• BIST 75.929
  • Altın 129,578
  • Dolar 3,4434
  • Euro 3,6590
  • Kocaeli -5 °C

Çok karanlık, çok sıkıntılı

Çok karanlık, çok sıkıntılı
Hükümetin, ekim ayı sonunda bütün Avrupa ile birlikte yaz saatinden kış saatine geçişe neden izin vermediğini anlamak ve haklı bulmak mümkün değildir.

Saatlerin geri alınmaması, belki Türkiye’nin doğusunda yaşayan bazı insanlar için faydalı olmuştur. Ama bu ülke nüfusunun büyük bölümünün yaşadığı, Türkiye’nin üreten batı bölgelerinde yaşayanlar için, kış mevsiminde yaz saatinde yaşamak, gerçek manada büyük bir sıkıntı, büyük bir işkence haline gelmiştir.

Üstelik daha kasım ayı sonundayız. Dünyanın kuzey yarı küresinde gündüzler 21 Aralık’a kadar kısalmaya devam edecek. Aralık, ocak aylarında en uzun geceler, en kısa gündüzler yaşanacak.

Ben güne sabah saat 07.00’de evden çıkarak başlayan biriyim. İşim öyle gerektirmiyor. Kimse bana sabahın köründe işe gel de demiyor. Bu benim alışkanlığım, benim kişisel iş disiplinim. Sabah 07.00’de evden çıkıyorum. Hava zifiri karanlık. Minicik anaokulu çocukları, minicik ilkokul çocukları servis arabası beklemek için sokaklardalar.

Bu saatler aynı zamanda günün en soğuk saatleri. Hem karanlık, hem dondurucu soğuk. Sadece öğrenciler değil, çalışanlar, gariban insanlar. O saatte işlerine yetişmek için sokaktalar. Hep birlikte perişanız. Gelin sabah saat 07.00’de, 07.30’da İzmit’e. Şehir merkezinde trafik sıkışmış oluyor. Gözlerinden uyku akan, önlerini araba farları ile aydınlatan insanlar, titreyen insanlar. Sadece hükümet saatleri geri almaktan vazgeçti diye perişan durumdalar.

Türkiye’nin yaz saatinden kış saatine geçmemesi,  Türkiye’ye doğuya Arabistan’a, İran’a, Yemen’e, BAE’ye yakınlaştırdı. Avrupa’dan biraz daha kopardı. Bu işin Türkiye’de enerji tasarrufu ile uzaktan yakından ilgisi yok. Ben sabah işe gitmek için kalktığımda evde elektrikleri yakıyorum. Benim gibi erken kalkan herkes evinde elektrik tüketiyor. Oysa saatler geri alınmış olsa, aydınlıkta uyanacaktık. Elektrik yakmayacaktık.

Bunlar daha iyi günlerimiz. Hele kar yağsın. Hele  yerler buz olsun.. Sabahın karanlığında öğrenciler, çalışanlar perişan olacaklar. Neden yaptılar bunu anlayamıyorum. Neden “Eski köye yeni adet” çıkarttılar. Umarım, bu kararın yanlışlığını görüp, kabul etmişlerdir. Hiç değilse gelecek kış aynı hataya düşmez, Avrupa ile birlikte ekim ayında Türkiye’de de kış saatine geçeriz.

Daha iyi duyurmak gerekmez miydi?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, SGK’ya borçlu belediyeler listesinde hep en üst sıralarda yer alırdı. Geçmişten gelen, sürekli katlanan borçlar vardı. Bu dönemin SGK’ya borçları vardı. Birikmişti. Büyükşehir Belediyesi’nde çalışıp, emeklilik hakkı kazananların önüne güçlük çıkıyor, belediye bu insanların SGK’ya ödenmemiş primlerini ödeyip, emekli maaşı bağlanmasını sağlıyordu.

Borçların yapılanmasıyla ilgili düzenlemeden yararlanan Büyükşehir Belediyesi, SGK ile masaya oturdu. Kent Konut’un yaptırdığı, satılamayan, büyük bölümü Karamürsel’de olan 101 bitmiş konut borçlara karşılık SGK’ya devredildi. SGK da, bunları paraya çevirmek için satışa çıkarttı. 101 konut için SGK ihaleye çıktı. Açık arttırma yapılıyor. Kayırma, torpil falan yok. Bu konutlar içinde (2+1), (3+1), (4+1) olanlar var. SGK zorunlu olarak ihaleyle ilgili Resmi İlan yayınlattı. Yürüyüş Yolu’nda bir iki yere bez pankart astı. Başka hiçbir tanıtım yapılmadı. Hatta soranlara ayrıntılı bilgi bile verilmedi.

Bu tabloya rağmen,  en ucuza en iyi evi almak isteyen vatandaşlar ihaleye hücum etmişler. SGK, Büyükşehir Belediyesi Kent Konut’tan alacaklarına karşılık aldığı evleri satıyor. Ama bu 101 konutun satışı özel sektör mantığıyla yapılsaydı. Halka daha iyi tanıtılsa,  konumu, özellikleri hakkında daha fazla bilgi verilse çok iyi olmaz mıydı?

Geçmiş yıllarda, İzmit Belediyesi’nin SGK borçları yapılandırılmış, Belediye Çarşı İşhanı’ndaki dükkanlar borçlara karşılık SGK’ya verilmişti. SGK bunları satmak için yıllarca uğraştı. Bir de elinde patlayan bu dükkanlar için yıllarca aidat ödemek zorunda kalmışlardı.

101 konut satılıyor. Bunlar nerede?. Özellikleri nedir?. Kamuoyuna bilgi verilmiyor. Sadece yasa uygulanıyor, ihaleye çıkılıyor. İnsanlar görmedikleri, yerini bile bilmedikleri konutları almak için ihaleye saldırıyor. Tuhaf değil mi?. Konut satacaksan, bunları iyice anlatmak gerekmez mi?

Türel, temeli atmış, biz hala tartışıyoruz

Kocaeli’nin nüfusu 2 milyona dayandı. Bu kentte her gün kişi başına 1 kilo çöp üretiliyor. Çok yakındır, bu çöpleri koyacak yer bulamayacağız.

Aslında bizim ilimizde 3 yıl önce  “Evsel atık yakma tesisi”nin inşaatına başlanmış, şimdiye kadar bitirilmiş olması gerekirdi. Ama bizim şehrimizin en önemli sorunu, “karar vermek ve uygulamaya geçmek ” konusundaki kararsızlığıdır.

Yeni çöp fabrikası için Dilovası’nda yer belirlendi. Uygundu. O bölgede bir grup karşı çıktı. Vazgeçtiler. Sonra Körfez ilçe sırtlarında bir yer bulundu. AK Partili Körfez ve Derince Belediye Başkanları karşı çıktılar. Oradan da vazgeçildi. Böyle bir tesis için ilimizde çok fazla seçenek yok. Araştırıldı, şartlara bakıldı. Sonunda İzmit’in kuzey doğusunda, KOÜ Umuttepe yerleşkesinin 4-5 km. uzağında yer bulundu. Buraya karar verildiği aylar önce açıklandı. Kafileler halinde orada yapılacak tesisin benzerlerini görmek için Avrupa’ya gidildi. Büyükşehir Belediyesi, “Evsel atık yakma tesisini burada yapacağız” diye resmen açıkladı. Kurulacak tesis için para da hazır. Ama biz hala havanda su dövüyoruz. İşin başlaması uzadıkça, bu çöp fabrikası konusu hep tartışılacaktır. Dün ulusal gazetelerde okudum. Antalya Belediye Başkanı Menderes Türel, kendi şehrinde yapılacak çöp fabrikasının temelini atmış. Antalya turizm şehri. Antalya tarım şehri. Uygun yer bulunmuş, formaliteler tamamlanmış, kent için gerekli çöp fabrikasının inşaatına başlanmış.

Biz bakalım daha ne kadar tartışacak. oyalanacağız?..Bir süre sonra bu şehirde toplanan çöpleri koyacak yer bulamadığımızda aklımız başımıza gelecek de çok geç kalmış olacağız.

İSU’ya güveniyorum

Tabii, iddia durup dururken ortaya atılmadı. Bölgemiz ciddi bir kuraklık sürecinden geçiyordu. Yuvacık Baraj gölünde su seviyesi  %20’lere inmişti. Aynı dönemde Kandıra Namazgah Barajı’ndaki su seviyesi  %1’e kadar düşmüş, yanı Namazgah Barajı gölü neredeyse tamamen kurumuştu..

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’in çok fazla araştırdığını sanmıyorum. Ama kulaktan dolma bazı bilgilere dayanarak, Namazgah Barajı’ndaki beklenmedik boşalmaya Meclis gündemine taşıdı. Orman ve Su İşleri Bakanı’nın yanıtlaması talebiyle bir soru önergesi verdi, “Namazgah Barajı’nın dibinde magnezyum yatakları çıktı. Bu barajdaki suya magnezyum karıştı. Su zehirli olduğu için baraj gölü boşaltıldı. Bu iddialar doğru mu?” diye sordu.

Konu, ulusal medyaya da yansıdı. Namazgah Barajı’ndan sadece Kandıra’ya su verilmiyor. Körfez’in köylerine,  Avluburun grubuna, hatta İzmit ilçesinin bazı bölümlerine de buradan su veriliyor. Bu suya magnezyum karıştığı iddiaları, üstelik bu iddianın bir milletvekili tarafından Meclis’te gündeme getirilmesi elbette önemli bir olaydı. İSU Genel Müdürü İlhan Bayram da hiç vakit kaybetmeden bu konuda açıklama yaptı.

İlimizde, özellikle Büyükşehir Belediyesi bünyesinde en güvendiğim yönetici İSU Genel Müdürü İlhan Bayram’dır. İSU Genel Müdürü çok titiz bir yönetici. Bu şehrin musluklarına verilen suyun her zerresi, İSU’da kurulan digital sistemde her an denetleniyor. Şehir suyuna zerre kadar bir mikrobun karışacağına ihtimal vermiyorum. Karışsa bile hemen bunun sinyallerinin alınması ve sorunun çözülmesi için gerekli düzen var.

Bu nedenle,  Namazgah Barajı’nın suyunun kalitesi konusunda bir kuşkum yok. Ancak Sayın Genel Müdür, “Ben Namazgah barajında elektrik üretiyorum. HES’ler kurdum. Elektrik üretimi için suyu akıttım” diyor. Orada kuraklık varken elektrik üretimi için barajın suyunu dereye akıtmayı da çok mantıklı bulmuyorum. Yuvacık Baraj gölünde de HES’ler kuruldu. Ne yani, şehre su gerekirken “Aman elektrik üretelim” diye barajın suyu akıtılacak mı?

Bu haber toplam 2404 defa okunmuştur
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor03 Aralık 2016 Cumartesi 00:05
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz03 Aralık 2016 Cumartesi 00:03
  • Köylü Pazarı’nı beğenmedik, Sosyete Pazarı’na koşarız02 Aralık 2016 Cuma 00:00
  • Tramvay mağdurlarına yerel promosyon01 Aralık 2016 Perşembe 00:05
  • Çok karanlık, çok sıkıntılı30 Kasım 2016 Çarşamba 00:01
  • Rüzgar ve güneş enerjisini desteklememiz gerekiyor29 Kasım 2016 Salı 00:00
  • Okurunuz varsa yazarsınız 28 Kasım 2016 Pazartesi 09:54
  • Olacaksa “dar bölgeli” olmalı28 Kasım 2016 Pazartesi 00:03
  • KEV’deki muhalefetin dayanağı27 Kasım 2016 Pazar 00:32
  • İyi güzel de biz bu “b.k”u neden yedik?26 Kasım 2016 Cumartesi 09:00
  • ÖNE ÇIKANLAR
    • Lütfen bu şehri koruyun
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37