• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • Kocaeli 6 °C

CHP VE KURUCU PARTİ MİSYONU

Mustafa OKÇU

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş mücadelesi, gözü pek, kararlı önderlerin kahramanlıklarıyla sınırlı değildi. Sanayi toplumu koşullarının çökerttiği, parçaladığı imparatorluğun içerisinden, sanayi toplumunun yönetim sistemi olan modern ulus devletin inşası sağlanabilmişti. Başlangıçta, o dönemin şartlarının zorlamasıyla, tek partili meclis ve hükümet modeliyle sürdürülebilirliğe ulaşılmıştı. Sanayi toplumunun yönetim sistemi olan modern devlet yapılanması, bütün dünyada belirleyici hale gelince, dünyanın bütün kaynakları sanayileşen ülkelere göre paylaşıldı. İlk büyük paylaşım birinci dünya savaşında yaşandı. Birinci dünya savaşının sonuçlarına göre ortaya konulan belirlemeler, dünya üzerinde genel geçerli sürdürülebilirlik sağlayamadı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları bu durumun farkındaydı ve ay farkı ile ikinci dünya savaşının çıkabileceğini öngörebildiler. Parçalanmış imparatorluğun içerisinden geleceği yeniden kurabilecek dinamikleri organize edenler, birinci dünya savaşının yok edici etkisini aşarak modern ulus devletin inşasını gerçekleştirmiş, ikinci dünya savaşını en zararla atlatabilme stratejisini başarabilmişlerdi. Yapılanlar bununla da sınırlı değildi, kurucu inisiyatif ikinci dünya savaşı sonrası dünya koşullarına göre kendisini aşıp, yeniden üreterek, çok partili sisteme dönüşümü başardı ve böylelikle yeni dünya koşullarına göre sürdürülebilirliğe ulaşılmış oldu.

CUMHURİYETİN VE CHP’NİN KURUCULARI

Cumhuriyetin kurucuları ile CHP’nin kurucularının aynı olması oluşan koşulların sonucunda ortaya çıkmıştı. Kuruculuk misyonu, çöken, parçalanan imparatorluktan modern ulus devletinin üretilmesini, kalkınma, modernleşme hamlelerini, ikinci dünya savaşı sonrasının dünya koşullarına uyumu, çok partili sisteme dönüşümünü kapsıyordu. İkinci dünya savaşı sonrasının dünya koşullarına göre kendisini yeniden üreterek yönetim sistemini çok partili sisteme taşıyabilmesi, değişen koşullara göre kendisini aşabilen özelliklerini ortaya çıkarıyordu. Kurucu misyonun değerlerinin, dünyanın gelişim dinamikleriyle örtüştüğü, ülkemizin gelişim dinamiklerine ve gelecek hedeflerine uyarlanabildiği,  kendisini aşabilmenin,  yeniden üretebilmenin ortaya konulduğu tarihi gerçeklik durumundadır. Devletin merkezde olduğu, tek partili sistemi kendi iradesiyle çok partili sisteme dönüştürmeyi başarabilmiş örnek yok denecek kadar azdır. Çok partili sistemin, evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla sürdürülen demokratik sisteme evrilemeyip, darbelerle, müdahalelerle şekillendirilen partilerin ve sivil toplumun kontrol altında tutulduğu, devletin merkezde olduğu nisbi demokratik sistem olarak sürdürülmesinin aşılması daha sonra ortaya çıkan sorundur.  Demokratik Hukuk Devletinin inşasının başarılması, tarihi gerçeklikler temelinde doğru değerlendirilip inşa edilmesi gereken temel sorunudur ve kuruculuk misyonu bu kapsamda değerlendirilmelidir. CHP kuruculuk misyonuna uygun düşen konumunu, kendisini aşarak, yeniden üreterek, evrensel değerlerle bütünleşerek, siyasi dönüşümünü tamamlayarak, Demokratik Hukuk Devletinin inşasında belirleyici etkiye ulaşarak sağlayabilecektir.

YÖNETİM  MODELİ  TARTIŞMALARI

Demokratik Hukuk Devleti sisteminin işleyişi çerçevesinde yönetim modelinin, başkanlık mı, yarı başkanlık mı, parlamenter sistem mi, güçlendirilmiş parlamenter sistem mi olacağı, özgürlükle, çoğulculukla, hayatın değişip gelişmesiyle vb kriterlerin kabul edilebilirliğe ulaştırılmasıyla sağlanabilecektir. Demokratik Hukuk Devleti’ de, denetim, denge, temsil, çoğulculuk, demokratiklik, kuvvetler ayrılığı, yargının bağımsızlığı, yasamanın hızlı etkin çalışması vb. kurumların, en verimli, en uygun nasıl olacağı, tartışılarak, anlaşılarak oluşturulabilecektir. Demokratik Hukuk Devletinin sürdürülebilirliğini sağlayacak, kurum ve kuralların kabul edilebilirliğe ulaştırılması vazgeçilmezdir. İktidar partisinin kendi siyasi anlayışına en uygu yönetim modelini öne sürüp tartışmayı buradan başlatması, devletin merkezde olduğu sistemin çözülmesinde ulaştığı avantajlarından yararlanmakla ilgilidir. Demokratik Hukuk Devleti’nin farklı dinamiklerinin olduğunu bu dinamiklerin evrensel değerlerle, değişen Türkiye ile ilgisini ortaya koymak ise alışkanlıklarımızın aşılmasıyla, kendimizi yeniden üretebilmekle başarılabilecektir.

Terörü lanetliyor, kaybettiklerimize rahmet, yaralılara şifa diliyor, yakınlarının acılarını paylaşıyorum. Daha sağlıklı, daha mutlu, daha iyi bir gelecek dileklerimle, ramazan bayramınızı kutlarım. 

Bu yazı toplam 1068 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37