1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. CHP’NİN YEREL YÖNETİM ANLAYIŞI
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP’NİN YEREL YÖNETİM ANLAYIŞI

A+A-

CHP, Türkiye’nin demokratik dönüşümünü sahiplenecek kararlılığı sergileyemediği için kazanacak adaylara ulaşarak başarılı olmaya çalışıyor. Demokratik dönüşümünü başarıp, yeniden yapılanmasını tamamlayabilseydi, 24 Haziran seçimlerinde ve 31 Mart yerel yönetim seçimlerinde ihtiyaç duyulan alternatiflik ihtiyacını karşılayabilecek, Türkiye’nin normalleşmesini sağlayabilecekti. Demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlayan siyasetle, iktidar hedefine kilitlenen yaklaşımlarla, toplumsal çekim alanı oluşturup, en kapsamlı, en demokratik, en eşitlikçi, en çoğulcu, Demokratik Hukuk Devletinin inşasının yapabilirliğini sağlayacak siyaseti temsil edebilecekti.

ALTERNATİF YEREL YÖNETİM ANLAYIŞI İHTİYACI

Demokratik dönüşüm döneminin sorunlarının çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasını sağlayacak siyaset eksikliği en fazla yerel yönetim alanlarında hissedilmektedir. İktidar partisinin “ hizmet belediyeciliği “ yaklaşımı yaşanan dönemin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediği için “ gönül belediyeciliği “ anlayışı ile 1994 döneminin belediyeciliğine vurgu yapan duyarlılıkla etkinleştirilmeye çalışılmaktadır.

Demokratik dönüşüm döneminin ihtiyaçlarının karşılanabilmesini sağlayacak alternatiflik ortaya çıkarılabilseydi, ana muhalefet partisi her yönetim birimi için en kapsamlı, en eşitlikçi, en demokratik kurullar oluşturarak, değerlendirmeler ve onaylar sağlayarak genel geçerli kabul edilebilirliklere ulaşabilirdi. Yerel yönetim adaylarının kendi anlayışını aşan ortak beklentiye dönüşen alternatiflik ihtiyacını karşılayabilecek demokratik mekanizmalarla belirlenmesini sağlayabilirdi. Alternatiflik beklentisi olanların katılıp, belirleyici olabileceği oylama ve onaylama mekanizmalarıyla, belirsizliklerin, gerilimlerin, kamplaşmanın azaltılmasını sağlayıp, normalleşmeyi görünür ve kabul edilebilir hale getirebilirdi.

BELİRLEYİCİ KADRO SİYASETİNİN AŞILMIŞLIĞI

Belirleyici kadro siyasetinin dönemini tamamladığı,  iktidar partisinin yetmezliğinin ortaya çıkmasıyla, ana muhalefet partisinin alternatiflik oluşturamamasıyla, son seçimlerde, toplumsal olaylarda ortaya çıkmıştı. İktidar partisi demokratik dönüşüm döneminin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyen siyasetini, güvenlikçi, milliyetçi, içe kapanık yönelimlerle aşmaya çalışıyor. Ana muhalefet partisi de benzer şekilde demokratik dönüşüm döneminin ihtiyaçlarını karşılayacak demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edemediği için başka bir içe kapanık siyasi eğilimle konumunu sürdürmeye çalışmaktadır. Türkiye’nin demokratik dönüşüm döneminde, güvenlikçi, milliyetçi, içe kapanık siyasi eğilimlere tabi olma hali, kilit parti haline getirme yaklaşımları belirsizliklerin, gerilimlerin, kamplaşmaların giderilmesini, normalleşmenin sağlanmasını olumsuz etkiliyor. Kürt, alevi, farklılıklar, inanç, ibadet, kılık, kıyafet sorunlarının demokratik, eşitlikçi, kapsayıcı yaklaşımlarla kabul edilebilirliğe, evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla sürdürülebilirliğe taşınmasına engel oluyor. İçe kapanma eğilimlerinin, güvenlikçi, milliyetçi duyarlılıkların, demokratik dönüşüm kapsamında esnekliğe ve demokratik kapsayıcılığa ulaşmasına zarar veriyor.

KENDİSİNİ TEKRAR EDEN SİYASET

İktidar partisi, demokratik kurumsal sürdürülebilirliği merkeze alamayan siyasi hatasını, baskın siyasete ulaşan gücünü korumaya çalışarak kabul edilebilirliğe taşımaya çalışıyor.  Ana muhalefet partisi ise demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamadığı siyasetini, karşıtlık üzerinden, iktidar partisinin hatalarını ve yanlışlarını öne çıkararak korumaya çalıyor. Türkiye’nin gerçekliğiyle, halkın beklentileriyle örtüşmeyen siyasetler nedeniyle istenilen ve beklenilen heyecanlar oluşturulamıyor. Eski alışkanlıklarla, göreceli başarılar sağlamak yaklaşımlarıyla hazırlanılan yerel yönetim seçimlerinin nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, genel geçerli kabul edilebilirlikler sağlayamayacağı görülebilmektedir. Seçimler sonrasında demokratik kurumsal dönüşüm ihtiyacı daha yoğunlaşmış olarak siyasi partilerin gündemlerine taşınabileceği için, tartışılmalar ve arayışlar devam edecektir.

Bu yazı toplam 673 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum