• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 11 °C

CHP’de Kuşkan farkı hissediliyor

İsmet ÇİĞİT
Türkiye siyasetinin en önemli sorununun “Muhalefet sorunu” olduğunu bu ülkede siyasetle ilgilenen hemen herkes her fırsatta ifade ediyor. Aslında özellikle iktidara kızanların en kolay yol olarak, muhalefeti eleştiriyor olmasını çok tuhaf bulanlardanım.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin de muhalefet görevlerini, Türkiye’nin içinden geçtiği koyularda en iyi şekilde yapmaya çalıştıklarını düşünüyorum. 
İnsanlar, muhalefeti duymak istemiyorlar..  AKP’de “Ben partiliyim” diyenler, çok uç istisnalar dışında parti büyükleri “Otur” dediğinde oturup, “Kalk” dediğinde kalkarken, muhalefet partilerinde tablonun böyle olmadığını, CHP ve MHP’de hemen her partilinin kendisi için bir siyasi gelecek planı içinde bulunduğunu hepimiz görebiliyoruz. 
Son olarak bir Emine Ülker Tarhan örneği yaşandı. Sayın Tarhan, iyi yetişmiş, PİAR’ı olan,  yargıçlık döneminde işini iyi yapmış, kendisini iyi ifade edebilen biri. Ama siyasette ne ağırlığı var ki.. Gaza geldi, kendisini siyasete kazandıran, tepeden paraşütle indirip, milletvekili yapan Kılıçdaroğlu’nu özellikle Cumhurbaşkanı adayı konusunda çok haksız yere eleştirdi. CHP’ye genel başkan olmaya kalkıştı, olamadı. Sonra partiden ayrılıp, yeni bir parti kurdu. 
Olacak iş mi?.. Kaybolup gidecek ve buna müstehak. Ama Emine Ülker Tarhan gidecek, başkaları çıkacak. Muhalefet partilerinin öncelikle kendi içlerinde disiplini sağlaması gerekiyor.
……….
Bu tablo içinde, özellikle son dönemlerde ilimizde CHP örgütlerinin daha düzgün, daha düzenli ve daha aklı başında işler yapar hale geldiğini hissedebiliyoruz. İlimizde CHP örgütlerinde istikrar kalmamıştı. Otorite bitmişti. Yalçın Kuşkan İl Başkanlığına atandı, neredeyse Hurşit Güneş dışında partideki herkesten aykırı sesler çıktı. Kuşkan, daha sonra seçilmiş il başkanı oldu. Üstelik,  kongreler sürecinde mahalle delegeleri seçimlerine de, ilke kongrelerine de hiç karışmadan, bulaşmadan, hiç “Ben il başkanı olacağım. Kendi adamlarımı delege yapayım” demeden görev yaptı. Karşısında organize oldular, aday çıkarttılar. Şimdi birbirlerine kanlı bıçaklı küs olanlar, Kuşkan’ı devirmek için ittifaklar kurmuşlardı. 
Evet, 30 Mart seçimlerinde Yalçın Kuşkan’ın başında bulunduğu CHP örgütü siyaseten büyük bir hezimet yaşamıştır. Elbette adaylar kadar, ilçe başkanları kadar, hatta onlardan daha fazla Kuşkan bu hezimetin sorumlusudur. Çünkü örgütün başındaydı. İzmit’teki Belediye Meclisi üyeliği ön seçiminde yaşanan büyük rezaletin hesabını sormadı. Bu da Kuşkan adına eksidir.
Ama 30 Mart seçimlerinde de adaylık konusuna il başkanı olarak hiç bulaşmadı. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, “Bu yapıda ön seçimden İzmit’te Sefa Sirmen çıkacak. İzmit’te ön seçimi iptal edip, adayı atayalım” dediğinde Kılıçdaroğlu’nun karşısında da Kuşkan durmuştu. 
Son zamanlarda CHP Kocaeli örgütünde bir disiplin, bir organizasyon yeteneği yerleşmeye başladı. Üstelik, kent adına uçuk, iş olsun manasında değil, aklı başında muhalefet yapıyorlar. Elbette hala pek çok eksik var. Ama CHP örgütlerinin Çevre Bakanlığı’nın hazırlayıp ilan ettiği “Kocaeli Toplu Limanlar Bölgesi” projesine karşı duruşu, son zamanlarda Gübretaş’ın yaptırmak istediği amonyak tankı projesine karşı duruşu, ciddi ve tarihe not düşer nitelikteki yerel muhalefetin önemli örnekleridir. 
CHP’de ilçe örgütleri artık daha düzenli çalışıyor. Mevcut üç milletvekili, tam anlamıyla örgütün emrinde hareket ediyor. Eskisi gibi her kafadan ses çıkmıyor. İl Başkanı Yalçın Kuşkan her basın toplantısına adeta sınava hazırlanan öğrenci gibi ders çalışarak çıkıyor. Uçuk laflar etmiyor. Doğru, somut şeyler söylüyor. 
………
Hiç kuşku yok.  Yaklaşan genel seçimler öncesinde CHP ilimizde yine alabildiğine karışacaktır.  Herkes aday olmaya, herkes birbirinin üstüne çıkmaya çalışacak, CHP yine kaos görüntüsü içine girecektir. CHP’nin ilimizdeki örgütlerinde belki son 30 yılın en düzgün, en aklı başında, en üretken dönemi yaşadığını düşünüyorum. Herşey dört dörtlük değil. Yakında pek çok partilinin kendilerinin bunu hiç hak etmediğini akıllarının ucuna bile getirmeden  “Milletvekili olabilmek” sevdasına kapılıp, partideki bütün ahengi bozabilecekleri riskini de elbette görüyorum. Ama CHP, ilimizde eskisinden çok daha iyi duruma geldi. Umuyor ve diliyorum ki, MHP de kongrelerini olabildiğince sancısız geçer, uzun süredir devam eden dağınıklık ve etkisizlikten biran önce kurtulur. 
Katılıyorum, kuşkusuz Türkiye’nin mevcut ve çok güçlü iktidar karşısında daha etkili, daha organize, daha disiplinli ve halka projelerle çıkabilen muhalefete ihtiyacı var. Ama bu kentin, Türkiye’den daha fazla böylesi muhalefete ihtiyacı bulunuyor. 
Kocaeli’deki Yalçın Kuşkan modelinin, CHP adına Türkiye’nin bütün illerine yayılmasını dilerim. Umarım, ilimizdeki CHP’liler, hiç değilse bundan sonra kendi siyasi menfaatlerini değil de, mensubu oldukları siyasi partinin menfaatlerini öne çıkartır, parti örgütünü yıllar sonra bir istikrarlı çizgiye oturtan Kuşkan’a sahip çıkarlar. Aksi halde, Kuşkan’ın zaten hırsı yok, kaybedecek bir şeyi olmaz. Ama CHP örgütleri bir daha dağılır, yeniden kısır çekişmeler içine düşerse, bu kent çok şeyler kaybedebilir. 
Bu yazı toplam 180 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37