1. HABERLER

  2. MEDYA

  3. Çok insanın huzurunu bozuyorlar
Çok insanın huzurunu bozuyorlar

Çok insanın huzurunu bozuyorlar

Gün geçmiyor ki, bir dostum, bir tanıdığım hatta bir okurum arayıp, dert yanmasın.

A+A-

Bu kentte kendilerine “Gazeteci” diyen tipler türedi. Çoğu, iki kelimeyi bir araya getiremeyen, Türkçesi bozuk, imla kurallarını zerre kadar bilmeyen cahil, cühela tipler.  Hiçbir gazetede tutunamadılar, farklı isimlerle sözüm ona “İnternet gazetesi” kurdular.

Yaptıkları habercilik falan değil. Açıkça, insanları tehdit ediyorlar. Şantaj yapıyorlar. Dostlarım arıyor, “Falanca internet sitesinden beni aradılar. Para istediler. Vermezsem, hakkımda haber yazacaklarmış. Ne yapayım. Sen bunları tanırsın, ne olur bana yardım et.”

Bir başkası arıyor, “Filanca internet sitesinde benimle ilgili abuk sabuk haberler çıkmış. Tamamı yalan, iftira. Ben şimdi ne yapacağım?”

Henüz sizin başınıza gelmemiş olabilir. Ama bu olaylar bizim ilimizde çok fazlalaştı. İnternet sitesi kuran saldırıya geçiyor. Tehditler, şantajlar havada uçuşuyor. Herkes, kendisine yönelik bir saldırı gelince işin vahametinin farkına varıyor. Ama durum gerçekten vahim. İnternetin dünyanın ve Türkiye’nin başka hiçbir yerinde bizim ilimizdeki kadar çirkin, kötü kullanıldığını sanmıyorum.

Çok sık belirtiyorum. Ben internetten tamamen uzağım. Bu gazetenin internet sitesine bile katkım yok. Çok ender olaylar dışında,  bir konuda araştırma yapmak dışında internetle işim yok. Bir de Bilyoner’e, TDK’ya falan bakarım.

Ama herkesin hayatı internet olmuş. İnternet sitesi kurup açmak gayet kolay. Herhangi bir nedenle açtığınız internet sitesi kapatılsa, hemen isim değiştirip başkasını açabiliyorsunuz. Bir de şu sakınca var. Herhangi bir internet sitesinde sizinle ilgili tamamen olumsuz ve tamamen yalan bir haber çıktı diyelim. Hukuk mücadelesi vermez, bunu sildirmezseniz,  yıllar boyunca arama motoruna isminiz yazıldığı zaman sizinle ilgili o haber araştıranın önüne çıkıyor.

Artık kız isteyip, verirken bile, insanlar birbirini internet sitesinde araştırıyor. Düşünün, bir uyduruk sitede size iftira atılmış. Sizin hakkınızda ticari veya sosyal bir konuda biri araştırma yapacak. Bu haber araştıranın önüne geliyor. Ticari işletmeler hakkında, özellikle yiyecek-içecek satan işyerleri hakkında kafası bozulan internet sitesi yöneticisi çamur atıyor. İşadamlarına şantaj yapılıyor. Şantaja pabuç bırakmayanın vay haline. Hakkında yazılmadık iftira bırakılmıyor.

MUTLAKA YASAL DÜZENLEME YAPILMALI

Bu konu gerçekten çok can yakmaya başladı.  “Dinime küfreden Müslüman olsa” diye bir söz vardır. Hayatları boyunca her türlü ahlaksızlığı yapanlar, insanların ailelerine saldırıyor. İş dünyasındaki veya siyasetteki itibarlarını beş paralık ediyorlar.

Böyle bir şeyi bir gazete yapsa, bir televizyon kanalı yapsa, yasal olarak çanına ot tıkarsınız. Ama internet sitelerinin yaptığı yanına kalıyor. Beni arayıp yardım isteyen internet mağdurlarına, “Bir avukatla konuşun. Hukuk mücadelesine girin. Karşınızdaki insanlar oturulup konuşulacak türden değil.” ya da “Hiç üzülmeyin, kafaya takmayın. Kim ne yazarsa yazsın.” diyorum.

Ama bu işin artık bir kurala bağlanması lazım. Bu işin disiplin altına alınması lazım. İnsanların haysiyeti ile aile hayatı ile iş hayatı ile böyle oynanmasının, insanların şantaja, tehdide kurban edilmesinin hukuken önlenmesi lazım. Belki de bu kentte bu konuda iş dünyasının; siyasetçilerin, gerçek ve dürüst gazetecilerin topyekün bir mücadeleye başlaması lazım.

KAĞIT GAZETEYE SAHİP ÇIKIN

Bu kentte yaşayan insanlar, yerel habere düşkündür. Bu kentin genlerinde yerel haberlere karşı bir merak, ilgi vardır. Elbette biliyor ve kabul ediyorum. Elinizdeki bu gazete dahil yerel gazetelerin hiç biri eski kıvamında değil. Biz eskiden çok daha afacan, çok daha araştırmacı ve çok daha bağımsız gazetecilik yapardık. Şimdiki yerel gazeteler okuru pek tatmin etmiyor. Kent okuru da biraz dedikoduya meraklı. İnternet sitelerinin hepsini her gün dolaşıp, dedikodu arayanlar var.

Ama asıl olan kağıt gazeteye sahip çıkmaktır. Bakın, şehir içi taşıma fiyatı bile 2.50 TL oldu. Bir poğaça 2 TL. Hala yerel gazeteler 75 kuruş, 1 TL.  Kabul ediyorum, haberleri internetten daha çabuk öğrenebiliyorsunuz. Ama bırakın habere 2-3 saat geç öğrenin. Doğru yerden öğrenin. Kağıt gazetenize sahip çıkın. İnternet sitelerinin küstahlıkları karşısında sessiz şeytan olmaktan kendinizi kurtarın.

Bugün bir başkasını üzen, hayatını karartan yalanlar, iftiralar yarın sizin başınıza gelebilir.

Ben ısrar ediyorum. Gazetecilik kağıt üzerinde kalacaktır. Gazetecilik kağıt gazetelerde gerçek değerini bulacak, bir gün eski itibarına mutlaka kavuşacaktır.  Televizyon çıktı,  “Sinema bitti. Sinemaya kim gider.” dediler. Şimdilerde sinema televizyonlardan çok daha itibarlı.

Bütün insanlık, habere mümkün olduğu kadar çabuk ulaşmanın yolunu arıyor. Buna elbette hak veriyorum. Ama yine bütün insanlık, haberin doğrusunu arıyor. Kağıt gazeteler bu açıdan önemlidir. Sorumlulukları vardır. Kendilerini çevreleyen kurallar, yasalar vardır. Bir kağıt gazetede size haksızlık yapılsa, hemen ertesi gün tekzip yayınlatabilir, dava açabilirsiniz.

İnternet gazeteciliğinde iftira haber havaya yazılıyor. Bir insan haksız yere lekeleniyor ve o leke yıllar boyu her yerde yüzüne vurulabiliyor.

Bu meslekten ekmek yemek isteyen, kendisini gazeteci olarak tanımlayan bütün arkadaşlarıma sesleniyorum. Bir gün için kendinizi hakkında iftira haberler yazdığınız, karaladığınız, şantaj yaptığınız insanların yerine koyun. Birisi size bunu yapsa ne düşünürsünüz. Ne hale gelirsiniz?

Yapmayın bu kötülükleri. Bu mesleği bu kadar itibarsızlaştırmayın… Ama internette, ama kağıtta gazetecilik yapan herkesin, bu mesleğin ilkelerine ahlak kurallarına saygılı olması şarttır. İnsanlara iftira atarak, insanları karalayarak, bundan gazetecilik başarısı kazanmak, bundan para kazanmak sevdasına düşmüş sözde meslektaşlarımı, gün gelir ben bile kurtaramam. Bu iş bizim ilimizde yolundan çok saptı. Çok büyük rahatsızlık ve haksızlık konusu haline geldi. Gelin kendinize çeki düzen verin. Bu kentte, bu toplumun içinde yaşayacaksanız, çoluğunuz, çocuğunuz, torununuz bu kentte yaşayacaksa,  isminizi kirletmeyin. Herkesle iyi geçinin, herkesin dümen suyunda gidin demiyorum. Elbette doğruluğunu kanıtladığınız, doğruluğundan emin olduğunuz haberleri yazacaksınız.

Ama insanlık onuru vardır. İnsanların ticari durumu, aile hayatı, sosyal konumu, gazetecinin haber konusu değildir. Özel hayat çok farklıdır. Saldırılarınızla köşeye sıkıştırdığınız insanların bir gün size karşı nasıl tepki göstereceğini de kestiremezsiniz. Akıllı olun.

Bütün okurlarıma saygı, sevgi sunuyor, sağlık diliyorum.

 

Bu haber toplam 2008 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum