1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. CHP VE DEMOKRATİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ SİYASET GERÇEKLİĞİ
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP VE DEMOKRATİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ SİYASET GERÇEKLİĞİ

A+A-

Türkiye Cumhuriyeti, yok olma sürecindeki tarım toplumu düzeni olan Osmanlı İmparatorluğunun içerisinden, 1. Dünya savaşı şartlarında inşa edildi. Modern sanayi toplumu düzeninin, kuvvetler ayrılığını sağlayan kural ve kurumları gözetilerek, demokratik değişim ve gelişim hedeflenerek, imkansızlıklar içerisinde mücadele edilerek başarıldı.

DEMOKRATİK DEĞİŞİMİN VE GELİŞİMİN VAZGEÇİLMEZLİĞİ
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan itibaren, demokratik değişimin ve gelişimin vazgeçilmezliği hedeflenmiştir. Bu nedenle, Türkiye siyasi düşünce tarihi, demokratik değişim ve gelişim tarihidir. Bu anlayışı ve mücadeleyi hedeflemeyen siyasi yaklaşımlar, yetersiz dönemsel faaliyetler düzeyinde kalıp dönemlerini tamamlamıştır. Türkiye siyasi düşünce tarihinde halkın desteğini kazanan başarılı olan siyasetler, demokratik değişime ve gelişime odaklanarak, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil ederek, demokratik kurumsal sürdürülebilirliği gözeterek, Demokratik Hukuk Devletinin inşasını hedefleyerek başarılı olmuşlardır.

CHP VE TEK PARTİ DÖNEMİ
CHP, Cumhuriyetin kurucuları tarafından kuruldu. Kuruluş döneminin koşullarında, halkın bütün farklılıklarının temsilinin sağlanması işlevini yerine getirdi. Bu dönem, Dünya ve Türkiye gerçekliği olarak kabul gördü ve toplumsallaştı. Halk, tek parti dönemini bu gerçeklik kapsamında içselleştirip, kabullenmiştir.

CHP VE DEVLET PARTİSİ SİYASETİ
Türkiye Cumhuriyetinin kurucularının en önemli başarılarından birisi de kuruluş dönemindeki Cumhuriyeti, ikinci dünya savaşı koşullarının yok edici etkisinden kurtarmış olmalarıdır. İkinci dünya savaşı sonrasının şartlarına göre, en elverişli dünya dengesinde yer alabilmek için çok partili döneme geçildi. İmkansızlıklar ve tek parti döneminin alışkanlıklarıyla, “ devlet partisi “ anlayışı belirgindi. İktidara gelen Demokrat Parti’nin kadroları da tek partinin içerisinden geldikleri ve devlet partisi alışkanlıkları sergiledikleri için kamplaşmaların yaşanmasını önlenemedi ve 1960 darbesi ortaya çıktı. İktidardaki DP’nin lideri ve önemli bakanları idam edildi. Kadroları yargılandı hapsedildi, kurumları ve kadrolarıyla siyaset yapamaz hale getirildi.

CHP VE DEMOKRATİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ SİYASETİN TEMSİLİ
1960 Darbesiyle, devletin merkezde olduğu, nisbi demokratik vesayet sistemi dönemi başladı. Darbe sonrasında başlayan nisbi demokratik dönemde CHP’ de,  merkez sol, sosyal demokrat eğilimler yoğunlaştı. Vesayet sistemi, hareketlenen siyaseti kontrol altına almak için 12. Mart.1971 müdahalesini yaptı. Demokratik dönüştürücü siyaset arayışındaki CHP, müdahale halka karşı yapılmıştır anlayışı ile karşı çıktı. Vesayet sisteminin dışarıda bıraktığı halk CHP’nin demokratik dönüştürücü siyasetin temsilini hedefleyen kararlılığını %42 destekle kabullendi.  CHP, vesayet sisteminin çözülmesini, Demokratik Hukuk Devletinin inşasını başaramadan, 12. Eylül.1980 darbesi yaşandı.

CHP VE 12. EYLÜL SONRASININ SİYASETİ
CHP, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil ettiği dönemde, sınıf egemenliğini temel alan toplumcu siyasetle etkileşim içerisinde bulunmasına rağmen bu anlayışı demokratik dönüştürücü siyasete taşıyamamıştı. 12 Eylül darbesinde, en ağır bedeli, sınıf egemenliğini temel alan toplumcu siyaset ödedi. Bütün siyasi kurumlar, kadrolar yargılandı. İdamlar, hapisler, yoğun baskılar yaşandı, siyasi birikimler yok edildi. 12.Eylül sonrasının başlayan nispi demokratik döneminde CHP’nin yerine kurgulanan Halkçı Parti, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edemedi. SODEP Kuruldu ve etkisizleşen Halkçı Parti ile birleşerek SHP oluştu. Demokratik dönüştürücü birikimi gözeten halk, bu alandaki birikimi ve mücadelesi nedeniyle 1989 yerel seçimlerinde SHP’yi birinci parti konumuna getirdi. Yerel yönetimlerde demokratik dönüştürücü siyasetin temsili yeterince sergilenip, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamadı. Halk bu defa, demokratik dönüştürücü siyasetin temsilini, sembol lider, sınırlı kadro ile oluşturulan DSP’ den de bekledi ve birinci parti konumuna taşındıysa da başarı sağlanamadı.

MUHAFAZAKAR VE MERKEZ SAĞ SİYASETLERİN MÜCADELESİ
DSP’nin, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edememesi sonrasında, vesayet sisteminin dışarıda bıraktığı, inancı, ibadeti, kılık, kıyafeti, geleneği, göreneği, demokratik sürdürülebilirlik kapsamında sahiplenen “ milli görüş” siyaseti birinci parti haline geldi.
Vesayet sistemi bu duruma müdahale etti ve 28.Şubat.1997 post modern müdahalesiyle iktidarı değiştirdi. Merkez sağı temsil eden liberal, muhafazakar siyaset ise, Demokrat Parti birikimini ve mücadelesini izleyen anlayışla sürdürülmeye çalışılıyordu. Demokrat Partinin kapatılmasından sonra bu anlayışla kurulan partiler, vesayet sistemini aşma kararlılığı sergileyemeden, kendilerini destekleyen seçmene alan açmaya çalışarak dönemlerini tamamladılar. Ekonomik yapısal dönüşüm ihtiyacı ise 12 Eylül darbesi sonrasında oluşturulan, merkez sağı temsil eden ANAP tarafından karşılandı ve demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edemediği için sonlandı.

CHP VE REJİME BAĞLI SİYASET DÖNEMİ
1999 Seçimlerinde, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edemeyen CHP, 8.7 oy oranına düşerek barajın altında kaldı. CHP Genel Başkanı istifa etti, parti kaosa sürüklendi. Partiye sahip çıkanlar, demokratik dönüştürücü siyaset ihtiyacını karşılayacak demokratik yapılanma çalışmaları yaptılar. Kurumsallaşma gerçekleştirilmeden, istifa eden genel başkan delegeler üzerindeki etkisiyle partiyi ele geçirdi. Demokratik dönüştürücü siyaseti temsil etmeyi sağlayacak bütün çalışmaları yok etti. CHP’yi vesayet sistemine bağlı siyaseti izleyecek yaklaşımlarla yeniden inşa etti.

POST MODERN MÜDAHALE SONRASINDA SİYASET
Post modern darbe ile sürdürülemez hale geldiği açığa çıkan vesayet sisteminin, ekonomik/demokratik sürdürülebilirlik sağlanarak aşılabileceği değerlendirildi ve AK Parti oluşumu sağlandı. Müdahaleye uğrayan milli görüş siyasetinin önemli kadrosu değiştiğini açıklayarak bu oluşumda belirleyici kadrosunu oluşturdu. Sağlanan oluşum, uygun örgütlenme ile kısa zamanda iktidara geldi. Belirlemelerine ve hedeflerine uygun kararlıkla başarılı oldu ve vesayet sisteminin çözülmesini sağladı. CHP bu dönemde rejime bağlı siyaset anlayışıyla yüzleşmediği için demokratik dönüştürücü siyaseti temsile ulaşacak değişimi ve gelişimi başaramadı. İktidar partisinin yanlışlarını, eksiklerini öne çıkaran, karşıtlık üzerinden sürdürdüğü politikalarla siyaset yapar hale geldi.

TÜRKİYE SİYASETİ VE DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNİN İNŞASI
Türkiye’ de halk, demokrasiyi vazgeçilmezliğe taşıdı. Vesayet sisteminin çözülmesini sağlaması, FETÖ/PDY’ sının darbe girişimini kanıyla, canıyla önlemesi, demokratik kurumsal sürdürülebilirlik ihtiyacını olmazsa olmaz hale getirdiğinin kanıtıdır. Vesayet sisteminin yerine inşa edilecek Demokratik Hukuk Devletinin, demokratik, kapsayıcı, eşitlikçi, evrensel kural ve kurumlarla tamamlanması ihtiyacı, son seçimlerde, referandum oylamasında, adalet yürüyüşünde ortaya çıktı. İktidar partisi ve ana muhalefet partisi başta olmak üzere siyasi partiler, vesayet sistemi koşullarında oluşan lider partisi alışkanlıklarını aşıp, demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlayamadıkları için halkın beklentileri karşılanamamaktadır. İktidar partisi, başarılarını, ulaştığı gücü, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamadığı için kendi anlayışını merkeze alan lider partisi yaklaşımlarıyla, belirsizlikleri ve gerilimleri aşmakta zorlanmaktadır. Vesayet sisteminin çözülmesiyle, vesayet sistemi koşullarında biriktirilen lider partisi alışkanlıkları dönemini tamamlamıştır. Demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sahiplenen, Demokratik Hukuk Devletinin inşasına odaklanan, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil eden siyaset Türkiye’nin geleceğinde belirleyici işleve sahip olabilecektir.    

Bu yazı toplam 1293 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.