1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. ÇILDIRMAYA  AZ  KALDI,  DOKTORUM  NERDE?
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

ÇILDIRMAYA  AZ  KALDI,  DOKTORUM  NERDE?

A+A-

Dostlar,  nerden  başlasan,  nasıl  anlatsam  bilemiyorum.. Ancak  siz de  aynen  benim  gibi  bu  toplumun  içinde  yaşadığınıza  göre,  birbirimizi  anlamamız  çok  kolay  diye  düşünüyorum..                            Yaa  tamam,  bu  yeni  bir  şey  değil,  biz  hep  gergin  ve  kavgaya  hazır  insanların  yaşadığı  toplumuz anladık ta,  son  zamanlarda  şiraze  iyiden  iyiye  oynadı  gibi  geliyor  bana.. Sokakta,  toplu  taşımada, hastanede,  okullarda, komşu  günlerinde,  alışveriş  merkezlerinde,  çarşıda, pazarda  tehlike  büyük.. Gerçekten  bakın.. Tehlike  büyük.. Basit  bir  ağız  dalaşından  ne  olacak  gibi  bakmayın  gelişmelere.. Allah  esirgesin  sonu  kanlı  veya  ölümlü de  bitebiliyor.. Pek  çoğunuzda  olduğu  gibi  benim  bulunduğum  yerde  çok  güzel  analiz  yapabilme  ve  gözlemleme  gibi   bir  yanım  var.. Zaten  yazabilme  yeteneğinde de  bu yanımızın  büyük  katkısı  oluyor.. Bu  arada bir  kaç  kez,  Kocaeli  Üniversite  Hastanesine  toplu  taşıma  araçlarıyla  çıktım..Her  seferinde  kardeşim  yaa.. Her  seferinde  kavganın  kapısından  dönüldü.. Aracın  şoförü  acayip suratsız.. Müşteri  kavgaya  yer  arayan  cinsten.. Eeee  sonuç,  indir  yumruğu.. Arabaymış,  yolcular  varmış,  aralarında  küçük  çocuklarda  varmış.. Ne  gam..  Öfke  baldan  tatlı  ya,  gerisi  hikaye.. Arkadaşlarla  toplanıyoruz  örneğin.. Birisinin  söylediği  söz,  diğerine  her  nedense  ters  geliyor.. Haydi  bakalım.. Bu  söz  kime  söylendi.?  Neden  söylendi.?  Bana  mesaj mı  yoksa.? Başlıyor  tartışma  ve  büyüyor.. İnsanlar  kabalaşıyor  ve  yok  yere  küsüyorlar  birbirlerine.. Allah  Allah.. Bazen  acaba  deşarj mı  oluyorlar  diye  aklımdan  geçmiyor  değil.. Hani  çatacak  yer  aranırda  bulamayınca  karnı  şişer  insanların.. İşte  onun  gibi  bir  şey.. Yolda  gidiyorum.. Yanımdan  her geçen  genç  topluluğun  ağzımda   beynelmilel  olmuş  o  üzücü  küfür..( Ananı….)  Hem de  yerli  yersiz.. Adeta  ağız  alışkanlığı  olmuş.. Duyan mı  var.?  Gelip  geçenler  rahatsız  olurlar mı.? Ayıplarlar mı.?  Ne  gam.. Ağzın   kilidi  yok  ya.. Sinirli  olana  her  şey  mubah!! Arkadaşım  bir  alışveriş  merkezinde  öyle  görkemli  bir  kavgaya  şahit  olmuş ki,  ödü  patlamış  kadının.. Müşteri,  reyonda ki  kızla  başlamış  ağız  dalaşına  ve  bu  diğer  alışveriş  yapanlara  sıçramış.. Kavganın  boyutu  büyümüş..” Herkes  patlamaya  hazır  bomba   gibiydi.. Çok  şaşırdım  ve  şok  oldum.. Ne  oldu  bize  böyle,  adeta  deliriyoruz”  diye  anlattı  Hayriye  hanım.. Ya  hastanelerde ki  bekleme  kuyruklarında.. Hiç  itiraz  etmeyin.. Gidin  ve  kazara  bir  şey  sormak  için  doktorun  yanına  girmek  gafletinde  bulunan  bir  hastayla  diğerlerinin  nasıl  delirdiğine  şahit  olun.. Gerçi  hemen  hemen  çoğunuzun  şahit  olduğuna da  eminim.. Canlarım.. Belki  bu  yazdıklarım  olayların  ufacık  bir  örneği  ama  iş  gerçekten  ciddi.. Olduğundan  fazla  gergin  ve  sinirliyiz.. Toplumun  derdi  büyük  biliyorum.. Gelgelelim  kendimize  hakim  olamamaktan  korkuyorum.. Aklımıza  sen  mukayyet  ol  Allah’ım..

  Haydi  gelin  biraz  sohbetin  havasını  değiştirelim.. Gerçi  konunun  ana  yapısı  aynı ya..

Sizlere  1960  yılında  Elazığ’da  geçen  gerçek  bir  olayı  anlatmak  istiyorum.. Nurlarda  yatsın,  baba  dostu  Hasan  amaca  anlatmıştı..Yaşanan çok  ilginç  bir  olay  gerçekten..

*Yıl  1960..Elazığ  Akıl  Hastanesinden  personelin  bir  ihmali  sonucu  akıl  hastaları  kaçar.. Şehrin  cadde  ve  sokaklarına  dağılırlar..Hastaneden  toplam  423  deli  kaçmıştır.. Tabi ki  Mülki  makamlar  panikler  ve  Hastane  Başhekimine  koşup “Doktor  bey,  ne  yapacağız”  diye  sorarlar..O  zamanın  ünlü  doktoru  Mutemet  Bey,  bu  akıl  hastanesinin  Başhekimi  imiş.. Mutemet  bey  “  Bana  bir  düdük  verin  ve  arkama  yapışarak  gelin” der.. Doktor  önde,  diğerleri  arkasında  “ Trencilik”  oynayarak  “çuf  çuf”  nidalarıyla  şehri  dolaşmaya  başlarlar.. Başhekimin  tahmini  tutar.. Kaçan  bütün  deliler  bu  kuyruğa  girer,  vagon  olurlar..Lokomotif,  yani  Dr. Mutemet  bey  yönünü  hastaneye  çevirince  kaçan  tüm  deliler  hastaneye  dönmüş  olurlar..Sorun  çözüldüğü  için  Mülki  makamlar  ve  doktorlar  sorun  çözüldüğü  için,  delilerse  trencilik  oynayarak  hastaneye  döndükleri  için  hallerinden  çok  memnundular..Ancak  esas  sorun  akşam  yoklama  yapıldığında  ortaya  çıkar.. Hastaneye  trencilik  oynayarak  gelenlerin  sayısı  621  kişidir..!!

  Ya  işte  böyle.. Anlayacağınız  o  gün,  bu  gün  durumlar  vahim.. İşin  kötüsü  süper  doktor Mutemet  Bey de  Hakkın  Rahmetine  kavuşmuştur.. O  zaman  soramam  gayet  normal  değil mi.?   Çıldırmaya  az  kaldı,  doktorum  nerdeeee..?               

Bu yazı toplam 2211 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum