• BIST 107.206
  • Altın 143,247
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli 21 °C

Çocuklarınızla Bilim Merkezi’ne gidin

İsmet ÇİĞİT
Ben geçenlerde biraz da mecburen gittim. Gazetenin eski baskı makinasını, Büyükşehir Belediyesi’nin nisan ayında açmaya hazırlandığı Seka Kağıt Müzesi’nin matbaa bölümüne hibe etmiştik. O eski makinası nasıl yerinden söküp, tekrar monte ettiklerini görmek için gittim. 

Nisan ayında açılması planlanan Seka Kağıt Müzesi, Sekapark alanı içindeki Bilim Merkezi ile aynı binada. Büyükşehir Belediyesi, Seka’dan kalan eski binalardan birini restore etmiş, yenilemiş. Ön tarafı Bilim Merkezi, arka tarafı Kağıt Müzesi.. Bilim Merkezi’nin içine girince gerçekten şaşırdım. Çok güzel hazırlanmış. Şimdi, bir adım daha atılıyor.  Bilim Merkezi’nin içinde  “Dinamik Dünya Galerisi” isimli yeni bir bölüm kurulmuş. Yarından itibaren açılacak. 
Aslında ilimizdeki bütün okulların, bir program içinde öğrencilerini bu merkeze getirmesi gerektiğini düşünüyorum. Burada uzayı tanımak mümkün. Bizim eğitim sistemimizde çocuklara formül ezberlettirilerek öğretilen Fizik, Kimya konularını pratikte görmek mümkün. Gezegenlerin uzaydaki dizilişi, dünyanın güneş etrafında dönüşü. Her şey burada çok güzel anlatılıyor.. 
Ailelerin de özellikle ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklarıyla Bilim Merkezi’ni gezmelerini tavsiye ediyorum. Geçen yaz sonunda Büyükşehir Belediyesi Bilim Merkezi’nin çimle kaplı geniş bahçesine teleskoplar getirmiş, insanların yıldızları izlemesini sağlamıştı. Umarım önümüzdeki yaz da böyle bir organizasyon yaparlar. Ama Bilim Merkezi, bu haliyle de bu kent için önemli bir kazanım. Nisan ayında Kağıt Müzesi açıldıktan sonra çok daha cazip hale gelecek. Ama şimdi de ailelerin çocuklarıyla paldır kültür AVM’lere gitmek yerine, tatil günlerinde Bilim Merkezi’ni ziyaret etmelerini samimiyetle tavsiye ederim.

*Gölcük Belediyesi doğru bir iş yaptı
Gölcük’te de otopark sıkıntısı var. Büyükşehir Belediyesi, ilçe merkezinde 150 araç kapasiteli bir kapalı otopark yapmıştı. Büyükşehir, bu otoparkın işletmesini Gölcük Belediyesi’ne devretti. Gölcük Belediyesi de meclisten oy birliği ile karar alıp, bu otoparkı yıllık 72 bin TL kira bedeli ile Gölcükspor Kulübüne işletsin diye devretmiş.
Çok doğru bir karar. 150 araç kapasiteli kapalı otopark Gölcükspor’u uçurtmaz. Ama önemli bir gelir sağlamasına katkı verecektir. Aslında, Türkiye’de hemen hemen bütün belediyeler, kendi sorumluluk alanlarındaki bazı tesisleri, kendi şehirlerinin-ya da ilçelerinin- spor kulüplerine veriyorlar. Bu nedenle, Gölcük Belediyesi’ni kutluyorum. 
Büyükşehir Belediyesi, bırakın müteahhidin elinden aldığı şehir merkezindeki otopark işini, aylarca bedava işlettikten sonra paralı hale getirdiği eski Valilik bahçesindeki otoparkı bile Kocaelispor’a vermedi. Kocaelispor’a vermedi,  Birlikspor’a versin. Birlikspor için, deniz dolgusu yapanlardan, çevreyi kirletenlerden para istemek yerine, otopark işletmesi ile katkı sağlansın. Büyükşehir Belediyesi otopark işletecek, araçlardan 3-5 TL para alacak da ihya mı olacak?.. Gölcük Belediyesi’ni, Gölcükspor kulübüne haklı ve yasal bir katkı sağlamak adına otopark binasını kulübe verdiği için kutluyorum. 

*Karabalık’la sohbet
Kartepe Belediyesi’nin eski ve ilk Belediye Başkanı Şükrü Karabalık’la dostluğumuz, eğitimci olduğu dönemlerden başlar. Suadiye Belediye Başkanı olduğu dönemde gelişen dostluk, Kartepe Belediye Başkanlığı döneminde pekişmiştir. 
Şükrü Karabalık, Kocaeli siyasetinde benim tanıdığım en nazik, en beyefendi, en karşılıklı konuşulabilir kişilerin başında gelir. Suadiye Belediye Başkanı olup, bu kadar zarif, nazik kalmak pek kolay değildir de Karabalık başarmıştır. Siyaset içinde pekçok zorlukla karşılaştı. Daha sonra, partisi tarafından harcandı, çok istemesine rağmen yeniden aday gösterilmedi. Karabalık şimdilerde yiyecek-içecek sektöründe bu kentin önemli ve yükselen işadamlarından biri. Hiç kendini bozmadı. Aslında istemek, talip olmak hakkıydı ama, geçen yılki iki genel seçimde de milletvekili aday adayı olmadı. Kenarda bekliyor. Siyaset hırsı hala içinde var. Ama anladığım kadarıyla uygun zamanı bekliyor.
Değerli dost Şükrü Karabalık geçen gün akşam saatlerinde geldi. Pekçok kent sorunundan, özellikle trafikten sohbet ettik. Karabalık’ın gazetede beni ziyaret ettiği saatlerde Sarımeşe Hipodromu’nda Valilik Kupası at yarışı koşuluyordu. Şükrü Bey, “Hakkını vermek lazım. Sarımeşe’deki hipodromun kurulmasında, açılmasında İsmet Çiğit’in desteğinin büyük payı vardır” dedi. Bu hipodrom için, başkanlığı döneminde dönemin Tarım ve Hayvancılık Bakanı ile nasıl didiştiğini anlattı. “Hipodrom yapıldıysa,  bir İsmet Çiğit’in, bir de bu işi gerçekten çok sıkı takip eden Muzaffer Baştopçu’nun çabalarına borçluyuz. O hipodromun Kartepe ilçesine çok yakıştığına inanıyorum” diye konuştu. 
Doğrusu ruhum okşandı. Karabalık’ın sözleri çok hoşuma gitti. Sarımeşe Hipodromu, bugün turizm hareketliliği açısından Kartepe ilçesinin en önemli kurumudur. Umarım, gelişmesine de katkı sağlanır.

*Bu millete diz çöktüremezler 
Elbette kendi içimizde, demokrasi ve hukuk kuralları içinde tartışacağız. 
Türkiye nasıl bu hale geldi?.. Nasıl Ortadoğu bataklığının içine çekildik?..Hani, seçimden güçlü, tek başına bir iktidar çıktığı zaman bu ülkede sorunlar bitecek,  terör sonlanacaktı?.. 
Son zamanlarda neredeyse hiç iyi haber üretilmiyor bu ülkede. Çarşamba akşamı bir kez daha büyük bir şok yaşadık. Ülkenin başkentinde, göbeğinde, Meclis’in,  Genelkurmay’ın burnunun dibinde bomba patlatılıyor. Hani bizim devletimizin güçlü istihbaratı?.. 
Bütün bunları kendi içimizde, gerekirse sert biçimde tartışacağız, tartışmalıyız. Ama diz çökmek?.. Terör, Türkiye’ye diz çöktürmek istiyor. Hepimizi yıldırmak, hepimizi korkutmak istiyor. İşte, bunu başarmaları mümkün değil. Ulusça teröre karşı daha fazla kenetleneceğiz. Ulusça, terörü daha büyük bir şiddetle kınayacak, bu güzel vatanın bu terör tehdidinden kurtulması, terörün tamamen temizlenmesi için hepimiz el ele vereceğiz. Öfke var, elbette büyük acı var. Ama yılgınlık olmamalı.. 
HDP NEDEN İMZALAMIYOR ?
Ankara’nın göbeğinde patlatılan bomba, o sırada toplantı halinde olan TBMM Genel Kurulunda da bütün şiddetiyle duyulmuş.. Olayın ilk ayrıntıları ortaya çıktıktan sonra, Meclis’te terörü kınayan ortak bildiri hazırlanmasına karar verilmiş.. Metni gördüm.  Ulusun birliği konusundaki, terörle mücadele konusundaki kararlılığı vurguluyor, hayatını kaybedenlere başsağlığı dileniyor, terör bütün unsurları ile lanetlenip, kınanıyor.
Meclis’teki 4 partiden üçünün, AK Parti, CHP ve MHP’nin grup başkan vekilleri metnin altına imza koyuyorlar. HDP, “Metnin üslubunu beğenmedim” diyerek yan çiziyor..
Bugüne kadar HDP’nin demokratik çizgi üzerinde kalarak verdiği mücadelelerin çoğunu desteklemişimdir. Ama Ankara’nın göbeğinde bomba patlayacak, insanlar ölecek, Türkiye’nin istikrarı, bütünlüğü hedef alınacak. Terörü bütün unsurları ile kınayan bir bildiri yazılacak ve bunun altına imza konulmayacak. 
HDP’liler bilmeli ki, onları Meclis’e terör örgütleri, teröristler sokmadı. Bu ülkenin teröre bulaşmamış bütün insanları, terörü lanetlerken, HDP’nin içinde çok fazla da bir şey olmayan ama, topyekün terörü kınayan bir metne imza koymamasını anlayamıyorum.  Nasıl bir süre önce “Barış” bildirisine imza koyan akademisyenlerin lanetlenmesine itiraz etmişsem, bunu özgürlüklere ve demokrasiye karşı haksızlık olarak değerlendirmişsem; Ankara’daki terör olayının ardından Meclis’te sıcağı sıcağına hazırlanan teröre lanet bildirisine imza koymayan HDP’yi de aynı şekilde kınıyorum. 
*Bu köprüde bir hata var
D-100 karayolu üzerinde, Symbol Yaşam Merkezi önünde köprülü kavşak yapılırken, bir yılı aşkın süreyle tam bir işkence yaşadık. Ben Alikahya’da oturuyorum. Her gün o güzergahtan gidip geliyorum. Trafikte tıkandıkça, “Olsun. Hele bu köprülü kavşak bitsin, bu sıkıntı da bitecek” diyerek kendimi sakinleştirdim. Kavanlar, köprüyü yaptı. Sonra Büyükşehir çevre yollarını bitirdi. Yapılan işin maddi değeri 80 milyon TL’yi buluyor. Ama ortaya çıkan sonuç bence fiyaskodur.
Tramvay yolu inşaatı, Yahya Kaptan’ın içindeki yolları bitirdi. D-100’ü mecburen kullanıyorum. 80 milyon TL harcanarak köprü yapıldı ama, sıkıntı bitmedi. Eskiden tek ışıklı kavşakta bekliyordum. Şimdi, 3-4 tane ışıklı kavşakta bekliyorum. Trafik saçma bir düzen içinde akıyor. Hangi yönden araç gelecek anlayamıyorsunuz. Hele Kentsa Fabrikaları bölgesinden Alikahya’ya giriş çıkış, tam bir saçmalık yumağı. D-100’e çıkarken bir tabela var: Ankara-Adapazarı” yönünü gösteriyor. Ama o tabelanın bulunduğu yerde Adapazarı yönüne gidiş yok. O halde bu tabelayı neden koydular. Kentsa kavşağındaki giriş çıkışın hiçbir düzeni yok. Pirelli’den, Metro’dan,  Mobesko’dan çıkan araçların İzmit’e dönüşü yok. Symbol’den çıkıp, İzmit’e dönecek araçlar köprü yapılmadan önceki güzergahı izlemek zorunda kalıyorlar. 
Bu kadar para neden harcandı da, bu köprü neden yapıldı diye her gün düşünüyorum. Projede bir yanlışlık olduğunu sanıyorum. Bu arada,  D-100’e paralel, Yahya Kaptan’a giriş çıkış için yeni bir yol daha yapılıyor. Bu da çok yavaş gidiyor. Büyükşehir yetkilileri, “Hele o yol da bitsin,  proje o zaman tamamlanacak. O zaman dediğin aksaklıklar ortadan kalkacak” diyorlar. Bekleyelim bakalım. Hele o yol da bitsin ne olacak.
Bu arada bir kez daha tekrarlıyorum. D-100 üzerinde, Yahya Kaptan kavşağında yayaların yolu karşıdan karşıya geçmesi için trafik ışıkları durduğu sürece, bu proje bir işe yaramayacaktır. Öncelikli olan D-100 üzerinde, Yahya Kaptan kavşağında mutlaka ve biran önce bir yaya geçidinin yapılması şarttır. Bu konuda henüz hiçbir çalışma görmüyorum. 

*İğneli koltukta 5 yıl
Dün sabah iki konuğum vardı. AK Parti İzmit İlçe Başkanı Ali Korkmaz ile,  İzmit Belediye Meclisi üyesi, bir dönem İzmit İlçe Başkanlığına aday olup kongrede Hüseyin Yusuf’a kaybeden İbrahim Elgin..
Uzun uzun sohbet ettik. Korkmaz ve Elgin, bu şehri seven, bu şehrin geleceğini, kendi siyasi geleceklerinin önüne koyabilen iki değerli insandır benim gözümde. Pekçok konuda aynı düşündüğümüzü gördüm. Ali Korkmaz, “2 Mart 2011’de atama ile İzmit İlçe Başkanı olmuştum. 5 yılı deviriyorum” dedi.
O dönemler gözümün önünden geçti. Nedim Arsal İzmit İlçe Başkanı. Sözünü esirgemeyen, gerektiğinde kendi partisini, kendi partisinin Belediye Başkanını eleştirebilen, ele avuca sığmaz bir genç. Arsal’ın döneminde teşkilat bir hayli karışmıştı. Sonra, O’nu milletvekilliği aday adaylığına ikna edip, görevinden istifa ettirdiler. Ali Korkmaz, kent kamuoyunda çok fazla tanınan, ismi bilinen biri değildi. Ama teşkilatın referansı ile, İlçe Başkanı atandı. İki kongre geçirdi. Korkmaz İlçe Başkanlığını aldığında partinin İzmit’teki oy oranı yüzde 41 civarındaydı. Şimdilerde yüzde 50’yi buldu. 
Çok fazla ön plana çıkmayan, hiçbir zaman ortalığı kırıp dökmeyen, hep sakin ve uzlaşmacı konumda kalmayı başarmış önemli bir siyasetçi olduğunu düşünüyorum Korkmaz’ın. Siyasetteki hedeflerini sordum; “2017’ye kadar bu görevim sürecek. Sonrası kısmet” dedi. Bu sözlerinden de anlaşılıyor ki, Korkmaz siyaseti gayet iyi öğrenmiş. Ama kabul etmek lazım. Çok zor bir dönemde, üzeri iğnelerle dolu bir koltuğa oturdu Ali Korkmaz. Kendisine has sakin,  uzlaşmacı ve kenti seven tutumu ile, teşkilata kendisini kabul ettirdi. Başarılı oldu. Bence, AK Parti içinde bu kentte siyaseten önü en açık isimlerden biridir.

İbrahim Elgin ve Ali Korkmaz, dün sabah konuğumdu.(Fotoğraf:Ayşegül Kalaycı)
Bu yazı toplam 987 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37