1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. CHP’NİN KOCAELİ ADAYLARI
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP’NİN KOCAELİ ADAYLARI

A+A-

Ana muhalefet partisi Kocaeli’de belirlediği adaylarını, seçimlerdeki oy oranlarına, kamuoyu araştırmalarına, kişisel tanınırlıklarına ve kabul görme ihtimallerine göre belirledi. Yapılan belirlemeler tartışılır olmakla birlikte Kocaeli’ de sergilenen siyasetle aşılabilecek sorun değildir. Kocaeli birikimi, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edebilecek, özgün yerel yönetim farklılığı olarak konumlanabilseydi, hem yerel yönetim alanında bu kadar etkisiz olunmaz, hem de merkez siyasetin kendisiyle yüzleşmesine, kendisini yeniden üretilmesine katkı sağlayabilirdi. Kocaeli’nin sanayi toplumu dinamikleriyle bütünleşmiş özgünlüğü, CHP’nin demokratik dönüştürücü siyaseti temsil ettiği 1970-80 döneminde, Leyla Atakan/Erol Köse yerel yönetimleriyle kentli yaşam hizmetlerine kavuşma özgünlüğünü başarabilmişti. Demokratik dönüştürücü siyasete en fazla yakınlaşıldığı 1989 döneminde ise Sefa Sirmen/Hikmet Erenkaya ile büyük şehir açılımlarının sağlanabilmesi farklılığına ulaşabilmişti. Her iki başarılı yerel pratiğin demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamaması CHP siyasetinin temel sorunudur. Bu temel sorun Kocaeli birikimleriyle de aşılamamış, partinin ele geçirilmesi yaklaşımlarıyla, popülist görünürlük, tanınırlık, kabul edilebilirlik anlayışıyla sürdürülmesine neden olmuştur.

CHP SİYASETİNİN KOCAELİ ÖZGÜNLÜĞÜ
Kocaeli kadrolarının özgün farklılığının ve yapabilirliğinin, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamaması, sadece Kocaeli siyasetinin hatası değil CHP siyasetinin temel hatasıdır. Temel hataların, her alanda yapılacak objektif yüzleşmelerle, yapısal demokratik kurumsal dönüşümlerle aşılabileceği,  dönemsel, stratejik, taktik hamlelerle düzeltilemeyeceği gerçektir ve her seçimde, her oylamada yaşanmaktadır. Demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamayan, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edemeyen, Türkiye ve dünya gerçekliğini içselleştiremeyen siyasi yaklaşımın, Türkiye’nin önünde dinamiklere sahip Kocaeli’ de başarılı olma şansı bulunmamaktadır. Sahip olduğu dinamiklerle Türkiye’nin önünde olan Kocaeli sürekli göç alan çekim alanı konumundadır ve Türkiye ortalamasının dinamik yönünü yansıtmaktadır.  Siyasetler tarafından bu özellikleri kapsamında, Türkiye’nin geleceğinin görünürlüğünü sağlayabilecek, daha iyi bir Türkiye hayallerinin üretilmesine neden olabilecek prototip olarak değerlendirilmesine ihtiyaç vardır. Kocaeli özgünlüğünü yansıtmamasına, alternatiflik ihtiyacını karşılayacak dinamikleri içselleştirilememesine rağmen CHP’nin Kocaeli adaylarının, iktidar partisi siyasetinin de demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamayan siyasi hatası nedeniyle, en az üç ilçede seçimleri kazanma ihtimali bulunmaktadır. Belirlenen adaylar, demokratik dönüştürücü siyaseti, demokratik kurumsal sürdürülebilirliği, kapsayıcı, demokratik, eşitlikçi, çoğulcu yaklaşımları gözetebilirlerse başarılı olabileceklerdir. 

YAKLAŞAN YEREL SEÇİMLERİN ÖZELLİĞİ
31 Mart 2019 yerel yönetim seçimlerinin en önemli özelliği, demokratik dönüşüm döneminin siyasetini karşılayamayacak siyasetlerle yapılabilecek olmasıdır. İktidar partisi de ana muhalefet partisi ve diğer partiler de demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlayamayan, lidere ve merkeze bağlı siyasi alışkanlıklarıyla belirledikleri adaylarla yarışacaklardır. Belirlenen adaylar, ne kadar donanımlı olurlarla olsunlar, kişisel karşılıkları ne olursa olsun, liderlerinin ve merkez siyasetlerinin temsilcileri konumundadırlar. Adaylar, halkın temsilcileri, demokratik dönüşüm döneminin ihtiyaçlarını karşılayacak temsilci vb. niteliklerini sergileyip, kapsayıcı, demokratik, eşitlikçi, çoğulcu kabul edilebilirlikler sağlayabilirlerse kazanmaya daha yakın olabileceklerdir.

YEREL SEÇİM BEKLENTİLERİ
31 Mart seçimleri CHP yönüyle, Türkiye gerçekliği üzerinden, alternatiflik ihtiyacının karşılanabilmesi anlayışıyla, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanması önceliğiyle değerlendirilememiştir. Genel Başkan belirlenen adayların tamamında kazanmaya yakın bulduğu adaylarla ilgili kararlılıklar sergilemiştir. Ekonomik/demokratik sıkışmışlığın oluşturduğu ihtiyaçları karşılayabilecek adayları ortaya çıkarmaya çalışmış olsa da belirlenenler halkın adayı konumunda değildirler. İktidar partisinin sürdürdüğü, demokratik kurumsal sürdürülebilirliği temsil edemeyen siyasi hata, ana muhalefet partisince aşılamadığı için kabul edilebilir adaylar üzerinden başarılara ulaşılmaya çalışılmaktadır. Benzer şekilde bütün siyasi partilerce sergilenen yaklaşımlar, belirleyici kadro siyasetinin, liderin ve merkezin belirleyici olduğu anlayışın sürdürülmesine yöneliktir. Halkın, demokratik dönüşüm döneminin ihtiyaçlarını karşılayamayan siyasetlere vereceği uyarı, seçim sonuçlarıyla ortaya çıkacaktır ve Türkiye siyaseti kendisiyle yüzleşme ve kendisini yeniden üretme sorunlarıyla karşı karşıya kalacaktır.  

Bu yazı toplam 1307 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.