1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. CHP'de tüzük değişikliği girişimi
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP'de tüzük değişikliği girişimi

A+A-

CHP’nin, çalışmasını, üretmesini, yarışmasını, başarmasını, değişimini, gelişimini, yönetimini, temsilini,  alternatifliğini, iktidara gelmesini sağlayan, kural ve kurumları tüzük’ te yer almaktadır. Partinin ana yasası niteliğindeki kural ve kurumlarının yer aldığı tüzük, 1/5 delege isteğiyle ve daha esnek kurallarla değiştirilebilirken, liderin ve parti merkezinin değişiminin, salt çoğunlukla, 15 gün süreli noter tasdikli beyanlarla adeta imkansız hale getirilmiş olması, aşılamayan vesayet dönemlerinin alışkanlıklarını yansıtmaktadır.

 

TÜZÜK DEĞİŞİKLİKLERİ

CHP’nin içerisinde bulunduğu durumunun değerlendirilmesi en objektif şekliyle tüzük değişiklikleri üzerinden yapılabilir. Siyasi alternatifliğin, iktidara gelmenin kurul ve kurumlarının yer alması gereken tüzük ana muhalefet partisinde hiçbir zaman bu hedef için değerlendirilemedi. Sadece CHP’de değil Türkiye’ de siyaset genel olarak belirleyici kadro hareketi alışkanlıklarıyla sürdürüldüğü için, siyasi partiler tüzüklerini lider ve merkez kadronun konumunu, belirleyiciliğini sürdürme aracı olarak değerlendirdiler. Demokratik kurumsal sürdürülebilirlikle sağlanan kitleselliğe ulaşılması hiçbir zaman başarılamadı. CHP en kapsamlı tüzük değişikliklerinin sonuncusunu 2012 yılında, eski genel başkanın partiyi ele geçirme hamlesini atlatmak için yaptı. Demokratikleşme dinamikleri kullanılarak, üyelerle seçim, kadın/gençlik kotası, yönetimlerin çarşaf liste esasıyla belirlenmesi vb. değişikliklerle partinin demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe ulaştırılması görünümü sergilenerek ele geçirme girişimi atlatıldı. Parti üst yönetimi, parti meclisi, milletvekilleri, yerel örgütlerin büyük çoğunluğu, değişiklikleri demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıma kararlılığı sergileyemedi. Parti içi muhalefeti temsil edenler de aynı anlayışla parti kadrolarını ele geçirme yarışı sergilediler. Halen,  demokratik dönüştürücü siyasetin temsilini sağlayacak, yapısal demokratik değişimi hedefleyen yaklaşımlarla değişim hedefi yerine, partiyi ele geçirme veya elde tutmak girişimlerinin tüzük değişikleri üzerinden sergilenmeye çalışılması bunun en açık göstergesidir.

 

SİYASİ PARTİ TÜZÜKLERİ VE DEMOKRASİ

Türkiye siyasetinin içerisinde bulunduğu durum nedeniyle, hangi siyasi eğilime sahip olunursa olunsun, demokratik duyarlılığı gözeten bireyler, belirleyici kadro siyasetinin dışındadırlar ve toplam olarak demokratik toplumsal muhalefeti oluştururlar. Bireysel ve kurumsal demokratik duyarlılıkların, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik ihtiyaçları karşılanamadığı, Demokratik Hukuk Devletinin inşası tamamlanamadığı için dönemsel sürdürülebilirliği gözeten eğilimler durumundadırlar. Ana muhalefet partisi, en doğru, en basit siyaset tanımı olan, halkın iradesinin yapabilirliğiyle sağlanan, evrensel demokrasinin kurul ve kurumlarıyla sürdürülen, sorunların çözümüne, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasına özgülenen siyaseti temsil edemediği için oluşan alternatiflik ihtiyacını karşılayamamaktadır.

 

SİYASİ TUTKU, SİYASETİN ZORLUĞU VE SAYGINLIĞI

Siyaset, en temel ve doğal karşılığıyla, demokratik kurumsal sürdürülebilirlik kapsamında yapılmak zorunda olduğu için en zor olan, en zor olduğu için de en saygın olan mücadeledir. En zor olmasının temel sebebi halkın önceliklerinin, demokratik kurumsallık içerisinde karşılanmasından kaynaklanmaktadır. Siyaset dışındaki bütün mücadelelerde, öncelikleri belirleyebilmek veya değiştirebilmek imkanı az ve veya çok vardır. Sadece siyasi mücadelede, halkın ortaya çıkan sorunlarının çözümünde, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasında öncelikleri yerine getirmek zorunludur.

Bu nedenle siyaset, bireyin kendisini, partisini, Ülkesini, dünyayı, değiştirip, geliştirmesi, dünya devletleri arasındaki en iyi yere ulaştırabilmek tutkusuyla yapılır.

Değişim, gelişim, kendisini aşmak ve yeniden üretmek siyasetin olmazsa olmazıdır. Siyasi partilerin halkı temsil etmeleri, alternatifliği, iktidara gelmeleri bu nedenlerle, kendilerinin, partilerinin, ülkelerinin değişimini, gelişimini sağlamalarına, öncelikleri yerine getirebilmelerine bağlıdır. Partiyi ele geçirmek veya elde tutmak yaklaşımlarına, kendi konumunu, kendi önceliklerini merkeze almaktan başka anlam yüklenememesi bu nedenledir. Ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin hedeflenmesiyle, Demokratik Hukuk Devletinin inşasıyla yaşanacak tutku, en zor olanın başarılması duygusunu hissettirebilecektir. Ve siyaset ancak bunun için yapılır.

Daha sağlıklı ve mutlu gelecek dileklerimle, kurban bayramınızı kutlarım.

Bu yazı toplam 1322 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.