1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. CHP umutları da yok ediyor
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP umutları da yok ediyor

A+A-

31 Mart 2019 Pazar günü yerel seçimler yapılacak. Önce kentimizin bugünkü sosyopolitik tablosuna bakalım. 
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki durum, kabaca yüzde 60 AK Parti, yüzde 40 diğerleri şeklinde. Ya da düzeltelim; yüzde 60 Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 40 diğerleri. 
Yüzde 50’ye 50, yüzde 55-45 diyenler de çıkabilir. Ama hangi açıdan bakarsanız bakın Kocaeli genelinde, tek başına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verilen destek, diğer tüm partilerin alabileceği toplam oydan daha fazladır. Yani yaklaşan seçimlerde kim olursa olsun, AK Parti’nin adayı favori durumdadır.
…………………..
Şimdi Kocaeli’nin yakın siyasi tarihine bir bakalım. 
1983’de Türkiye, askeri yönetiminden çıkıp, yeniden demokrasiye geçiyor. Kocaeli’de 5 milletvekilliğinden 3’ünü Turgut Özal’ın partisi kazanıyor. ANAP Kocaeli’de hayli güçlü. 1984’de yerel seçimler yapılıyor. Aslında İzmit’te çok tanınmayan, Milli Görüş kökenli olan Necati Gençoğlu Belediye Başkanı seçiliyor. Özal’ın Anıtpark alanında son gün yaptığı miting, Gençoğlu’na seçim kazandırıyor. 
Daha sonra Özal’ın partisi ANAP, ikinci bir genel seçim zaferi kazanıyor. Ama Özal Cumhurbaşkanlığına çıkıyor. Ekonomideki bozulma, ANAP’a desteği azaltıyor. 1989 yılında yapılan yerel seçimlerde, iktidar partisinin adayı karşısında İhsaniyeli “Tüpçü Sefa”  SODEP adayı olarak Belediye Başkanı seçiliyor. 
1989 yılında Sefa Sirmen’i kimse tanımazdı. Zaten, muhalefetin adayı Sefa Sirmen değil de bir başkası olsa, o da kazanırdı. Üstelik Sirmen’in adaylığı kıran kırana bir ön seçimle belirlenmiş, parti içinde kimse itiraz edememişti. 
………………..
Gelelim, 2004’e. İki yıl önce genel seçim yapılmış. AK Parti tek başına iktidar olmuş. Bu arada, Sefa Sirmen Belediye Başkanlığını bırakmış, Hikmet Erenkaya gelmiş. 
2004’deki yerel seçimi kaybetmek, Hikmet Erenkaya’nın üzerine kaldı. Oysa bence 2004’de yine Sefa Sirmen aday olsa, İbrahim Karaosmanoğlu karşısında o da kaybedecekti. 
Çünkü, 13 yıllık CHP yerel iktidarı yıpranmıştı. Belediyede çok fazla bankamatik çalışan vardı. Kayırmacılık, torpil iddiaları doruğa çıkmış, pek çok önemli hizmet gerçekleşmiş olsa da şehir CHP’den yorulmuştu. 
………………..
Kentin bu yakın siyasi tarihinden çıkartılacak, bugüne ışık tutabilecek pek çok gerçek vardır. 
Başarılı veya başarısız olması ayrı bir tartışma konusudur ama kent 15 yıllık yerel AK Parti iktidarından yorulmuştur. Ayrıca, merkezi hükümet ile ilgili, ekonomik sorunlardan kaynaklanan bir erozyon söz konusudur. 
AK Parti açısından dezavantaj gibi görünen bu faktörlerin, muhalefet lehine dönmesi için, seçimlere 5-6 ay kala topluma moral vermek, umut olmak gerekir. 
CHP ilimizde ununu elemiş, eleğini asmış görüntü veriyor. Geçmiş seçimlerde partililer adaylık yarışında birbirini paralarken, bu dönem ortalıkta bir tane aday yok. CHP’de heyecan yok. Umut yok. Umudu arayış yok.
Oysa konjonktür son 15 yıldan buyana hiç bu kadar muhalefet lehinde olmamıştı. CHP’liler bu kentte bunu göremiyorlar. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, iddialı oldukları yerler arasında Kocaeli’nin, İzmit’in adını ağzına almıyor. 
…………….
CHP’nin bu iddiasızlığı, dağınıklığı, heyecansızlığı aslında bu kente kaybettiriyor. 
Ama 50’ye 50; ama 55-45; ama 60-40 olsun oranlar. Bu kentte azımsanmayacak bir muhalefet var. Bu muhalefete öncülük yapması gereken de elbette CHP. CHP’nin süngüsü düşünce CHP seçim kazanma hırsı, heyecanı ve iddiasından uzaklaşınca, bütün bu insanların heyecanı bitiyor. Başı dik dolaşamıyor. Hiç değilse, AK Parti’yi ve adayını sıkıştıracak birileri çıksa, 31 Mart’a kadar bu insanlar başları dik dolaşacak.
İktidarda olanlar, “Acaba kaybeder miyiz?” korkusuyla, daha çok köy yolunu asfaltlayacak. Devam eden inşaatları, projeleri bitirmek için daha çok çalışacak. İnsanlara daha sıcak, daha sevecen davranacak. 
31 Mart’ta muhalefetin bu kentte, Büyükşehir’i olmasa bile bazı ilçeleri kazanma şansı vardır ve bu şans çok küçük değildir. Ama CHP bu kadar heyecansız, dağınık ve bitik olursa, 13-0 elbette kaçınılmaz olacaktır. 

İhracat arttıkça
ıstırap da artıyor 

Kim ne kadar yerli ve milli olduğunu söylüyorsa, en az onun kadar yerli ve milli olduğuma inanırım. “Bu vatan için canım feda” diyenlerdenim.
Ama benim ilimin uğradığı haksızlıklara da isyan ediyorum.
Önümüzde resmi rakamlar var: Bu yılın ilk dokuz aylık döneminde ilimizden yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12.2 artarak 10.5 milyar dolara yaklaşmış. 
Ülkemizin elbette ihracata ihtiyacı var. Biz üreten şehirsek, biz liman şehriysek, elbette bu ihracat Kocaeli’den yapılacak. Türkiye’nin halen yıllık ihracat kapasitesi 170 milyar dolar. Keşke, bu ihracatın tamamını biz yapsak. 
Buraya kadar tamam. Ama Kocaeli’den ihracat ve ithalat arttıkça, Kocaeli’nin yükü de artıyor. Bu ülkenin ithalatının da, ihracatının da çok büyük bölümü bu kentin üzerinden yapılıyorsa, o zaman benim şehrimdeki köprülü kavşak inşaatı, duble yol inşaatı, battı çıktı inşaatı da  “Ödenek yok” diye durmasın. 
İthalat ve ihracat limanlardan gemiyle yapılıyor. Ama limanlara malın gidişi, limanlara gelen malların dağılması, kara yoluyla yapılıyor. Bütün TIR’lar, üzerinde 8-10 tane araba taşıyan dev kamyonlar bizim içimizden geçiyor. 
Bu limanlar istihdam yaratmıyor. Bu limanlar büyük para kazanırken, Kocaeli’ye bir katkı sağlamıyor. Samsunspor’a, Dubai Spor’a, belki Katar Spor’a falan destek verirken, Kocaelispor için açılan kampanyaya 5 kuruş yatırmıyorlar. 
Bu nasıl bir dünya. Bu ülke için vergi veriyoruz, ithalatın, ihracatın, üretimin yükünü çekiyor, yollarımızı tırların emrine sunuyoruz. Bunun karşılığında şehir olarak biz ne alıyoruz. Olayın bu tarafını da değerlendirmek lazım. Bu ülkenin tek kerizi biz değiliz. Her yıl bu kentte ithalat ve ihracat artarken, her yıl bu kentin içinden geçen TIR sayısı, kimyasal madde taşıyan tanker sayısı artarken, devlet bizim bir köprülü kavşağımızı yapamıyorsa, Kocaelispor 3’ncü ligde sürünüyorsa, bu şehrin hazır havaalanına uçak inmiyorsa, bu kadar yükü biz neden çekiyoruz. Gidin bakın Otogar kavşağına. Alikahya OSB’den gelen dev TIR’lar, o yarım kalmış köprünün altından limanlara doğru dönerken trafik nasıl sıkışıyor, insanlar nasıl tehlike yaşıyor, gözlerinizle görün. Ayıptır, bu şehre de yazık, günahtır. 

DUVAR YAZISI 
Partiler için aday belirleme
yöntemini buldum. Aday adayı 
isimlerini torbaya atsınlar,
noter huzurunda kura çeksinler. 

Bu yazı toplam 1915 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
5 Yorum