1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Çılgın proje
Çılgın proje

Çılgın proje

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın simülatör eşliğinde açıkladığı, kamuoyunun ‘çılgın proje’ olarak adlandırdığı Kanal İstanbul Projesi’ni hakkında herkes bir

A+A-

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın simülatör eşliğinde açıkladığı, kamuoyunun ‘çılgın proje’ olarak adlandırdığı Kanal İstanbul Projesi’ni hakkında herkes bir şeyler söyledi. Daha uzun sürede söylenmeye devam edilecek. Ben’de modaya uyup birkaç şey söylemek istiyorum.

İstanbul’un batısını 40-50 Km uzunluğundaki bir kanalla bölerek, Karadeniz ile Marmara Denizi’ni birleştirecek olan bu proje; 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na DSP’den aday olan Sayın Necdet Özkan’ın, Sayın Bülent Ecevit ile düzenlediği proje tanıtım toplantısında İstanbul Kanal Projesi adı ile tanıttığı proje ile tamamen aynıdır.

Şunu öncelikle belirtmek istiyorum ki, bu projenin yapılabilirliği vardır. Daha kısıtlı imkânlar ile 1861 yılında başlayıp 1869 yılında bitirilmiş Süveyş Kanalı gibi Dünya’da birçok örneği olan bu kanalın, bugünkü teknolojik imkânlar ile yapılması çok daha kolaydır.

Ancak, 20 milyar dolar civarında bir maliyeti olacağı tahmin edilen bu projenin, daha hesaplanmayan getirisinin ne olacağını iyi hesap etmek gerekir. Bir başka deyişle halkın cebinden çıkacak bu kadar maliyetin karşısında, bu projenin Türkiye’ye katkısı ne olacaktır.

Bugün binlerce kilometre boru hatları ile petrol ve doğalgaz Asya’dan Avrupa’ya taşınırken, Karadeniz petrolünü Akdeniz’e aktaracak ve boğazlardaki tanker trafiğini hafifletecek Samsun-Ceyhan petrol boru hattı inşaatı orta yerde dururken, İstanbul için tehlikeli olan petrol tankerlerinin İstanbul Boğazı dışından geçişini sağlamak için Kanal İstanbul Projesi’nin gerekli olduğunu söylemek, pek de inandırıcı değildir.

Ayrıca, Karadeniz’i Marmara Denizi’ne bağlayan İstanbul Boğazı’ndan daha uzun olacak olan bu kanal; deniz yolunu binlerce kilometre kısaltarak Hint Okyanus’u Akdeniz üzerinden Atlas Okyanus’a bağlayan Süveyş Kanalı ve benzerleri gibi mesafe ve zaman olarak tasarruf sağlayamayacağı da açıktır.

O zaman akıllara şu soru gelmektedir. Açlık sınırında olan milyonlarca insanın sorunlarını çözmeden, DSP’nin projesinin ismini ters çevirerek üstelikte tam seçim arifesinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu projeyi neden ortaya atmıştır?

Birilerinin dediği gibi kanalın geçeceği yerlerde birilerine rant aktarmak için mi bu projeyi ortaya atmıştır? Yoksa 20 milyar dolara ulaşan bir maliyetten yakınlarına pay mı aktaracaktır?

Bütün bunları zamana bırakarak projeye başka bir pencereden bakmak istiyorum. AK Parti çevrelerinin ‘çılgın’ olarak adlandırdığı bu proje bittiğinde, İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndaki geçişi düzenleyen, savaşta ve barışta uçak gemileri başta olmak üzere yardım amaçlı yük taşıyan gemiler hariç savaş gemilerinin Karadeniz’e geçmesine izin vermeyen Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Kanal İstanbul için de geçerli olacak mıdır?

Karadeniz’de kıyısı bulunmayan ülkelerin savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişini kısıtlayan, bu sözleşme nedeniyle yakın tarihte Gürcistan Rusya arasında çıkan çatışmalarda, Gürcistan’a yardım etmek isteyen Amerika Birleşik Devletleri donanması boğazlardan geçememiş, anlaşmaya göre kısıtlı tonajda geçen savaş gemileri de bir şey yapamadan geri dönmüşlerdi.

Bu olayları yan yana koyduğunuzda Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya attığı Kanal İstanbul Projesi ile Türk Halkı’na değil de Okyanus ötesindeki eş başkana şirin görünmek mi istemektedir? Diye akıllardan geçmiyor değil.

Eğer böyle ise Türkiye, Dünya barışını tehlikeye sokabilecek Karadeniz’de kıyısı bulunan ülkeler ile barışını bozacak bir çılgınlığa giriyor demektir. İkinci Dünya Savaşı’nın Almanya’nın çılgın lideri Hitler’in ihtiraslarından çıktığını düşünürsek işte o zaman bu proje, gelecekte sonuçları itibari ile adı gerçekten Çılgın Proje olarak tarihe geçecektir.

Ülkeyi yönetenlerin yönetiminde bulunan ülke kaynaklarını, kendilerini veya müttefiklerini tatmin etmek için çılgın projelerde kullanmak yerine ülkenin öncelikli sorunlarını çözecek, halkın refahının yükselmesine katkı sağlayacak, iç ve dış barışa katkısı olacak ‘büyük proje’lerde kullanmaları, hem kendileri için hem de insanlık için daha hayırlı olacaktır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.