1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. Çınarın Gölgesine bu yakışırdı..
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

Çınarın Gölgesine bu yakışırdı..

A+A-

Nihayet  cuma  akşamı  “Çınarın  Gölgesinde”  toplanarak  “Dün  ve  Bugün” ü  anlatan   kitabımın  tanıtımını  yapma  vakti  gelmişti. Sakin  bir  yapıya  sahip  olmama  rağmen  o  son  hafta  gözle  görünür  bir  gerginlik  yaşıyordum. Aklıma  olumsuz,  olumsuz  şeyler  musallat  oluyor   sanki   hafta  sonu  insanların  mazeretleri  çıkacak  salon  boş  kalacakmış  gibi  endişeler  içinde  bocalıyordum. Çünkü  bu  şekilde,  yani  şahsım  adına  yaptığım  ilk  davetim,  ilk  ev  sahipliğimdi  bu.     Tüm  duyurularımı  ve  davetlerimi   internet  üzerinden  arkadaş  gurupları  aracılığı  ile  yapmış, bu  gün  için  daha  fazla  bir  şeye  gerek  olmadığını   düşünmüştüm.  Daha  nasıl  yapılırdı ya,  onu da  bilmiyordum. KYÖD  yetkilileri  bana  sayı  sorduğunda  “ Vallahi  bilmiyorum.  Elli  kişide  olur,  yetmişte. Ama  daha  fazla  zannetmiyorum. Yine de siz  yüz  kişilik  hazırlanın  lütfen. Ne  olur,  ne                                    olmaz”  demiştim. Saatler  ilerledikçe  dostlarım  gelmeye  başladılar. Bendeyse  heyecan  tavan. Derken  kıymetli  misafirlerim  ellerinde   çiçekleriyle  teşrif  etmeye  başladılar. Bir  anda  salon  dolmaya,  her  yönden  bana  seslenenlerin  çoğaldığını  iyiden  iyiye  fark  etmeye  başladım.                Bu  arada  benim  çok  değerli  kardeşlerim,  kader  arkadaşlarım,  tüm  STK  lardan  oluşan  bir  gurup  dostum  bana  hiç  bir  iş  bırakmıyorlardı. Programı öylesine  sahiplenmişlerdi,  beni  ve  kitaplarımı yürekten  kopan  abla  kardeş   yaklaşımı  içinde   öylesine  ciddiye  almışlardı ki,  anlatacak  söz  bulamıyorum. Kimisi  misafirleri  karşılıyor,  kimisi  içinde  gerçeklerin  saklı  olduğu  kitabın  daha  fazla  kişi  tarafından  okunması  adına  satış  yapmaya  çalışıyordu. Onlara  nasıl  teşekkür  edeceğimi  bilemiyorum. Gerçi  onların  bu  katkıyı  sevgiyle  ve  kalben  yaptıklarını da  gayet  iyi  biliyordum.  Onları  çok  seviyorum, çok.  Saat  19.00’a  doğru  salon  inanılmayacak  derecede  dolmuştu. Misafirlere  hoş  geldin  demekten  programı  açmıyordum. Sevgili  kardeşim  Hüseyin  Erol  karşıdan  bana  “Hadi  abla”  dercesine bakıyordu. Ve  sonunda  yine  aramızdan  sevgili  Emine  Cebeci’nin  açılışı  yapmasıyla  tanıtım  programımız  başladı. Ben  zaten  o  haftayı  çok  duygu  dolu  geçirmiştim.  Kitabın  içindeki  kişiler  ve  olaylar  gözümden  geçtikçe  duygusallığım  artıyordu  sanırım.                               İlk  konuşmayı  İzmit  Kent  Konseyi  Başkanı  ve  eski  bir  dost  olarak  Hüseyin  Erol  yaptı. Sonra  Editör  sıfatıyla  Sayın  Ömer  Akın. Veee  sıra  bana  gelmişti. Otuz  seneye  yakın  insanlara  hitabeden  ve  onlara  konuşma  yolları  açan  ben  heyecanlı  ve  yaşları  göz  pınarlarında  dolu  dolu  mikrofonu  elime  aldım.  İlk  etapta  sahneden   salona  derin  bir  bakış  atma  fırsatı  buldum. Aman  Allah’ın  kimler  yoktu  kimler. Gölcük’ten,  Körfez’den,  Kartepe’den,  Darıca’dan  gelmişlerdi.  Vakti  müsait  olan  tüm  arzuladığım  kişiler  karşımdaydı. O  arada  sevgili  İlkin  Kılıçaslan elin de  kalem  kağıt  gelen  misafirlerimizin  adlarını  yazmaya  çalışıyordu. Onun  çabasını da  görünce  “Ah  be  Sevcan,  bu  can  insanlarla  geçirdiğin  yılların  boşa  gitmemiş  be  kızım”  dedim  kendime.  Hemen  hemen  bir  o  kadarda  nazikçe  mazeret  belirten   dostlarım  vardı,  onları da  gelmiş  gibi  sayıyorum  bilsinler. Çünkü  samimiyetlerine  yürekten  inanıyorum. Tabi ki  bilahare  kitap  alacaklarına da.                                    Ben  duygularıma  ve  göz  yaşlarıma  hakim  olamadan  yaptığım  konuşma  sonrası  sözü  sevgili  büyüğüm  İsmail  Kalkandelen  aldı. Küçük  ama  çok  anlamlı  bir  konuşmaydı  onun ki. Ardından  sevgili  dostlarım  Abdullah  Köktürk  ve  Gültekin  Görüm  öyle  güzel  sözlerle  anlam  kattılar ki  geceye,  o  salon  bir  anda  bütünleşti. Sadece   sevgi  ve  kardeşlik  kokuyordu,  buram  buram..                                        Bana   gecenin  ardından  sözlerine  sonsuz  saygı  gösterdiğim  birkaç  dostum  şöyle  dedi.                        “Sevcan  hanım,  sen  bu  kitap  tanıtım programında  kimsenin  yapamadığını  yaptın. Kardeşim  her  görüşten  insan  doluydu  gecende. Onları  bir  araya  getirmeyi  öyle  herkes  beceremez. Hem  bir  araya  geldiler, hem de  muhabbet  çok  iyiydi. İnan ki  seni kutlarız”. Bu  sözler  beni  nasıl  mutlu  etti  bilemezsiniz. Keşke  her zaman  böyle  ortamlar  çıksa  karşımıza.  Keşke  hep  yüzümüz  gülse,  birbirimizi  sevsek,  hoş  görsek. Katılarak  bana  güç  ve  destek  veren  tüm  dostlarıma  tekrar  tekrar  teşekkürlerimi   sunarım.  Ayrıca   katılan  STK  başkan  ve  üyelerine,  Kocaeli   basınından  kıymetli  kardeşlerime  minnettarım. Vee  canım  aileme  benim  zamansızlığımı   hoş  gördükleri  için  bir  kez  daha teşekkür  ederim. Değerli  komşularıma  iyi ki  varsınız,  acıda  tatlıda  birlikte  olmanın  huzurunu  yaşayalım  dostlarım,  demek  isterim.  Bu  kitapta  ilimizin  onlarca  çınarı  yer  alıyor.         Onları  kitabımla,  yani  yazılarımla  yad  etmek  vefa  borcumu  azda  olsa  ödemek  gibi  geliyor  bana. Ben  kitabın  gelirini  “Düşkün  ve  Yaşlıları Koruma Derneğine”  bırakmayı  düşünüyorum  derken,    derneğimin  temelinde  yer  alan  Ulu  Çınarlarıma   ithaf  ettiğimi de  söylemiş  oluyorum.                      Tüm  yaşanmışlıklarla  birlikte,  Çınarın  Gölgesinde  sonsuza  dek  yatacak  olan   Atalarımız  asla  unutulmamalı,  gelecek  nesle  onlarla  ilgili  bir  şeyler  bırakılmalıdır.  Peki  sadece  onlar mı?.  Hayatta  olan,  ancak  bu  fani  dünyada  insanlığa  güzellikler  sunan  herkesin  adı  ölümsüzleşmelidir.                                                                            Dilerim,  Çınarın Gölgesinde  bu  tadı  bulur,  dün  ve  bugünü  zevkle  okursunuz.

Bu yazı toplam 1269 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum