1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. ÇİFTLİK BANK VE DOLANDIRICILIK YÖNTEMLERİ!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

ÇİFTLİK BANK VE DOLANDIRICILIK YÖNTEMLERİ!

A+A-

Hani arada bir dolandırma yöntemleri ortaya çıkıyor ya, işte onlara reddiye yazan insanlarımız bu tür saadet zincirlerine paralarını kaptıranların “enayiliklerinden” bahsediyorlar, inanın ben o kanaatte değilim. Hiç de enayi değiller. O tür şebekelere paralarını kaptıran insanlar, kestirme yoldan zengin olmanın yol ve yöntemlerini arayan insanlardır. Helal ve meşru yollardan tedrici bir kazancı benimsemedikleri için bu tiplere müracaat ediyorlar ve kısa sürede zengin olmanın şehvetine kapılıyorlar. 
Evet, değerli dostlar,
Bunlara ilişkin tarih nelere şahitlik etmedi ki, 
Banka boşaltan kravatlı modern soygunculardan tutun, saadet zincirlerine, yanmaz kefen pazarlayanlara, sıratı hızlı geçiren terlik satıcılarına, cennet tapusu dağıtanlara, sözüm ona kimi kaptı-kaçtı kuyumculara, Jet Fadıllara ve hatta boğaz köprüsünü pazarlamaya çalışan Sülün Osmanlara varıncaya kadar envai çeşit soygunları gördük, yaşadık. Hem de defaetle...
Şimdiki ise, daha çocuksu ve daha akli... 
25 yaşındaki çocuk yaşta Ahmet Aydın adındaki tombik, bakmış ki memlekette sığır bol, sığır toplama vadi ile kısa sürede 77 bin "insanı" ağına düşürmeyi başarmış. Bu misal, aslında tencere-kapak misali ne de güzel birbirlerini bulmuşlar…
Eeee, gayrimeşru kazancın peşine düşüp bire/on kapmanın derdine düşersen olacağı budur. Adam sığır paralarını toplamış, sırra kadem basmış. 

Kısa yoldan zengin olmaya göz dikersen, kısa yoldan fakir olmayı da göze alacaksın kardeşim. Zira, kâr-zarar kardeştir. Öyle değil mi?

Ne yapalım? Ticaretinize razı olun. Tombike kâr; size zarar düşmüş. Ne de olsa ikisi de kardeş. Yani kâr-zarar kardeşliği...

Ne diyelim?

Allah akıl-fikir versin...

Şimdi, bu ve buna benzer dolandırıcılıklarda dolandırılanlara acımak mümkün mü?
Bu tür kıvrak zekâya sahip ikna kabiliyeti yüksek sahtekârlar, toplumun zayıf noktası olarak dini duyguları ve ekonomiyi seçiyorlar. Aslında bu iki yolla da temel hedefleri insanların cepleri. Bu iki yolla insanları kandırma ve onları sömürmek kolay olduğu bilincini taşıdıkları için bu yollara başvuruyorlar. 

Bu millet dini söylemler karşısında eriyerek ellerindeki paraları, altınları, yüzük ve bilezikleri ne varsa soyup din tüccarlarına teslim etmediler mi? Keza, ellerindeki ve avuçlarındaki ne varsa, kısa yoldan zengin olmak için sahtekârlara kaptıranlar olmadı mı? Dikkat ederseniz her ikisinde de kestirmeden kazanç elde etme arzu ve isteği var. Birinde piyangodan ve kestirmeden cennete girme arzu ve isteği, diğerinde de, aynı yol ve yöntemlerle zengin olma arzu ve isteği. Temelde ikisinde de menfaat devşirme arzu ve isteği yatmaktadır.  
Dedik ya,

Bunlar kıvrak zekâya sahip insanlar. Yasalardaki boşlukları da iyi biliyorlar. Kısa sürede yaptıkları yanlarında kâr kalacağını da biliyorlar, yüzleri de kızarmadığı ve Allah korkusu da taşımadıkları için her türlü şeytanlıklara rahatlıkla başvurabiliyorlar. 

Bu ve benzeri nitelikli dolandırıcılığın cezası ağır olması halinde bunlar bu yollara tevessül etmeyi göze alamazlar. Behemehâl gereken yasal düzenlemeler yapılmalı ve olası en ağır ceza bunlar için uygulanmalıdır.  Aksi taktirde, biri biter, diğerleri mantar gibi yeniden ortaya çıkar. Sonu da gelmez. Yani anlayacağınız, bu konuda Türkiye yasa boşluğu çiftliğine dönüşmemelidir. 

                                      
 

Bu yazı toplam 1312 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.