1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Çocuklar sisten kurtulacak
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuklar sisten kurtulacak

A+A-
1 Kasım seçimleri gerekçe gösterilerek, bütün  Avrupa ülkeleri ile birlikte  kış saatine geçmeyişimiz büyük bir hataydı. Aslında Türkiye, 30 Ekim Cumartesiyi  31 Ekim Pazar’a bağlayan gece  saatlerimizi geri almalıydı. Ben de sabah çok erken saatlerde evden çıkan biriyim. İki haftadır, sabah saatlerinde okula giden küçük çocuklara üzülüyor ve kaygılanıyordum. Şu sıralar sabah saatlerinde çok yoğun sis var. Ayrıca sabah saat 07.00’de hava buz gibi oluyor. Bu gece saatler geri alınıyor. Pazartesi sabahından itibaren öğrenciler sis dağıldıktan, hava biraz ısındıktan sonra evden çıkacaklar. En çok işin bu tarafına seviniyorum. Bu gece yatmadan önce, saatlerinizi bir saat geri almayı unutmayın.
*MASKELİ SOYGUN BİZE GÖRE DEĞİL
Bizim kültürümüzde yolsuzluk vardır. Üç kağıtçılık, yankesicilik, dolandırıcılık, hırsızlık vardır. Son zamanlarda büyük kentlerde kapkaç olayları da görülür hale geldi. Ama bizim kültürümüzde “Maskeli ve silahlı soygun” yoktur. Bu tür gasp girişimlerini Amerikan filmlerinden biliriz. 
Bizim şehrimizde 10 gün içinde iki tane maskeli ve silahlı soygun olayı yaşandı. Biri Derince’de BİM market şubesine, diğeri Tütünçiftlik 95 Evler’de Hakmar Market şubesine yönelikti. Maskeli ve silahlı soyguncu, akşam hava karardıktan sonra, bisikletle geldiği market şubelerinde içeride müşteri olmamasına dikkat edip,  kasiyeri tehdit ederek kasadaki paraları topladı. Aslında artık insanlar üzerlerinde nakit taşımıyor, bir ekmek alsa bile, kredi kartı veriyor. Bu nedenle maskeli ve silahlı soyguncu,  soymaya girdiği marketlerin kasasından öyle yüklü paralar alamadı. 
Ancak bu tür olayların yayılması başlı başına bir tehlikedir. Maskeli ve silahlı soygunlarda, bu işe girişen kişinin niyeti öyle olmasa bile, cinayetler işlenebilir. Pek çok Amerikan filminde bu görülmüştür. Gece hava karardıktan sonra marketler silahla soyulursa,  halkın genel manada güveni sarsılır. Asayiş bozulur, huzur bozulur. Toplumsal travma başlar. Hava karardıktan sonra alışveriş yapacak dükkan bulamazsınız. 
Kocaeli Polisi, kısa aralıklarla ve aynı yöntemle Derince ve Tütünçiftlik’te gerçekleşen iki soygunun failinin aynı kişi olduğunu düşünüyor. Elbette elde bazı deliller var. Kamera kayıtları var. Ama bu iki soygunun özellikle üzerine gidilmesi, fail ya da faillerinin biran önce yakalanıp, adalete verilmesi gerekir. Maskeli ve silahlı market, dükkan soygunlarının artması, toplumsal yozlaşmanın en önemli göstergesi kabul edilmelidir.
*GECE YANMAYAN GÜNDÜZ YANAN LAMBALAR
“Yiğidi öldür, ama hakkını ver” derler. İlimizin elektrik dağıtım işini yapan Sedaş, bundan bir yıl önceki kadar başarısız, tembel değil. Uyarıları daha fazla dikkate alıyor, daha titiz çalışıyorlar. Ama Kocaeli’de elektrik sorununun tamamen bittiğini söylemek de mümkün değil. 
Hala kentin pek çok bölgesinden  “Yanmayan sokak lambaları” haberleri geliyor. Bu gece saatler geri alınacak.  Hava saat 17.00 sıralarında kararmış olacak. Okuldan çıkan, işten çıkan insanlar, evlerine karanlıkta gitmeye başlayacak. İlimizin pek çok bölgesinden yanmayan sokak lambası haberleri geliyor. Sedaş, ihbarlar üzerine arızalı ampulleri değiştirse de hepsine yetişemiyor. Kış mevsiminde kent genelinde bütün sokak lambalarının yanıyor olması son derece önemlidir. Bu arada İzmit’in ve ilimizin diğer bölgelerinin pek çok yerinde gün ışığında, öğlen vakti hiç sönmeden yanan sokak lambaları görüyorum. Bizim ülkemiz enerji fakiri bir ülke. Gündüz saatlerinde yanan sokak lambalarını gördükçe içim cız ediyor. Bu büyük bir israf. Umarım, Sedaş ekipleri, geceleri yanmayan bütün sokak lambalarını yanar hale getirirken, gündüz gün ışığında hiç sönmeden yanan bütün lambaları da onarmayı ihmal etmez.
*PTT ÖNCE KENDİ BİNASINI BİTİRSİN
Tamamını tatilde geçirdiğim ekim ayında da kentteki günlük gelişmeleri, özellikle bu gazetede yer alan haberleri yakından takip ettim. Tabi, 1 Kasım öncesi halka bol keseden vaatlerde bulunuldu. Hemen her şeyi kamulaştıran devletin elinde kalan son kamu kurumlarından biri PTT’dir. Öyle eskisi gibi mektup göndermek, bayram tebriği göndermek, telgraf çekmek falan yok. Ama buna rağmen, bizim toplumumuzda PTT önemli kurumdur. Pek çok kişi askerdeki çocuğuna, başka kentteki öğrenci evladına, PTT üzerinden havale gönderir. Çok sayıda emekli vatandaş,  işsizlik ödeneği alan vatandaş, parasını PTT şubelerinden alır. PTT’nin şubeleri bankalardan daha yaygındır. Her ilçede, kazada, hatta pek çok köyde PTT vardır.  Ama ne yazık ki özellikle son yıllarda ilimizde PTT hizmet kalitesi açısından çok gerilerde kaldı. Düşünün, vatandaşın en yakın dostu olarak bilinen posta dağıtıcıları bile artık taşeron işçisi durumunda. PTT’nin ilimizdeki şube ve bürolarında çok az personel çalıştırılıyor, vatandaşa iyi hizmet verilemiyor. Ama 1 Kasım öncesi PTT yetkilileri kente bir açıklama yaptılar. İzmit’in Kuruçeşme ve Bekirdere bölgelerinde iki büyük PTT merkezi kurulacağının sözünü verdiler. PTT, Kocaeli’de, İzmit’te bir hizmet yapacaksa, önce İzmit İstiklal Caddesi üzerindeki merkez binasını bitirsin. Üç yılı aşkın süredir bu binanın basit tadilat işi bitmedi. Sözde bu bina bitince PTT Kocaeli Baş Müdürlüğü, Gebze’den İzmit’e taşınacaktı. Yeni binada PTT bu şehre çok daha iyi hizmet verecekti. Ama İstiklal Caddesi üzerindeki bina bir türlü tamamlanamadı. Şimdi ortada bu gerçek dururken, “Biz Kuruçeşme ve Bekirdere Üçyol’da iki büyük merkez yapacağız” demek de hiç inandırıcı gelmiyor. 
*DERİNCE'DE SEÇİM ANALİZİ
Dün bu sütunlarda  İzmit ve Başiskele ilçelerinde 1 Kasım seçim sonuçları ile, önceki seçim sonuçlarını karşılaştırarak analiz yapmaya çalışmıştım. Bugün, bir ilçedeki sonuçları daha detaylı olarak süzgeçten geçirmek istiyorum. 
DERİNCE: İlimizin politik açıdan en hareketli ilçelerinden biri Derince’dir. AKP 1 Kasım’da Derince’de de bütün rakiplerini ezip geçti. AKP, 2011’deki genel seçimlerde Derince’de  (38.391) oy(%48.7) almış.  2014 yerel seçimlerinde ilçede çok büyük bir çekişme vardı. AKP adayı Bulut (35.347)(%42.4) oy almış. AKP’nin Derince’de 7 Haziran genel seçimlerindeki oyu (36.137) (%42.8). 1 Kasım’da ise (45.441) oy(%52) alınmış. Her yerde olduğu gibi, hiç kuşkusuz Derince’deki sonuç da Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgi ve güvenin göstergesi. 
CHP 30 Mart 2014’deki yerel seçimlerde Derince’de zirve yapmış.  CHP’nin 2011 genel seçimlerindeki oyu (22.593) (%28.6).  30 Mart 2014’deki yerel seçimlerde, adayının da kalitesi sayesinde CHP’nin Derince’deki oyu  (25.411)’e(%30.5) yükselmiş. 7 Haziran’da CHP, Derince’de geriliyor. (22.671) oy, (%26.9)Bir kısmının HDP’ye gittiğini söyleyebiliriz. Ama 1 Kasım’da CHP, Derince’de oran olarak 2011 genel seçimlerinin bile gerisine düşüyor(22.895 ) oy,(%26.2). Üstelik, Derince’de 7 Haziran’a göre, HDP oyları da gerilemiş. Sonuçlar, CHP’nin Derince’de ciddi sıkıntıları olduğunu gösteriyor.
MHP’nin Derince’deki durumu ise daha vahim. Partinin 2011 genel seçimlerindeki oyu  (10.537)(%13.4).  30 Mart 2014 yerel seçimlerinde (18.627)’ye (% 22.4) yükseliyor.  7 Haziran’da yerel seçime göre gerileme var(14.905) oy(%17.7). 1 Kasım’da ise,  büyük kayıp görüyoruz(11.906) oy(%13.6).
Derince’de 7 Haziran’dan 1 Kasım’a en çok eriyen parti Saadet Partisi. Saadet 7 Haziran’da (3.7551) oy(%4.5) almış. Tabi BBP ile birlikte. 1 Kasım’da Saadet’in (1.194)(%1.3);BBP’nin (490),(%0.6) oyu var.
HDP’nin Derince’de 7 Haziran’da (5.618) olan (%6.7) oyu da 1 Kasım’da  (4.508)’e (%5.2) gerilemiş. 
Derince, her seçimde her parti için önemlidir. Bu sonuçların çok iyi analiz edilmesi gerekir. İlçe ilçe sonuçların analizine devam edeceğiz.
*ANKETLERE NASIL İNANACAĞIZ
Biz anketlerin ve anket firmalarının sadece seçim dönemlerinde gerektiğini sanan bir toplumuz. Oysa,  anketler daha doğrusu Piyasa Araşırmaları (PİAR)  her zaman ve her kurum, sektör için önemlidir. Çağdaş ülkelerde bütün firmalar, kendi durumlarını ve geleceklerini değerlendirebilmek için, profesyonel firmalarla çalışırlar. Elde edilen sonuçlara güvenilir ve bunlara göre pozisyonlar alınır. 
Türkiye’de anketler, piyasa araştırmaları çok baştan savma yapılıyor. Ucuz elemanların eline kağıt kalem veriliyor, çık sokakta şu kadar insana şu soruları sor deniliyor. Bizim sokaktaki insanımız, bırakın karşısına çıkan anketörün sorularına samimi yanıtlar vermeyi, kendisine uzatılan broşürü almaktan bile korkuyor. Anketör işini ciddiye almıyor, anketörün soru sorduğu denek bu işin ciddiyetini önemsemiyor. Sonuçta da ortaya gerçeği yansıtmayan veriler çıkıyor. 
1 Kasım seçimlerinde bütün anket firmaları yanıldı. AKP’nin yüzde 45’in üzerine çıkacağını ön gören bir tane veri yoktu. HDP’nin baraj sınırına bu kadar yaklaşacağını gören de çıkmadı. 
Anketler, yani PİAR çalışmaları,  Türkiye’de son yıllarda çok sözü edilen  (AR-GE)’nin de temelini oluşturur. Sağlıklı PİAR yapılamıyorsa, sağlıklı ARGE sonuçlarına da ulaşamazsınız. Bu açıdan bakarsanız, 1 Kasım seçimlerindeki tablo,  Türkiye’deki ARGE çalışmaları açısından ve bütün sektörler-kurumlar açısından son derece kaygı vericidir. Elde yanlış verilerle yola çıkarsanız,  her alanda çuvallarsınız. Türkiye’nin bu anket sektöründe çok daha ciddi firmalara ihtiyacı bulunuyor.
*ASLINDA İLK BENDEN DUYACAKSINIZ
Geçen gün, değerli dost, Fırıncılar Odası Başkanı  Ali Sarı ziyarete geldi. Kendisine, “Ekmek fiyatı ucuz kaldı. Siz kıpırdanmaya başlamışsınızdır. Yakında ekmek fiyatına zam var mı?”diye sordum. Açık yüreklilikle, “Kaliteli unun fiyatı çok yükseldi. Ayrıca işçilik maliyetleri çok arttı. Ekmek fiyatına zam kaçınılmaz” dedi. Ekmek gramajını düşüremeyeceklerini, bu nedenle fiyatı yükselteceklerini anlattı, “Emin olun kar eden fırın yok. Zaten  30 bin  yoksul aileye indirimli fiyattan ekmek veriyoruz. Doğru dürüst usta bulmakta zorlanıyoruz” diye anlattı. 
Sarı’nın anlattıklarını özetleyip,  “Ekmek zammına hazır olun” başlıklı bir yazı yazmıştım. İki gün üst üste  siyasi konular araya girdi, bu sütunlar doldu. Bu yüzden o ekmek zammı geliyor yazısını  ertelemek zorunda kalmıştım. Dün zam  haberi açıklandı. Benim Ali Sarı’nın ağzından öğrendiğim bilgileri içeren yazım, elimde kaldı. Aslında  ben de bu zammın bu kadar çabuk hayata geçirilmesini beklemiyordum. O yazıyı çıkartıp, dün akşam saatlerinde bu yazıyı koydum. Zamanlamayı doğru yapabilsem, ekmek fiyatının artacağını, iki gün önce benden öğrenecektiniz. 
Bu yazı toplam 759 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.