1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. CHP'de yaşananlar dönüştüremediği siyaseti nedeniyledir
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP'de yaşananlar dönüştüremediği siyaseti nedeniyledir

A+A-

CHP Merkez yönetimi içerisinde bulunulan durumun sorumluluğunu yüklenmek zorundadır. CHP’nin içerisinde bulunduğu durum, lidere ve merkeze bağlı, parti içi dengelerle, nispi demokratik uygulamalarla sürdürdüğü siyaset nedeniyledir. CHP, Türkiye’nin demokratik dönüşüm döneminde yerine getirmesi gereken siyasi sorumluluğu, bütün koşullar elverişli olmasına rağmen, merkez yönetimin kendi konumunu merkeze almaktan vazgeçmemesi, partinin demokratik kurumsal dönüşümünü tamamlamaması nedeniyle yerine getiremedi.  24 Haziran sonrası, sorumluluğunu yerine getirilemediği ortaya çıkmasına rağmen kendi konumunu merkeze alan yaklaşımlarını sürdürmeye çalışması endişe vericidir. CHP Muhalefete mahkum olan siyasetiyle yüzleşemediği için sürüklendiği, umutsuzluğu, belirsizliği, gerilimi, bıkkınlığı, yorgunluğu aşamamaktadır. Türkiye’nin çözmek zorunda olduğu sorunları, karşılanması gereken ihtiyaç ve beklentileri karşılamayı sahiplenemediği için daha iyi bir gelecek güvencesi oluşturamamaktadır. CHP’nin kendisini aşmasına, yeniden üretmesine, alternatif hale gelmesine ihtiyaç vardır. Sürdürülen siyaseti benzeri siyasi alışkanlıklarla, değişik kadrolarla sürdürmenin demokratik dönüştürücü siyasetin temsilini sağlayamayacağı da ortaya çıkmıştır. CHP’nin sorunları yapısaldır. Yapısal demokratik kurumsal dönüşümünü tamamlayamadan, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil eder hale gelemeden aşılamayacağı kesinleşmiştir.

24 HAZİRANDA KARŞILAŞILAN GERÇEKLİK
Ana muhalefet partisi 24 Haziran seçimlerinin, Türkiye’nin demokratik dönüşüm döneminin, kırılma noktasında yapılan en önemli seçimler olduğunu bilmesine rağmen sorumluluğunu yerine getirmesini sağlayacak yapısal demokratik kurumsal dönüşümünü tamamlayamadı. Kendi konumunu merkeze alarak, belirleyiciliğini mutlaklaştırılmış şekliyle uygulayarak seçimlere katıldı. Türkiye’nin ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik ihtiyacının vazgeçilmez olduğunu biliyordu. Siyasi konumunu, Türkiye’nin içerisinde bulunduğu durumu sahiplenecek, daha iyiye taşıyabilecek hale getirmeden, siyasi alışkanlıklarını, yeniden sergileyerek sorumluluğunu yerine getirmeye kalkıştı. Değişen, gelişen, çeşitlenen sorunları, ihtiyaç ve beklentileri kendi konumunu, sürdürdüğü siyaseti demokratik dönüştürücü kurumsallığa taşımadan karşılamaya çalıştı. CHP Merkez yönetimin yetersizliği, kendisini tekrar etme hali, aynı siyasi alışkanlıklara sahip, benzer siyaseti sürdürebilecek Cumhurbaşkanı adayınca, daha dinamik olarak sergilenip 8 puan aşılınca paniğe kapıldı. Mutlaklaştırdığını sandığı konumunu, parti içi dengelere göre, nispi demokratik uygulamalarla koruyamayacağı endişesine kapıldı.  Yaklaşan yerel yönetim seçimlerinde kendisine uygun belirlemeler yapamama kaygısını gizleyemez hale geldi.

ÇARESİZLİĞİN SORUMLULUĞU
CHP siyasetinin yetersizliği en somut olarak, tutuklanmasına, tutukluyken milletvekili seçildiği halde tutukluluk halinin sonlanmamasına neden olduğu politikalarda ortaya çıktı. Bu sonucun yaşanmasını sağlayan yasalar CHP sayesinde düzenlenebilmişti.  Demokratik kurumsal dönüşümünü tamamlayamayan, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edemeyen CHP, kendi konumunu merkeze alan siyaseti nedeniyle, algılar üzerinden sürdürülen siyasi baskılarla baş edemedi.  Ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanması için yapılması gereken düzenlemeler yapılmadan milletvekili dokunulmazlığını sınırlayan değişikliği kabul etti.  Kendi konumunun açmazını ortaya çıkaran çaresizliğin hem kendi milletvekilinde hem de HDP milletvekillerinde yaşanmasına neden oldu. Aynı siyasi yetersizliği, vesayet sisteminin yerine inşa edilecek, Demokratik Hukuk Devletinin, en kapsamlı, en demokratik, en eşitlikçi, en çoğulcu yaklaşımlarla tamamlanmasını sağlayacak yeni anayasanın üretilmesi çalışmalarında sergiledi. Uzlaşılan ortak kabul edilebilirliğe ulaşılan her anayasa maddesinin uygulanmaya konulmasını sağlayarak, genişleyen demokratik ortamda ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanması yerine, mevcut durumun devamını sağlayacak eğilimler sergiledi. 

CHP’DE YAŞANANLAR
24 Haziran seçimlerinden sonra CHP’de yaşananlar, eski alışkanlıklarla, partiyi ele geçirme yaklaşımlarıyla, sürdürülen siyaseti, kendi kadrolarıyla sürdürme yarışı görünümünü aşamamaktadır. Sergilenen siyasetle yüzleşmek, yapısal demokratik dönüşümü tamamlamak hedefi ortaya konulamadığı için Cumhurbaşkanı adayının oluşturduğu enerji, heyecan, umut, bir üst düzeye, yerel alternatiflik hedefine taşınamamaktadır. Dönüştüremediği siyasetin neden olduğu başarısızlıklarla yüzleşmeyi göze alamayan merkez yönetim, kendilerinin mutlaklığına o kadar inanmış olmalı ki, aynı siyasi alışkanlıkları, bazı farklılıklarla benzer şekilde sergileyenleri, partiyi ele geçirmeye çalışan koltuk meraklıları, siyasi kariyer elde etme heveslileri  olarak tanımlayabilmektedir. Bu yaklaşımların kendi konumlarını korumaktan başka anlam taşımadığı, ayrıştırıcı gerginliği beslediği açıktır.

Bu yazı toplam 1470 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.