe Pazarı’nın, Pazar Pazarı’nın, Cumartesi Pazarı’nın kaldırılması, kapalı Pazar yeri yapılması gündemdeydi. Bugün Türkiye’de semt pazarlarının en ilkel şekilde kurulduğu kent bizim şehrimizdir.

Büyükşehir Belediyesi, çok iyi bir konumda mükemmel bir kapalı pazaryeri binası yaptırdı. Ama ilimiz pazarcılarına bu binayı kabul ettiremedi. Aylardır boş duran Kadıköy Mahallesi’ndeki binanın bir katına şimdi Vergi Dairesi Başkanlığı ile, İcra Daireleri taşınacak. 

Keşke o binayı, modern, haftanın 7 günü hizmet veren bir kapalı Pazar yeri olarak kullanmak konusunda pazarcıları ikna edebilseydik. Ama binanın boş durması da kabul edilemez. Vergi Dairesi Başkanlığı; zaten mevcut bina hasarlı olduğu için yeni bir bina yaptırmak için-42 Evler bölgesinde yapılacak-harekete geçmişti. Şimdi Vergi Dairesi, İstiklal Caddesi’ndeki binasını boşaltacak. 

İcra Daireleri de Adliye’de önemli yer kapsıyor, üstelik kapsadığı yere de sığmıyordu. İcra Daireleri’nin taşınmasıyla da Adliye rahat bir nefes alacak. Elbette uygulama geçici. Vergi Dairesi kendi binası bitince, İcra Daireleri artık kaçınılmaz zorunluluk olan yeni Adliye yapılınca asıl yerlerine geçecekler.

Ancak, özellikle Vergi Dairesi’nin çıkışıyla İzmit İstiklal Caddesi iyice ıssızlaşacak. Bizim gençliğimizde İzmit’in en hareketli ticaret merkezi Eski Garajlar bölgesiydi. Buraya geldi Merkez Bankası dev bina

yaptı. Bina boş kaldı. 1 nci geçit, Eski Garajlar çevresinden el ayak çekildi. Bu bölgede emlak değerleri, kira değerleri düştü. Şimdi bir de Vergi Dairesi gidiyor. Tramvayın da bitmesinin ardından İzmit’in doğusunda yeni bir dönem başlayacak. Şimdi Kadıköy Mahallesi ve çevresi, Vergi Dairesi, İcra Daireleri ile çok daha hareketli hale gelecek. İzmit’in doğusu, o bölgenin şehir merkezindekilere oranla çok daha çalışkan esnafları elbette bunu fazlasıyla hak ediyor. Ama şehrin ticari canlılık konusundaki dengeleri tamamen bozuluyor. İzmit 1 nci geçit, İstiklal Caddesi bölgesi ıssızlaşıyor. Bu dengeleri de dikkate almak, özellikle atıl duran Merkez Bankası binasını bir an önce değerlendirmek gerekiyor.

Bu haber toplam 1746 defa okunmuştur
  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor03 Aralık 2016 Cumartesi 00:05
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz03 Aralık 2016 Cumartesi 00:03
  • Köylü Pazarı’nı beğenmedik, Sosyete Pazarı’na koşarız02 Aralık 2016 Cuma 00:00
  • Tramvay mağdurlarına yerel promosyon01 Aralık 2016 Perşembe 00:05
  • Çok karanlık, çok sıkıntılı30 Kasım 2016 Çarşamba 00:01
  • Rüzgar ve güneş enerjisini desteklememiz gerekiyor29 Kasım 2016 Salı 00:00
  • Okurunuz varsa yazarsınız 28 Kasım 2016 Pazartesi 09:54
  • Olacaksa “dar bölgeli” olmalı28 Kasım 2016 Pazartesi 00:03
  • KEV’deki muhalefetin dayanağı27 Kasım 2016 Pazar 00:32
  • İyi güzel de biz bu “b.k”u neden yedik?26 Kasım 2016 Cumartesi 09:00
  • ÖNE ÇIKANLAR
    • Lütfen bu şehri koruyun
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37