1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Çocuklara kurban kesimini izletmeyin!
Çocuklara kurban kesimini izletmeyin!

Çocuklara kurban kesimini izletmeyin!

Bayramlar hepimiz için çok özel günlerdir. Bayram yetişkinler için dinlenme, gezi, alışveriş anlamına gelirken çocuklar için de özel bir mutluluk kaynağıdır. Bayramlar çocukların gözünde yeni

A+A-

Bayramlar hepimiz için çok özel günlerdir. Bayram yetişkinler için dinlenme, gezi, alışveriş anlamına gelirken çocuklar için de özel bir mutluluk kaynağıdır. Bayramlar çocukların gözünde yeni giysiler, yeni ayakkabılar, bayram harçlıkları, şekerler-çikolatalar, hediyeler yanında isteklerin çok daha kolay yapıldığı günler olarak hatıralarda kalır.

Bayramlar en eski zamanlardan bu yana, bir topluma ait olmak, bütünün parçası olmak, hep beraber aynı coşkuyu, heyecanı paylaşmak demektir. Bayramlarda işe gidilmez, çalışılmaz ama tam bir tatil de değildir. Büyüklerin evinde, tüm akrabaların bir araya gelip, güzel yemekler hazırlayıp, temiz ve özenli giyindikleri bayram sofraları, çocukların kendilerini güvenli hissettiği, kimlik oluşumuna katkıda bulunduğu, bütünün parçası olma duygusunu geliştirdikleri yerlerdir.

KURBAN KESİMİ ÇOCUKLARIN ALIŞIK OLDUĞU GÖRÜNTÜLER DEĞİL!

Acıbadem Kocaeli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Kaya, kurban kesim töreninin kanlı bir süreç olması nedeniyle çocukların alışık olduğu görüntüler olmadığını, bu nedenle kurban bayramı boyunca çocukların oldukça hassas olan psikolojilerinin bozulmaması için anne babaların dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.

Kırsal kesimde hayvanlarla, doğayla haşır neşir olan çocuklar için hayvanların kesilip yenilmesi, son derece doğal ve sıradan olabilir. Şehirlerdeki çocuk içinse; çok merak uyandıran, bir o kadar da korkutucu bir deneyimdir. Çocuklar doğaları gereği, hayvanları tanımak, beslemek, korumak, ilgilenmek isterler. Aileler de bunu onaylar ve destekler. Yolda görülen kediler, kuşlar, köpekler mutlaka incelenir, anneye gösterilir, dönüp dönüp bakılır.

ÇOCUKLAR EVCİL HAYVANLARININ ÖLMESİNİ ANLAMAKTA ZOLANIYORLAR

Araştırmalar çocukların ölümü yetişkinlere benzer bir şekilde kavrayabilmesinin gerek okul öncesi dönemde gerekse ilköğretim çağında mümkün olmadığını ve ölüme ilişkin deneyimlerin çocuk için zor baş edilen deneyimler olduğunu göstermektedir. Örneğin çocuklar çok sevdikleri evcil hayvanların ölümünü anlamakta zorlanırlar ve bu nedenle çok üzülürler. Çocukların küçük yaşta ölüme şahit olmaları, önemli düzeyde tedirginlik ve rahatsızlık yaratmaktadır.

KURBAN KESİLİRKEN ÇOCUKALRDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Çocukların kurban kesiminden psikolojik olarak olumsuz etkilenmemesi için şunlara dikkat edilmelidir:

Çocuklar kurban kesimini izlemeye zorlanmamalıdır.

Özellikle okul öncesi (6 yaş öncesi hatta daha iyisi 10 yaş) çocukların kurban kesimini izlememesi gerekir. Çocuklar 8 yaşından başlayarak kurban kesilmesinin anlamını kavrayabilirler ama 10 yaş öncesinde ölüme ilişkin kavrayışları yetersiz olduğu için yine de rahatsız olabilirler.

Kaç yaşında olursa olsun, çocuk veya yetişkin hiç kimse bu töreni izlemek için zorlanmamalıdır. Kurbanın kanı anlına sürülmemelidir.

11 YAŞINDAN İTİBAREN KURBAN KESİMİ İZLENEBİLİR

11 yaşından sonra çocuk istiyorsa uzaktan izleyebilir. Bu bazen bir güç-dayanıklılık gösterisi olarak, kendini ispat için yapılabilir.  Gerçekleri bilsin, ileride o da yapacak diye çocuğu zorlamak tüm hayatı etkileyen üzücü anılara sebep olabilir. Ölümle, ayrılıkla, kayıpla yüzleşmek gereklidir fakat bunu birden bire ve küçücükken yapmak yarar değil, ciddi zarar getirir. Normal et yemesine rağmen kurban eti yiyemeyen, çiğ et kokusundan rahatsız olan, ete dokunamayıp, kesemeyen, hatta hiç et yiyemeyen insanlar az değildir. Çoğunun da kötü bir kurban bayramı öyküsü vardır. Bu çocuklarda et yememe, yemek yememe, aileye yapışma, çeşitli korkular, nefes alamama, ağlamalar, uykuda sıçrama-sayıklamalar olabilir. Sıcak, yumuşak davranıp, soru sormasına müsaade etmek, güven vermek yararlı olacaktır. Yine de sıkıntılar sürerse psikiyatrik yardım alınmalıdır

Çocukların yanında kurban kesiminin konuşulması ve ayrıntılı olarak anlatılmasından kaçınılmalıdır.

Eskiden kurbanlık hayvanlar günler, aylar öncesi alınıp, evde beslenilirdi. Çocuklar da hemen sevgiyle bağlanır, besler, isim koyar ve sahiplenirdi. Kınalar yakılıp süslenen, özenle en iyi yiyecekler verilen bu kutsal hayvanın kurbanlık olduğunu çocuk ya bilmez ya da bilip de anlamını kavrayamazsa, ailesinin onu günü gelince kurban etmesini çok travmatik yaşayacaktır.

Ailenin çocuğun üzüntüsüyle alay etmesi, umursamaması, “unutur, çocuktur” diye yaklaşılması uygun değildir. Çocuk bu süreci anlayamayacak kadar küçükse; eve erken kurban almamak ve ya çocuğu yaklaştırmamak uygundur

Çocukların bir süredir baktıkları ve bir ilişki kurdukları hayvanların kesilmesi, 10 yaşından küçük çocuklar için özellikle rahatsız edicidir. Bu nedenle kurbanlık hayvan ya evde beslenmemeli, ya da kesileceği çocuğa dürüstçe anlatılmalıdır. Bu aşamada çocuğun yaşına göre açıklama yapılması ve kullanılan kelimelerin özenle seçilmesi önemlidir. “Uykuya daldı”, “Zaten ölecekti” “Kaza oldu” gibi açıklamalar kullanılmamalıdır. Özellikle çocuğa haber verilmeden kesilen bir hayvanın daha sonra çocuğa yine haber verilmeden, “Kestik ve bak ne güzel yedik” gibi açıklamalarla yedirilmesi çocuklar açısından çok rahatsız edicidir.

Çocuklar hangi yaşta olursa olsunlar, istemiyorlarsa kurban eti yemeye zorlanmamalıdırlar.

Çocukların duygularını anlatmalarına izin verilmelidir. “Erkekler ağlamaz” gibi ifadeler kullanılmamalı ve çocukların anlattıkları dikkatle dinlenmelidir. Çocuğun üzüntüsüne ve yas tutmasına anne baba ve diğer aile üyeleri saygı ve ilgi göstermelidir. Üzüntüsünü paylaşırken “Boşver”, “Seneye yenisini alırız” gibi geçiştirici cümleler sarfedilmemelidir. Televizyon kanalları kurban kesimlerine ilişkin görüntüleri, kan ya da parçalanmış hayvan görüntülerini vermekten kaçınmalıdır. Anne ve babalar da çocuklarını bu görüntülerden uzak tutmalıdırlar. Kurban Bayramı sırasında yaşananların, çocuğu çok etkilediği ve davranışlarında önemli değişikliklere neden olduğu (örn., uyuyamama, yemek yememe gibi) görülürse bir uzmana danışılmasında yarar vardır.

Bu haber toplam 1014 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.