• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli 6 °C

Çok erken değil erken seçim

İsmet ÇİĞİT
7 Haziran gecesi seçim sonuçları ortaya çıktığında çok açık şekilde gözüken gerçekler vardı.
Birincisi, hiçbir siyasi parti tek başına iktidar olamamıştı. Oluşan Meclis aritmetiği içinde çeşitli koalisyon formülleri elbette vardı. Ama bu koalisyon formüllerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde bile, bu meclisin, bu aritmetikle 4 yıllık normal süresini tamamlaması, yani 2019’a kadar yeni bir genel seçim olmadan gidilmesi mümkün değildi. 
Anayasa’nın açık hükümleri var.. Cumhurbaşkanı’nın, seçimde en çok oy alan partinin Genel Başkanı’na hükümet kurma görevini vermesi, bir yasal zorunluluk değil. Temayül..
Yüksek Seçim Kurulu 7 Haziran seçimlerinin kesin sonuçlarını açıkladı, Meclis toplandı, milletvekilleri yemin etti, Meclis Başkanı seçildi, Meclis Başkanlık divanı oluşturuldu. Cumhurbaşkanı, beklendiği gibi seçimden birinci çıkan AKP’nin Genel Başkanı Davutoğlu’na 63 ncü hükümeti kurma görevini verdi. Görevlendirme ile birlikte 45 günlük süre başladı. Bu 45 günlük süre içinde yeni hükümet kurulamazsa, Cumhurbaşkanı, ülkeyi erken seçime götürme yetkisine sahip. 
Mevcut Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da bu yetkisini kullanacağından kimsenin şüphesi olmasa gerektir.
…………
63 ncü hükümeti kurmakla görevlendirilen Ahmet Davutoğlu, bir yandan ülkenin birden bire ağırlaşan sorunlarıyla Başbakan olarak uğraşırken, diğer yandan 63 ncü hükümeti kurmakla görevli Başbakan adayı olarak CHP ile koalisyon pazarlıklarını götürüyor. Yükü bir hayli ağır.. Koalisyon görüşmeleri yavaş gidiyor ama, zaman yerinde durmuyor, hızla akıyor.
AKP-CHP pazarlığından sonuç çıkmazsa, AKP bir de MHP ile ortaklık deneyecektir ki, bu hem hakkıdır, hem de siyasetin bu aşamasındaki doğru tavırdır. Yine temayüllere göre, eğer Ahmet Davutoğlu bu tablo içinden bir koalisyon hükümeti kuramayacağına kanaat getirip, görevi Cumhurbaşkanı’na iade ederse; yasal zorunluluk olmasa da siyasi temayüller gereği Cumhurbaşkanının bu kez seçimden 2 nci çıkan partinin, yani CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na 63 ncü hükümeti kurma görevi vermesi gerekir. 
Tabii, bu çok sıkıntılı bir durum. Kılıçdaroğlu, Saray’a gitmiyor.. Cumhurbaşkanı  63 ncü hükümeti kurma görevini  bir pastanede verecek değil.. Zaten görünen o ki, hükümeti kurma görevi Davutoğılu’nun elindeyken, 45 günlük süre de dolmuş olacak. Gerçekçi olmak gerekir.. Davutoğlu görevi iade etse, Cumhurbaşkanı bir şekilde Kılıçdaroğlu’nu 63 ncü hükümeti kurmakla görevlendirse, CHP liderinin bu matematik içinden hükümet kuracak formül bulması mümkün değil.. CHP ile HDP’nin sayıları yetseydi,  Kılıçdaroğlu hükümet kurabilirdi.  Ama böyle bir tablo yok.
…………
Bu durumda seçim kaçınılmaz oluyor.. Türkiye, 7 Haziran’dan sonra ortaya çıkan bu siyasi tablo içinde eğer normal şartlar içinde kalmış olsaydı, hepimiz “Aman bir an önce seçim yapılsın da bu iş bitsin” diyecektik. Kasım sonu ya da aralık başında yapılacak bir “Çok erken” seçimde ortaya farklı bir siyasi tablo çıkmayacağını bile bile, bu çok erken seçimi hepimiz destekleyecektik. Çünkü, seçimden farklı bir siyasi tablo çıkmasa bile, artık bu ikinci seçimin ardından mevcut siyaset aktörleri bir koalisyon hükümeti kurmaya mecbur kalacaklar, Cumhurbaşkanı da “AKP tek başına iktidar olana kadar seçime devam” saplantısını bırakmak zorunda kalacaktı. 
Türkiye normal kulvarda gidiyor olsa, hiç kuşkusuz biran önce çok erken seçim hepimizin tercihi haline gelirdi. Ama hepimiz biliyoruz ki, Türkiye normal koşullar içinden geçmiyor.. Bir yandan terör hortladı, barış dönemi sona erdi. Diğer taraftan ekonomi her geçen gün daha kötüye gidiyor. 8 Haziran sabahı toplumdaki kutuplaşmaya bağlı gerilim gevşemişken, şimdilerde eskisinden daha kötü hale geliyor. 
……….
Bu durumda, Türkiye’nin Meclis’te çoğunluğa dayanmayan bir hükümet tarafından yönetilmesi elbette mümkün değildir. Halen görevde olan 62 nci hükümetin pek çok bakanı milletvekili bile değildir. Bu hükümetin Meclis’ten yasa geçirmesi mümkün değildir. Türkiye, bu zor şartlar içinde böyle bir hükümetle yola devam edemez. Ama “Hemen seçim” de çare olarak görünmüyor. Barış süreci konusunda yeni bir karar verilmesi gerekiyor. Ülkenin 2016 bütçesini hazırlamak lazım. 
Bu durumda yeni bir formül ortaya çıkıyor.. “Çok erken” değil ama, “Erken seçim” seçeneği.. 
Çok erken-kasım sonu aralık başı- bir seçim yapılması halinde bu seçim çok gergin geçecektir. Katılım düşük olacaktır. Siyasi tabloda da önemli bir değişiklik olmayacaktır. 
Ama bir şekilde, CHP veya MHP’nin, ya da her ikisinin çok makul birkaç şart koyarak Davutoğlu başkanlığında bir azınlık hükümetine onay vermesi mümkündür. Böyle bir formül uygulanırken, şimdiden çok erken olmayan, makul bir erken seçimin tarihi de konulabilir..Bu tarih, 20016 yılının mart ya da nisan ayı olabilir.. 
Taşlar yerine oturur. Siyasi partiler çok aceleye getirilmeden kongrelerini yapar. Kasım ya da aralıkta yapılacak bir seçimde partilerin aday listeleri hazırlamasında çok sıkıntılar yaşanacaktır. Ama mart veya nisan ayında yapılacak bir makul erken seçimde adayların yeniden belirlenmesi mümkündür. Hatta CHP,  ilimiz dahil her bölgede ön seçim yapabilir.. 
Barış sürecinin bundan sonraki yönü belirlenir. Ekonomideki kan kaybına en azından pansuman yapılır. Belki yıllardır çok yanlış bir rotada ilerleyen dış politikada bazı rötuşlar yapılır. 2016 bütçesi hazırlanır. Halk siyasi partilerin, liderlerin tavrını, politikalarını biraz daha net şekilde görmeye başlar. Terör önlenir, seçimler güven altına alınır.. 
………..
Sanki bu formül, yani “Çok erken değil, ama tarihi belirlenmiş bir erken seçim” formülü  içinden geçtiğimiz ortamda en akla yakın formül gibi duruyor.. Kasım sonu ya da aralık ayı başında yapılacak çok erken bir seçimin Türkiye’nin durumunu çok daha sıkıntılı hale getireceğinden korkuyorum. Belli koşullarla desteklenecek bir azınlık hükümeti ile seçimi önümüzdeki ilkbahara taşımanın Türkiye için görünür gelecekteki en sağlıklı formül olacağına inanıyorum.
Bu yazı toplam 164 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37