• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Kocaeli -1 °C

CHP’de söyleyecek sözü olan 6 Mart’taki toplantıya gelsin

İsmet ÇİĞİT
Cengiz Sarıbay, 25 Aralık kongresinde ilimizde darmadağınık hale gelmiş bir CHP’nin sorumluluğunu üstlendi. CHP 1989 yılından itibaren başlayan gelişmelerle Kocaeli’de çok gerilemiş, özellikle 1 Kasım seçimlerinde AK Parti’nin çok fazla gerisine düşmüştü. Parti içinde her kafadan ses çıkıyordu. Partide sevgisizlik hakim olmuştur. Kendisini CHP’li olarak tanımlayanların önemli bir kısmı, partiyi sadece kendi geleceği için basamak olarak kullanıyordu. 
Partide çok fazla kırgın, çok fazla küskün vardı.  CHP kan kaybediyor, oy kaybediyordu. 25 Aralık kongresi ve bu kongreye uzanan süreç de kötü geçmişti. Kırılmalar, dağılmalar daha da keskin hale gelmişti. 
Bu fotoğrafa baktığımızda, Sarıbay’ın ne kadar zor bir görev, ne kadar ağır bir sorumluluk üstlendiğini çok daha iyi görebiliriz. Şimdi Sarıbay bu sorumluluğunu yerine getirmeye, partiyi toparlamaya çabalıyor.
Arka arkaya iki hafta sonu partide belli grupları toplantıya aldı. İlçe yönetimlerini topladı, sonra belediye meclisi üyelerini topladı. İl Başkanı Sarıbay’dan çok daha geniş kapsamlı bir toplantı düzenlemesi, herkesin eteklerindeki taşları dökmesini sağlaması bekleniyordu. Şimdi, 6 Mart Pazar günü bunu yapacak.

“HERKES GELİP KONUŞSUN” 
Geçen gün, CHP İl Başkanı Sarıbay’la uzun uzun görüşme imkanı buldum. 6 Mart Pazar günü sabahı, Metropol İş Merkezinde, KYÖD sosyal tesisleri altındaki Tanyıldız Salonunda düzenleyeceği kahvaltılı toplantı hakkında bilgi verdi. Sarıbay, bu toplantı için şunları söyledi:
“-6 Mart’taki kahvaltılı toplantı konusunda hiçbir sınırlama yok. Ben daha çok, partiye çeşitli nedenlerle küsmüş, partiye uğramaz hale gelmiş eski partilileri ismen davet etmeye çalışıyorum. Geçmişte bu parti için çalışmış arkadaşlarımızın çocuklarına ulaşmaya çağırıyorum. 6 Mart toplantısı herkese açık. CHP adına söz söylemek isteyen herkesi bekliyorum. 500-600 kişilik katılım bekliyorum. Daha fazla da olabilir. Kim bu partide neye kırılmışsa, neye kızmışsa, kime kızmışsa, gelsin konuşsun. Kimse özel davetiye beklemesin. Katılmak isteyen herkes katılabilir, konuşmak isteyen herkes konuşabilir.” 

TOPLANTININ KONSEPTİ 
İl Başkanı Sarıbay, 6 Mart Pazar günü sabahı Tanyıldız Salonundaki  “CHP’de hesaplaşma” kahvaltısının konseptini de şöyle anlattı:
“-Kapımız isteyen her partiliye açık olacak. Basına da açık tutacağım. Ben ve üç milletvekili arkadaşımız orada olacağız. Konuşmak isteyen herkese, belli bir sürede (5-6 dakika olabilir) söz vereceğiz. İsteyen istediğini söyleyecek. Kim kime neden kızmış, neden küsmüş. CHP’nin yeniden yükselmesi için ne yapılması gerekir. Herkes fikrini söylesin, içini döksün istiyorum. Bu toplantıya katılmayıp, bu toplantıda konuşmayıp, daha sonra partiye zarar veren açıklamalar yapanları da affetmeyeceğim.” 

BUYRUN HEPİNİZ GİDİN
Sarıbay çok haklı. 6 Mart toplantısı, ilimizde perişan, perperişan durumdaki CHP için bir fırsattır. Yeniden başlangıç fırsatıdır. İl Başkanı’nın yaptığı bu çağrıdan sonra kimsenin kıvırtma hakkı da yoktur. Hiç kimse davetiye beklemesin. İşte  benim ilk aklıma gelenler; Sefa Sirmen, Hikmet Erenkaya, Hurşit Güneş, Yalçın Kuşkan, geçmişte bu partide görev almış, bu parti sayesinde çok önemli yerlere gelmiş herkes.. Buyrun gelin. Karşınızda il başkanı, karşınızda 3 milletvekili olacak. Neyse söylemek istediğiniz söyleyin. Siz söylersiniz, bir şey düzelmez, yine ileride konuşma hakkınız olur. Ama bu toplantıya katılıp, içinizi dökmezseniz, konuşmazsanız, işte o zaman bir daha konuşmaya da hakkınız olmaz. Sonsuza kadar susmak, CHP’nin hiçbir işine karışmamak, CHP rozeti altında hiçbir göreve talip olmamak zorunda kalırsınız. En azından ben, bu toplantıda konuşmayıp, sonra gelecekte CHP’de kargaşa yaratmak isteyenlere, CHP’den bir yerlere aday olmak isteyenlere hiç itibar etmeyeceğim. CHP’nin böyle bir toplantıda hesaplaşması kaçınılmazdı. Gelin her şeyi söyleyin. Hatta öfkenizi tutamazsanız, kavga edin, yumruklaşın, birbirinize sandalye fırlatın. Ama bu işi, bu parti içi düşmanlığı 6 Mart Pazar günü o toplantıda bir şekilde sonlandırın. Kocaeli’de CHP’ye gönül verenler, CHP’yi umut olarak görenler, sizin yüzünüzden sürekli hayal kırıklığına uğramayı hiç hak etmiyorlar. 

*5 Mart’ta Kılıçdaroğlu daveti 
CHP İl Başkanı Sarıbay, 6 Mart’taki çok önemsediği toplantı hakkında bilgi verdikten sonra, 5 Mart’ta gerçekleşecek bir başka önemli toplantıyı anlattı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İl Başkanı Sarıbay’a bir mektup göndermiş. Kılıçdaroğlu Sarıbay’a, “Kocaeli’deki sivil toplum kuruluşu temsilcilerini, muhtarları,  kentte önde gelen isimleri topla, 5 Mart Cumartesi günü Ankara’ya getir“ demiş.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 5 Mart Cumartesi günü Ankara’da ATO Salonu’nda Kocaeli’den gelecek heyeti ağırlayacak. Katılımcı sayısı konusunda sınırlama yok. İl Başkanı Sarıbay, ”5 Mart günü saat 11.00’de Ankara ATO Salonunda olacak şekilde ilimizin her yerinden araçlar kaldıracağız. Gidiş-gelişi örgüt olarak biz organize edeceğiz. Genel Başkanımız, CHP ile ilgili yeni açılımları anlatacak. Bu toplantıyı çok önemsiyoruz. Katılmak isteyen STK temsilcileri, oda temsilcileri, muhtar, vatandaş herkesi bizimle, örgütle temas kurmaya davet ediyorum” dedi. Umarım, ilimizden AK Parti’nin her davetine icabet eden zevattan, CHP Genel Başkanı’nın bu davetine de katılım yüksek olur.

-*oygunlar tekrar artıyor mu?
5-6 yıl önce İzmit şehir merkezinde, çok sık işyeri soygunu olayı yaşanıyordu. Hemen her gece, İstiklal Caddesi, Fethiye Caddesi, İnönü Caddesi gibi şehrin en hareketli bölgelerinde bile, mağazalar, işyerleri soyuluyordu. Kasalar patlatılıyordu. O dönemin şehrimiz esnafları açısından çok tedirginlik dolu olduğunu hatırlıyorum. 
Sora, özellikle güvenlik kameralarının artması, Mobese sisteminin kurulmasıyla birlikte bu soygun vakaları da duruldu. Ancak geçen Cuma gecesi Körfez ve Gebze’de iki soygun vakası yaşandı. Dünkü gazetede de haber yapmıştık. Gebze ve Tütünçiftlik’in en işlek yerlerinde sabaha karşı saat 03.00 sıralarında Vodafone bayiliği iki ayrı mağaza soyuldu.
İki işyerine de kapı kilidi kırılarak girilmiş. Mağazaların güvenlik kameralarında yüzlerine kar maskesi takmış soyguncular görünüyor. İki mağazadan da hırsızlar yüklü miktarda cihaz çalıp gitmişler. 
Bu tür olayların faillerinin çok kısa sürede yakalanması lazım. Geçen aylarda, ilimizde PTT’nin iki şubesine hırsız girmiş, kasalar patlatılmıştı. Bunlar yakalandı. Derince ve Körfez’de iki markette silahlı soygun girişimi yaşanmıştı. Bunun faili de yakalandı. Umarım, anı gece Gebze ve Körfez’de meydana gelen soygunların failleri de kısa sürede yakalanır.

MAÇ GECELERİNE DİKKAT 
Geceleri kalabalık bölgelerdeki hırsızlık-soygun olaylarının genellikle, insanların topluca izleyip, bütün dikkatini verdiği önemli maç gecelerinde gerçekleştiği de bilinen bir gerçektir. Bu gece de F.Bahçe-Beşiktaş maçı var. Bir bakıma Süper Lig’de şampiyonluk maçı.  Futbolseverler büyük bir dikkat ve heyecanla bu maçı izlerken, emniyet güçlerinin olası hırsızlık girişimlerine karşı dikkatli olmaları gerekiyor.

*Şehrin göbeği karanlık olur mu?
Belediye Başkanlarımız, Barcelona senin, Viyana benim Avrupa’yı dolaşıyorlar. Gitsinler, görsünler,  hiç itirazım yok. Ama dönünce de Avrupa kentleriyle bu kenti biraz karşılaştırsınlar. 
Aylardır İzmit şehir merkezi karanlık. Öyle ara sokaklar, kenar mahalleler değil; Yürüyüş Yolu, kentin merkezi karanlık. İzmit Yürüyüş Yolu’nda, Alemdar kavşağı ile Ulugazi arasındaki bölgede aydınlatma lambalarının hiç biri yanmıyor. Yine bu bölgede Yürüyüş Yolunun iki yanındaki Hürriyet ve Cumhuriyet Caddeleri de zifiri karanlık. 
Bu sorun aylardır devam ediyor. Şehrin merkezindeki aydınlatma konusundan yerel yönetimler sorumlu. Ama bizim belediye başkanlarımız son zamanlarda işleri bir hayli saldılar. Şehrin göbeğindeki karanlığı bile göremiyorlar.
Ayıptır. Bu şehre, bu şehrin insanlarına ayıp ediliyor. İzmit’in göbeğinde, Yürüyüş Yolunun en hareketli bölgesinde aydınlatma lambaları yanmıyorsa,  İzmit’te iyi bir şeylerin yapıldığından kim söz edebilir?

*Artık transit yol da yetmiyor
İlimizin trafik ve ulaşım sorunu, artık bize şaka gibi gelmeye başladı. Çok tartıştık, çok konuştuk.. Kent her geçen gün daha kalabalık hale geldi. Trafik sorununu düşünerek hiçbir planlama yapılmadı. Kavşaklar, zamanında inşa edilmedi.
Bu şehirde, eskiden beri trafik sorunu yaşanan kent merkezi, dar cadde ve sokakları bir tarafa bırakın. Artık hiçbir yol yetmiyor. TEM Otoyolundan İstanbul’a gidemiyorsunuz. D-100 öteden beri sorundu. Büyükşehir Belediyesi büyük paralar harcayıp genişletti. İzmit içi ulaşımına ayrılan bölüm tam anlamıyla ucube oldu. Ama hiç değilse, İzmit’ten transit geçenlerin kullandığı bölüm genişti, rahattı. Geçen akşam arabayla bir yerden bir yere gideyim dedim. D-100’ün transit geçişlere ayrılan bölüm de yetersiz kalmaya başlamış. Transit yol, kırmızı ışıkla bölünmüyor, kesilmiyor. Ama araba o kadar çok ki,  neredeyse 10 şerit olmasına rağmen yetmiyor. Tıkanıyor. 
Düşünün, bir de deniz dolgusu yapıldıktan sonra Avrupa’nın en büyük konteyner ve otomobil limanı Derince’deki Safi Port olacak. Safi Port’un D-100’den başka bağlantısı yok. Sözde Otoyol’a bağlanacaktı, yapmadılar. 
Ne olacak bizim bu D-100..  Hiç değilse transit bölümünü kullanıp, Derince’den İzmit’e; İzmit’ten Tütünçiftlik’e rahatça gidiliyordu. Artık bu lüksümüz bile bitiyor. D-10’ün İzmit’ten geçen transit bölümü de tıkanıyor ya, bu saatten sonra biz bu şehrin trafiği için ne yapansak yapalım, altından kalkamayız.

*Yenimahalle okulları çok şık olacak
İzmit Yenimahalle’deki hem içindekileri, hem çevresindekileri bunaltan köhne C Tipi Cezaevi binası yıkılmış, boşalan alanda Eğitim Kompleksi yapılacağı açıklanmıştı.
Bizim ilimizde işler yavaş ilerliyor ama, olsun.. Geç de olsa bir şeyler yapılıyor. C Tipi Cezaevinin yıkılmasıyla boşalan alanda Nuh Çimento yeni Eğitim Kompleksini yapacak. Milli Eğitim, nihayet eğitim kompleksinin projelerini tamamlatmış, onay için bakanlığa göndermiş. 
Bu alanda yapılacak okul binaları, spor salonunun projelerini mükemmel buldum. Düşünsenize, İstanbul yönünden şehrimize gelenler, o hırpani C Tip Cezaevi binasıyla İzmit’e başlıyorlardı. Şimdi bu mükemmel okul binaları İzmit girişinde karşılayacak. 18 milyon TL’ye maloacağı hesaplanan Nuh Çimento Eğitim Kompleksi’nin, 2017-2018 eğitim yılı başına yetişmesi planlanıyor. Büyük olasılıkla İzmit Lisesi ve Kız Meslek Lisesi bu komplekse taşınacak. Bu konuda da çok fazla mızıkçılık çıkartmamak lazım. Kız Meslek taşınınca, şimdiki bina yıkılacak. Elbette İzmit Lisesi taşınırsa, mevcut tarihi binanın, hepimizin anılarının olduğu binanın yıkılmasını istemeyiz, onaylamayız. Ama İzmit Lisesi öğrencilerinin de artık modern bir okulda eğitim görmelerini desteklemeliyiz. İzmit Lisesi’nin mevcut binasındaki spor salonu, daha biz eğitim görürken (1973-76) yetersizdi. Şimdi kimbilir ne haldedir. İzmit Lisesi ve Kız Meslek bu yeni komplekse taşınınca, şehir merkezi de rahatlar. Artık önemli olan, İzmit Lisesi’nin tarihi binalarını gelecekte nasıl kullanacağımızı düşünüp, karar vermek olmalıdır. 

*Seçim ve af konuşulursa 
Türkiye’de iki konu çok hassastır: Biri seçim, biri af.. Bu iki konu bir kere konuşulmaya başlanırsa, ülke gündemine gelirse, sonunda gerçekleşir.
Aslında cezaevlerinde uzun süredir af beklentisi var. Çünkü, cezaevleri doldu. Yer kalmadı. Tecavüzcüler, katiller, uyuşturucu baronları, teröristlerin kapsam dışı bırakıldığı, kader mahkumlarını kapsayacak bir af uzun süredir gündemde. Cezaevlerinde büyük beklenti var. Bu konuda kamuoyunun da hazır olduğu söylenebilir.
Son günlerde, özellikle esnaflara yönelik “Vergi ve sigorta prim borcu” konusunda yeni bir aftan söz ediliyor. Ulusal gazeteler yazmaya başladı. Vergi ve prim affının lafı bir kere çıkarsa, devletin tahsilatı da azalır, pekçok kişi devlete olan borçlarını ucuz kredi gibi kullanıp, “Nasıl olsa af çıkacak. Taksit gelecek” diye borçlarını ödememeye başlar. Bu konuda da laf çıktığına göre, yakında yeni bir vergi ve sigorta prim borcu affı beklenebilir.
……..
Bir de seçim lafı var. Türkiye, 2015’de iki büyük seçim geçirdi. Ama daha 1 Kasım seçimleri bittikten sonra bile, hemen yeni seçim lafları başladı. Malum, Cumhurbaşkanının ve AK Parti’nin gündeminde Başkanlık Sistemi var. Parlamentodaki 313 milletvekili, tek başına Başkanlık Sistemini getirecek Anayasa değişikliğini yapmak için AK Parti’ye yetmiyor. Referandum için de 330 oy lazım. 330’a ulaşmak için bazı ihtimaller var ama, garanti değil. Bu nedenle AK Parti’nin bu yıl içinde yeni bir seçime giderek halktan daha fazla yetki isteyebileceği konuşuluyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü erken seçim söylentilerine kesinlikle hayır dedi. Ama laf bir kere ortaya atıldı.
2016 da boş geçmeyecek. Ya referandum, ya erken seçim bekleyin. Aslında CHP’de Kılıçdaroğlu, MHP’de Bahçeli koltuklarını kaybetmeden yapılacak bir erken seçimin, AK Parti’nin işine çok yarayacağı da hesap edilebilir.
 
Bu yazı toplam 439 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37