1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. CHP VE YENİLENEN İSTANBUL SEÇİMİ
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP VE YENİLENEN İSTANBUL SEÇİMİ

A+A-

23 Haziranda yenilenmesine karar verilen İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimi, CHP’nin 31 Mart başarısını daha ileriye taşıyabilmesine fırsatını sunmuş oldu. CHP siyasetinin önüne, Türkiye gerçekliği kapsamında ulaşılması gereken hedefi koydu. İktidar partisi siyasetinin “mutlaklaştırıldığı” İstanbul seçimleri kapsamında yaşananlarla görünürlüğe ulaştı. İşleyişi, etkisi, ilişkisi,  gerçekliği kabullenip, kabullenememe yaklaşımları, kendi anlayışına ve önceliklerine kilitlendiğini hissettirdi. Siyasetini, değişen ve gelişen şartlarla uyumlu hale getiremediğini, kendisini aşıp, yeniden üretemediğini, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamadığını ortaya koymuş oldu. İktidar parti siyaseti, alternatifini besleyen siyasi kaynağa dönüştüğünü, aşılmasını sağlayacak toplumsal muhalefetin oluşumuna hizmet eder hale geldiğini sergilemeye başladı.

HAKİM SİYASET KONUMU

İktidar partisi siyaseti,  halktan aldığı destekle güçlenmiş, belirleyici, hakim siyaset konumuna ulaşmıştı. Ulaştığı siyasi konumu, değişen ve gelişen şartlara göre yeniden üreterek, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamadı. Daha pragmatik eğilimlerle ve siyaset mühendisliği kurgularıyla, gücünü merkeze aldığı için mutlaklaşmaya sürüklendi. “Dava” olarak tanımladığı vesayet sistemiyle mücadelelerle temsil edebildiği halkın iradesinin araç konumuna sürüklenmesini önleyemedi. İnancını, ibadetini, geleneğini, göreneğini, kılık/kıyafetini, etnik, dini, kültürel vb. farklılıklarını, özgürce, kapsayıcı, demokratik, eşitlikçi, çoğulcu, kural, kurul ve kurumlarla yaşamak isteyenlerin haklarının temsilini sahiplenebilmesini tartışmalı hale getirdi.

CHP’NİN İSTANBUL ADAYI

CHP genel başkanınca kararlılıkla uygulanmaya çalışılan, “halkın kendisi gibi olma” yaklaşımları İstanbul adayı ile kabul edilebilirliğe ulaştı. İktidar partisi siyasetinin mutlaklaşarak alternatifini besleyen siyasi kaynağa dönüşmesinin değerlendirilebilmesi, CHP’nin İstanbul büyükşehir adayında karşılık buldu. İktidar partisi İstanbul seçimlerinde, ana muhalefet partisi adayına, doğal liderinin hikayesine benzer, özgün bir hikaye armağan etti. Hakkı elinden alınmış, mağdur edilmiş, bütün zorlamalara rağmen, halkın kendisi gibi olma özelliklerini yitirmeden mücadele edebilen kabul edilebilirliğin oluşmasını sağladı. İktidar partisi siyasetinin olmazsa olmaz konuma taşıdığı İstanbul seçimlerinde, halkın kendisi gibi olma özelliklerinin doğal taşıyıcısı konumundaki CHP adayı, iktidar partisinin doğal liderinin olağanüstü çabalarıyla, en üst sorumlulukları yüklenen, iktidar partisindeki kabul edilebilirliği en yüksek ikinci adamının adaylığıyla yarışarak, aşılabilecek hale geldiğini göstermiş oldu. İktidar partisinin, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamadığı, mutlaklaştırıldığı için başarılarının, kazanımlarının, kabul edilebilirliklerinin gölgelenebileceği hissedildi. Ana muhalefet partisine, alternatiflik yaklaşımlarını İstanbul seçimleri üzerinden değerlendirebilmesi, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyabilmesi, oluşan toplumsal muhalefeti temsil edebilmesi için görünür, kabul edilebilir katkı sundu.

ALTERNATİFLİĞİN BAŞARILMASI İHTİYACI

İktidar partisi siyasetinin besleyip, üretilmesine katkı yaptığı alternatifliğin, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanmasıyla kabul edilebilirliğe taşınabileceği Türkiye gerçekliği haline geldi. Her alanda, her kes için, çalışmanın, üretmenin, yarışmanın, başarmanın vazgeçilmezliğini ve sürdürülebilirliğini sağlayacak yaklaşımların olmazsa olmaz olduğu ortaya çıktı. Siyasetin, halkın iradesinin belirleyiciliği ve yapabilirliği kapsamında, evrensel demokrasinin, kural, kurul ve kurumlarıyla, sorunların çözümü, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasıyla halkın temsilini ve yapılabilirliğini sağlayabileceği vazgeçilmezliğe taşındı. Vesayet sisteminin yerine, “hepimizin devleti” , “hiç kimseyi dışarıda bırakmayan devlet” anlayışıyla, en kapsayıcı, en demokratik, en eşitlikçi, en çoğulcu yaklaşımlarla, Demokratik Hukuk Devleti ihtiyacının karşılanmasının ertelenemez olduğu ortaya konuldu.

Bu yazı toplam 613 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum