1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. CHP ve ittifaklar
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP ve ittifaklar

A+A-

Koalisyonlar, işbirlikleri, birliktelikler, ittifaklar siyasetin doğasındandır. Demokrasinin, çatışmaları, belirsizlikleri, gerilimi, kamplaşmayı önleyen, uzlaşmayı, iletişimi, etkileşimi, değişimi, gelişimi sağlayan, çözüm üreten genel geçerli anlayış olmasından kaynaklanır. Halkın iradesinin temel olmasını, belirleyiciliğini ve yapabilirliğini sağlar. Dünyanın ve ülkenin dinamiklerinin içselleştirilebilmesiyle, temsilinin sağlanabilmesiyle, başarılabileceğine dair heyecan uyandırılmasıyla, sorunları çözebilme, ihtiyaç ve beklentileri karşılayabilme kararlılığı ve mücadelesiyle ulaşılır. Yaşananlar, içerisinde bulunulan koşullar belirler. Dönemi kavrayan, daha iyi bir gelecek hayali uyandırabilen siyasetle temsil edilir. CHP Yönüyle, 1970 – 1980 döneminde, “düzeni değiştirebilme”, “insanca, hakça bir düzen kurabilme” heyecanı oluşturabildiği dönemde yaşanmıştı. Benzer yaklaşım, 1989 yerel seçim döneminde, Türkiye’nin bütün sorunlarının çözümüne, ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanmasına en kararlı yaklaşımlar sergilenerek, demokratik dönüştürücü siyasete en fazla yaklaşılarak ulaşılmıştı. Her iki yaklaşım da ekonomik/demokratik kurumsal sürdürebilirliği sağlayacak yapısal dönüşüm başarılamadığı için beklentileri karşılayamamıştı.

 

CHP’NİN TÜRKİYE GERÇEKLİĞİYLE YÜZLEŞEMEMESİ

CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu döneminde, Cumhuriyetin kurucuları tarafından, halkın temsilcileriyle yönetilmesini sağlayabilmek için toplumun en dinamik, en yeterli, en kararlı temsilcilerini üretmek amacıyla kurulmuştu. Kuruluş dönemindeki işlevini, fedakarlıklarıyla, mücadeleleriyle, eksiğiyle, fazlasıyla tamamlayabildi ve bu dönem toplumsal kabule ulaştı. Cumhuriyetin kuruluş döneminde başarılan, halkın iradesinin temsili ve yapabilirliğiyle sağlanan, gelişmiş dünya ülkeleri düzeyini hedefleyen yönetim sistemini kurma mücadelesiydi. Yok olma sürecindeki imparatorluğun içerisinden, dünya savaşı koşullarında, imkansızlıklar aşılarak, halkın bütün anlayışlarını ve duyarlılıklarını kapsayacak yaklaşımlarla başarılabilmişti. Kuruluş dönemi şartları, mücadeleleri, yapılanlar, eksiğiyle, fazlasıyla, imkansızlıklarıyla bütün toplumca sahiplenildi. CHP Çok partili sisteme geçilmesini sağladığından beri tek başına iktidar olamadı. 12 Mart 1971 müdahalesine, “ halkı karşı yapılmıştır “ anlayışıyla karşı çıkarak, “düzen değişmelidir” kararlılığı ve mücadelesi sergileyerek, “ ne ezen, ne ezilen, insanca/hakça bir düzen” hedefini sahiplenerek, halkın heyecan duymasını sağlayabilmiş % 42 desteğe ulaşmıştı. Demokratik dönüştürücü siyasetin temsil edilmeye çalışıldığı dönem vesayet sisteminin, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliği gözetmeyen, kendi konumunu ve önceliklerini merkeze alan, siyaseti kontrol etmek için her türlü etkisizleştirmeyi uygulayan ve darbe yapabilen, bütün siyasi birikimleri yok eden yaptırımlarıyla sonlanmıştı. 1989 Yerel yönetim seçimlerinde Dünya ve Türkiye koşullarına göre ortaya çıkan beklenti, bütün sorunların çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasını sağlayacak eğilim sergilenerek elde edilmişti. Yerel yönetimlerde ulaşılan temsil ve yapabilirlik, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanmasına, demokratik yapısal dönüşümün başarılmasına taşınamadığı için karşılanamamıştı.

 

İÇERİSİNDE BULUNDUĞUMUZ, DEMOKRATİK DÖNÜŞÜM DÖNEMİNİN İTTİFAKLARI

CHP, kuruluş döneminin şartlarıyla, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edebildiği, yakınlaştığı dönemlerdeki koşullar ve işleviyle, dünya ve Türkiye gerçekliği üzerinden yüzleşmesini sağlayamadığı, kendisini yeniden üretemediği için iktidar olamıyor. Türkiye gerçekliğiyle yüzleşip, oluşan, değişen dinamiklerle bütünleşemediği için içerisinde bulunduğumuz demokratik dönüşüm dönemi Türkiye’ sinin inşasındaki beklentileri karşılayamıyor. Siyasetini, dönemin sorunlarını çözebilecek, ihtiyaç ve beklentilerini karşılayabilecek duruma, demokratik kurumsal dönüşümle sürdürmeye taşıyamıyor. Bu nedenlerle mevcut siyasi konumunu korumaya çalışan, belirleyici kadro siyasetinin önceliklerini ve kaygılarını merkeze alan siyasi yaklaşımlar, ittifaklar, işbirliği, birliktelik, vb. görünümler sergiliyor. Dönemin dinamikleriyle örtüşmeyen, çatışmasızlığı, normalleşmeyi, özgürleşmeyi, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlayabileceğini hissettiremeyen, daha iyi bir Türkiye hayali oluşturamayan, yapay, zorlama, kendi önceliklerini, kendi kaygılarını merkeze alan birliktelikler, ne adına yapılırsa yapılsın, adına ne denirse densin, kiminle nasıl yapılırsa yapılırsın halkta karşılık bulamıyor.

Bu yazı toplam 917 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.