1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. ÇOCUĞUMA DOKUNMA…
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

ÇOCUĞUMA DOKUNMA…

A+A-

Sen  var ya  sen.. Bu  dünyaya  gelerek  insanları  can  evinden  vuran  çok  gereksiz  ve  utanmaz  bir  mahluksun.. Dünyada  senden  daha iğrenç,  adi,  rezil,  pislik,  yüzsüz  bir  canlı  yoktur..   Senin  adına  söylenecek  daha  o  kadar  çok  kötü  söz  var ki.. Yazımı  yazacağım  sayfayı  senin  iğrenç  vasıflarınla  doldurabilirim.. Neymiş  efendim.. Hastaymış  bu  ahlaksızlar.. Pedofili hastasıymış,  yani “sübyancı”.. Eğer  öyleyse  dahi,  bu  hastalığa  sahip  diye hoş mu görelim.. Sessiz mi  kalalım.?  Vah  vahhh,  bu  adam  pedofili  hastasıymış.. Ne  yapsın,  gayet  normal  bu  olanlar mı.? diyelim.. Şu  yaşanan  rezalete  bakar mısınız.? Yüzlerce  çocuk  yaşta  evlat  bu  sapıkların  kurbanı  oldu.. Hiç  bir  normal  anne  ve  baba  buna  duyarsız,  sessiz  veya  seyirci  kalamaz..
   Bakınız, Türkiye İstatistik  Kurumu’nun (TÜİK) Güvenlik  birimlerine  gelen  veya  getirilen  çocuklara ait  verilerine  göre  Türkiye’de  2014  yılında  1.377’si  erkek, 9.720’si  kız  çocuğu  olmak  üzere  12 bin  çocuk  cinsel suçlara maruz  kaldı.. Bu  çocukların  yüzde 58’ i  15-17 yaş  gurubu.. Yüzde 30’ u  12-14.. Yüzde  20’ si 11  yaş  ve  altı  çocukları  oluşturuyordu.. Şöyle bir  toparlayacak  olursak  bazı  önemli  kaynaklara  göre  son  on  yılda  cinsel  istismara  uğrayan  çocuk  sayısı  Türkiye’de  300  bine  yaklaşıyor..
  Görünen  tablo,  son  yıllarda  bu  yüzdelerin  çok  büyüdüğü   ve  onunla  birlikte  çocuk  yaş  guruplarının  oldukça  küçüldüğü  yönünde  endişelendiriyor  bizleri..
  Ne  bu  Allah  aşkına.?  Bu  cinsi  sapıklar  birden  bire  topraktan  bitmedi  ya. Demek ki  daha  öncede  bu  iğrençliği  uyguluyorlardı  ama  bilinmiyordu.. Çocuklarımız  patır  patır  tecavüze  ve  tacize  uğruyorlar.. Kızlı  erkekli  binlerce  yaralı  çocuk.. Bu  yavrucakların  suçu  ne.. Aileleri  ilgisiz  olabilirler.. Yoksul  olabilirler.. Veya  çeşitli  problem  olabilir  içlerinde.. Ancak  o  tertemiz  ruhlarını  kirletmeye,  karartmaya  yada  kin darlaştırmaya,  acımasız  birer  hasta  ruh  haline  dönüşmesine  sebebiyet  vermeye  kimsenin  hakkı  yoktur..
  Onlara  dokunarak,  minicik  bedenlerini  acıtmaya,  kirletmeyeyse,  susulmaz,  susulamaz.. Dünyaları  yıkıp  kavurur  ANALAR.. Pazartesi  günü  aylık  “Dernekler  Toplanıyor”  gününde  en  çok  üstünde  durulan  konu  bu  vahşetti.. Anaların  ve  tüm  kadınların  tepkisini  görmenizi  isterdim.. Ankara’ya  ellerinde  pankartlarla  yürüyerek  gitmek  isteyen  anne,  anneanne,  babaanneler  vardı.. O  sapık  ruhları  ellerine  geçirseler  gözlerini  kırpmadan  gebertirlerdi  mutlaka.. Bu  kadınlar ki,  karıncayı  incitmeye  korkan,  sevgi  dolu  insanlardır..  
Bir  çok  fikir  döküldü  ortaya.. Bazıları  beğenildi,  bazılarının  üzerinde  çalışılacak..  Vee  bizler de,  yani  katılımcı  tüm  dernekler  ve  üyeleri.. Hatta tanıdığımız  duyarlı  sade  vatandaş, kadın  erkek  ayırt  etmeden  bu  konuda  üzerimize  düşeni  yapacağız..
  Okurlarımın  ve  yetkililerin şunu  bilmesini  çok  isterim.. Biz  kadınlar  olarak,  yaşam  denen  olgunun  ne  denli  kıymetli  olduğunu  gayet  iyi  bilir,  onun  uğruna  ne  mücadeleler  veririz.. STK  ların  umumiyetle  amacı da  budur.. Ama  o  gün  gördüm ki,  anneler  o  canavar sapık  ruhların  aramızda  yaşamasına  karşılar.. Bu  kim  olursa  olsun.. İster  bir  aile  ferdi,  ister  öğretmen,  ister  cami  hocası.. Bunların  ceza  evlerinde  dahi  yaşamaya  hakları  olmadığı  düşüncesindeler.. Bir  zamanlar  gündeme  gelen  sonra  vaz  geçilen  “Kimyasal  Hadım  etme” uygulaması  yine  gündemde.. Ancak,  bu  sapıkları  durdurabilecek mi,  çok  merak  ediyorum.. Ama  şuna da  inanıyorum ki,  devlet  yetkilileri  bu  konuda  en  keskin  kararı  verecek,  bu  hasta  ruhlu  sapıkların  insanlar  arasında  dolanmasına  ve  yavrularımıza  musallat  olmasına  engel  olacaklardır.. Canı  yanan  ailelerinin de  acılarını  hafifletecek  ağır,  hem de  en  ağır  cezalarla,  bu  pisliklerin  hakkından  geleceklerdir.. 
  Bu  arada  bizlere,  daha  doğrusu  annelere  düşen  görevler  var  tabi ki.. En  önemlisi,  çocuklarımıza  kendilerini  korumaları  gerektiğini.. Herhangi  bir  biçimde  uğradığı  istismarı  bize  bildirmelerini,  özel  bazı  konuları  en  basit  dille  ve  ayıp  sözcüğünü  iyi  analiz  ederek  çocuklarımıza  anlatmasını  başarabilmeliyiz.. O  zaman  birazda  olsa  bilinçli  olmalarını  sağlar,  daha  huzurlu  olabiliriz.. Tek  kelimeyle,  Yüce  Yaratan  cümlemizi  böyle  sapık  kullarından  korusun.. Ve  halkımızı da  bu  suskunluk   uykusundan  bir  an  evvel  uyandırsın  dilerim.. Artık  bıçak  kemiğe  dayandı.. Ne  pahasına  olursa  olsun.. “ÇOCUKLARIMIZA  DOKUNMALARINI  ENGELLEYECEĞİZ” ..

Bu yazı toplam 1971 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum