• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Kocaeli 12 °C

ÇOCUKLARIN GELECEĞİNDEN ENDİŞELİYİM…

Sevcan TAMER
Tüm  dünya  ülkelerinde   zaman  zaman  çirkin  ve  vahşi  yüzünü  gösteren  terör,  bizim ülkemizde  ard  arda   can  almayı  sürdürüyor.. Üzülüyoruz,  kahroluyoruz,  canımız  çok  acıyor..  Ancak,   vatan  sevgimizin  her  sevginin  önüne  geçmesi   yegane   tesellimiz  olunca,   tek  ses  ve  tek  yürek  olarak   bir  özlü  söz  üzerinde   birleşiyoruz.. 
“ Şehitler  Ölmez,  Vatan  Bölünmez”.. Ardından,  bu  kötü  ve   sevimsiz  kara  bulutların   ülkemizin  üzerinden  bir  an  önce  kalkması  için   sabırla  beklemeye  alıştırıyoruz  kendimizi.
Bu  arada  her  zaman  söylediğimiz  gibi   malumunuz,  hayat  devam  ediyor.. Savaşıyoruz, mücadele  ediyoruz,  umudumuzu  yitirmeden    ülkemizin  bu  pisliklerden  temizleneceği  günleri  bekliyor  ve  çevremizde   göze  batan  toplumsal  meseleleri   tartışmak  istiyoruz..
  Mesela  benim  bu  ara  yine  gözüme  iğne  gibi  batan,   yeni  yetişen  çocuklarımız..
Varlıklısıyla,  varlıksızıyla  bütün  gelişme  çağındaki  çocuklarımız..  Öyle  örnekleriyle  karşılaşıyorum ki,  endişelenmemek  elde  değil..Yani  bizim  ülkemizde  topyekun  çocukların   hayata  bakış  açısını   konuşacak  olursak,  belki  farkına  varabiliriz.. Hele de  objektif  bakıp, gerçeği  görme   isteğiyle   yaklaşırsak,  çok  daha  açık  ve  net  görmeyi   becerebiliriz.. 
Beyler  bir  dikkat  eder misiniz,  sosyal  ve  ekonomik  yaşamı  ne  olursa  olsun  ülkemizin  büyük  çoğunluğunu  teşkil  eden  çocuklarımız  ne  yazık ki,  doyumsuz.. Ben  bizzat  gözlemledim.. Evet,  doyumsuz,  tutumsuz  ve   düşüncesiz.. İstedikleri  sadece  arzularının  gerçekleşmesi.. Bu  arzuların   nasıl  ve  nereden  karşılanacağı  ise  pek  umurlarında  değil..
İzliyorum.. Her  ailenin  aldığı  yer  ve  marka  değişebilir  mutlaka  ama  hepsi  istiyor, daima  istiyor.. Hele de  maddi  durumu  iyiyse  hiç  doymuyor.. Devamlı  yenilerini   görüyor  ve aldırıyor..  Ancak  alınan  pahalı  oyuncaklardan  veya  diğer  şeylerden  kısa  bir  süre  içinde  sıkılıyor.. Anne  ve  babasından  hediye  bekleyen  ve  bu  beklenti  içinde  egoistleşen  çocukların  sayısı  hiç de  az  değil.. Diğerleriyse,  yaşadığımız  global   dünyanın  teknolojik mucizeleri  olan  iletişim  araçlarının,   insanın  içini  gıcıklayan  görüntülerinin  gazabından  payını  alıyor  ve  hayal  dünyasının   altında  ezilmekten  kurtulamıyorlar..  Eeee  çocuk  onlar.. Çoğu  gençliğe  atmış  adımını.. Heves  ediyorlar,  o  imkanlardan  yararlanmak  istiyorlar.. Ve  bu  imkansız  arzuları  adına  ailelerini  üzüyorlar.. Hem de  çok  üzüyorlar.. Genele  inecek  olursak bazı  gerçekler  daha da  netleşiyor..  Tabiatıyla   çocukların  bu  yapıya  bürünmesinin  başta  ailesi  olmak    üzere  bir  çok  etkenleri  olduğunun  farkına  varıyorsunuz.. Ben  uzun  yıllardır,  başta  ihtiyaç  sahibi  ailelerin  çocukları  olmak  üzere  tüm  çocukların  gözlerinin  önünde ki  rengarenk  sanal  ve  yalan  bir  dünya  olmasından  çok  rahatsız  olduğumu  söyledim  durdum.. Günümüzün  olmazsa  olmazı  olan  televizyonun,  belli  noktalarda  nedenli  tehlikeler  doğura  bileceğini  anlatmaya  çalıştım..Çünkü   her  kitleden  onlarca  anne  veya  babayla  dertleştim.. Çocuklarına  nasıl  yetemediklerinin  hüznünü  gördüm,  yaşadım.. Bir  anne  göz  yaşları  içinde  anlatıyor..
“ Sevcan  ablacım  hasbelkader  bir  televizyonumuz  oldu.. Tamam da  hiç  iyi  olmadı.. Reklam  saatinde  çocuklar  oturuyorlar  önüne.. Televizyona  çıkan  o  güzel  ve  pahalı  yiyeceklerden,  çikolatalardan  istiyorlar.. Hele  sucuklara   bayılıyorlar.. Nerdeyse  camı  yalayacaklar..İyi de  çok  paradır  onlar,  ben  nasıl  alabilirim.. Çocuk  onalar  Sevcan  abla  anlamıyorlar  işte..  İlle de  al  anne  diye  ağlıyorlar.. Sonra  giysiler, evler..
Mutlu  mutlu  yaşayan  neşeli  insanlar,  çok  imrendiriyor  onları.. Oğlan   13  yaşına  geldi.. Evden  kaçarda   bu  alemlere  özenip   kayar  elimden  diye  çok  ama  çokk  korkuyorum” 
Doğruuu.. Yalan  hiç  bir  kelime  varmı  hacer  hanımın  anlattıklarında.?  Her  çeşit    özenti   adına   evinden  kaçan  bir  çok  çocuk  bu  girdap  içinde  yok  olup  gitmedi mi.?  Gitti.. Hem de  göz  göre  göre  gitti.. Ve  ne  yazık ki  gitmeye  devam  ediyor..
 Televizyonda  dönen  reklamlar.. Işıltılı  vitrinler.. Çocuklarına  iyilik  yaptıklarını  sanarak  hediyelere  boğan  aileler..Daha  ne  olsun..  Bunlar  çocukların  parayı  nasıl  kazanırım  değil de,  nasıl  harcarımı  düşünmeleri  için  biçilmiş  kaftan..
Evet  sevgili  okurlar.. Ne  yapıp  yapıp  çocuğu  bu  yaşam  felsefesinden de,  özentilerin  açacağı  felaketlerden de  kurtarmalıyız.. Yoksa   çocukların  yarınlara   vuracağı  damgalar  silik   ve  yetersiz  olur..  Doğrusu  bu  ya.. Benim  gözümle  bakınca  çocukların  geleceğinden   ve  yarınlara  hazırlanışlarından  endişelenmemek  mümkün  değil..  
Bu yazı toplam 450 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37