• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 17 °C

Çok önemli bir insanı kaybettik

İsmet ÇİĞİT
Acı haber, Perşembe günü sabah saatlerinde İzmit’e dalga dalga yayıldı. Şaban Sarıgülle, Sakarya’nın Karapürçek ilçesi, Mesudiye Köyü'ndeki baba evinde, bahçede ağaçlarla ilgilenirken kalp krizi geçirmiş, hayatını kaybetmişti.
İzmit’te değerli ve önemli insan sayısı çok azaldı. Şaban Ağabey, bu şehirde neslinin son örneklerinden biriydi. Yıllarca konfeksiyon mağazası çalıştırdı. İzmit esnafları için, referans alınması gereken örnek isimlerden biriydi. İzmit şehir merkezi esnaflarının durumu her geçen gün kötüye giderken, esnafları bir araya getirmek amacıyla İzmit Esnafları Ticari Dayanışma Derneği’ni (İKM) kurdu. 17 Ağustos 1999 büyük deprem felaketinin ardından Şaban Ağabey ile çok sık birlikte olmuştuk. Bir yandan kuvvetli artçılar devam ederken, Şaban Sarıgülle şehir merkezindeki esnafları dükkanlarını açmaya teşvik ediyordu. Büyük kayıplara uğrayan esnafların zararlarının karşılanması için çok çaba harcamıştı. Büyük felaketin ardından İzmit’in kısa sürede ayağa kalkmasında önemli payı vardır.
Sahibi olduğu UKİ Mağazası'nda o vakur duruşunu bilirim. Her daim yüzü gülen, bütün müşterilerine çok özel bir insanmış gibi davranan, başı sıkışan herkesin akıl sormaya geldiği gerçek bir akil adam, güvenilir adamdı. Adeta İzmit esnaflarının "Ombudsman"ıydı Sarıgülle.
Siyasete hiç niyeti yoktu ama içinde hep bu şehir için, bu şehrin insanları için bir şeyler yapma isteği vardı. Aslında siyaset yapacak olsa, CHP kendisine en yakın parti değildi. Ama Sefa Sirmen ikna etti. Sarıgülle’yi CHP’den siyasete çekmeyi başardı. İzmit ve Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi oldu. Hiçbir zaman laf olsun diye konuşmadı. CHP’yi de kutlamak gerek, Sarıgülle’ye ön seçimlerde hep sahip çıkmıştı.
Çok ani oldu Şaban Sarıgülle’nin aramızdan ayrılışı. Hem düşünüyor insan, "Allah hepimize böyle ayakta birden bire ölmeyi nasip etsin" diyor. Hem de üzülüyorum… İzmit için, bu şehri seven herkes için çok büyük bir değeri, başımız sıkıştığında akıl almak için gidebileceğimiz çok önemli bir ağabeyi kaybettik. Rahmet olsun Şaban Ağabey… Bu kent için yaptıkların, bu kent için çabaların, sana öbür dünyada güç versin, rehber olsun, önünü açsın dilerim.
*Belediyeler o kadar arsa satmasaydı
AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan, seçimler öncesi bu kent halkına verilen sözlerin takibi konusunda son derece hassas. Bu konuda çok samimi olduğundan da hiç kuşkum yok. Malum, AK Parti’nin seçim öncesi halka verdiği önemli sözlerden biri "Dar gelirli, ev sahibi olamamış emekliler için ev yapmak" olmuştu. Hükümet bu konuda adımlar da atıyor. 15 kadar ilde, arsalar bulundu, emekliler için yapılacak toplu konutların genel şartları belirlendi. Gerçekten çok uygun koşullarda, ayda 250 TL civarında taksit ödemeleri ile dar gelirli, evsiz emekliler ev sahibi olabilecek.
Bizim ilimizde de binlerce aile bu konuda gelişmeleri heyecanla takip ediyor. Ama TOKİ henüz bizim ilimizi emekli evleri listesine almadı. Çünkü bu kadar ucuz ev yapabilmek için hazine arazisi bulmak lazım. AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan da bu gerçeği ifade etmiş, "TOKİ ile görüştük. İlimizde de bir an önce emekli evleri yapmak istiyoruz. Ama hazine arazisi sıkıntısı var. Arazi bakıyoruz" demiş…
Aklıma, bu şehirde son yıllarda belediyelerin, Defterdarlığın sattığı araziler geldi. Öyle çok arazi satıldı ki, hesabını soramazsınız. Belediyeler, arka arkaya ihaleler açtı. Boş duran gayrimenkulleri sattılar. Devlet, kullanılmayan kalıcı iş merkezlerini belediyeye verdi. Hepsi satıldı. Defterdarlık Mal Müdürlüğü, hazine arazilerini sattı. Kocaeli Valiliği, geçen dönem İl Özel İdaresi kapanmadan önce elindeki arazileri üçe beşe bakmadan satmış, paraya çevirmişti. O paralar da daha açıldığı günden itibaren yetersiz ve kullanışsız olduğu ortaya çıkan yeni Valilik Sarayı’na harcanmıştı.
Şimdi ilimizde okul yapmak için, emekli evi yapmak için hazine arazisi, belediye arazisi bulunamıyor. Tuhaf bir durum değil mi?.. Belediyeler, Defterdarlık ilimizdeki bütün arazileri ihaleyle satışa çıkarken tek başıma bağırmıştım. Şimdi ne kadar haklı olduğumu görüyor ve daha fazla üzülüyorum.

*Muhalif olmak, bu kadar küçülmek anlamına gelmemeli
Türkiye, siyasi açıdan, sosyolojik açıdan bölündü. AK Parti ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ı çok seven, adeta tapan bir kitle var. Bir de AK Parti’den ve Cumhurbaşkanı’ndan adeta nefret eden bir kitle. Neredeyse yarı yarıya…
Bazen, sevginin, inanmanın ölçüsünü de; nefretin, karşı duruşun da ölçüsünü çok kaçırıyoruz. Özellikle "Sosyal medya" denilen dipsiz kuyuda, çok saçma sapan işler yapılıyor…
Türkiye’nin kendi mesleğinde uluslararası alanda en çok tanınan, en saygın isimlerinden biri Ara Güler’dir. Yaşı 90’lara merdiven dayamış, Ermeni kökenli çok değerli bir vatandaşımız. Çektiği fotoğraflarla Türkiye’yi dünyaya tanıtan, pek çok ödülle göğsümüzü kabartan bir adam.
Cumhurbaşkanı Erdoğan davet etmiş… Fotoğraf makinasını alıp, Cumhurbaşkanı’nın İstanbul’daki evine gitmiş. Erdoğan ailesinin, Cumhurbaşkanı'nın evdeki doğal halini, torunları ile muhabbetini, tarihe ışık tutmak adına fotoğraflamış. Çok değerli ve önemli bir çalışma. Cumhurbaşkanı’nın da böyle bir iş için Ara Güler’i seçmiş olması bence çok şık bir tercih.
Ama, sosyal medyaya kendilerini "Muhalif" sanan, bu ülkenin yegane sahibi sanan tipler, günlerdir Ara Güler’e saldırıyorlar. Nasıl gidip de Erdoğan’ın fotoğraflarını çekermiş… 
Türkiye’yi bugünlere, bu saçma muhalif akıl getirdi. Ara Güler fotoğraf sanatının ustası. Ülkenin Cumhurbaşkanı davet ediyor, poz veriyor. Gitmeyecek mi, çekmeyecek mi?.. Böyle kafa olur mu?..
Hani bütün dünyada çocukları sosyal medyadan uzak tutmaya yönelik girişim var ya… Aslında Türkiye’de kendilerini "Muhalif" ve bu vatanın yegane sahibi gibi görenlerin tamamına sosyal medyayı yasaklamak lazım. Bu ülkede, Ara Güler gibi bir sanatçıya hakaret etmek, hele hele Cumhurbaşkanı’nın fotoğraflarını çekti diye hakaret etmek bu kadar kolay olmamalı.
*Sadiye Teyze’nin başına gelen içimi acıttı
Ahmet Serimer, bu kentteki en kıdemli, en deneyimli gazetecilerin başında gelir. Bu şehrin insanları, kedileri-köpekleri kaybolsa, kendilerine herhangi bir ayıplı mal satılsa, evlerinin önünde biraz çöp birikse, kısacası başlarına ne gelse, Ahmet Serimer’i ararlar. Serimer’in her gün 5'inci sayfada yayınlanan “Olayların Perde Arkası” köşesi, bu kentin vicdanıdır. Sesidir, feryadıdır.
Dün o sütunlarda bir küçük haber okudum. Sadiye Teyze, 87 yaşında. İzmit Huzurevi’nde barınıyor. Hiç tanımam, görmedim. Ama başına gelenleri "Olayların Perde Arkası" sütunlarında okudum. 87 yaşındaki Sadiye Teyze, geçen Pazar günü havayı da güzel görünce, barındığı Huzurevi’nde cicilerini giyiyor, şöyle bir hava almak için şehir merkezine inmek istiyor. Huzurevi binasının önündeki duraktan, şehir içi minibüsüne biniyor. Ama minibüste daha koltuğa oturmadan araç hareket ediyor. 87 yaşındaki Sadiye Teyze, arabanın içinde düşüyor. Ahmet Serimer’i aramış, "Evladım, beni minibüs yolcuları hastaneye götürdü. Minibüs şoförü bir özür bile dilemedi. Her yanım ağrıyor. Vücudum yara bere içinde" diye dert yanmış…
Bu olay, bu şehrin nasıl insanlıktan çıktığının çok önemli bir kanıtıdır. Çok büyük olasılıkla, Sadiye Teyze şehiriçi minibüsüne bindiğinde, kendisine verilen ücretsiz seyahat kartını kullandı. Hani şu 65 yaş üstündeki vatandaşlara devletin verdiği kart. Yine çok büyük ihtimalle, şehiriçi minibüsünün şoförü, arabasına bir "bedavacı" yolcu daha bindiği için öfkelendi. 87 yaşındaki kadının yerine oturup oturmadığına bakmadan arabasını hareket ettirdi.
Olacak iş mi?.. Biz bu şehirde toplu taşıma fiyatlarını, trafikteki sıkıntıları sürekli konuşuyoruz. Ama daha önemlisi, bu şehir insanlığını kaybediyor… Yıllar önce çok yakından tanıdığım bir arkadaşımın o yıllarda henüz çocuk yaşta olan çok sevdiği kızı, minibüsten inmek isterken aracın hareket etmesi nedeniyle düşmüş, başını kaldırama çarpıp, günlerce yoğun bakımda, komada kalmıştı. Bu tür vakalar çok fazla oluyor.
87 yaşındaki Sadiye Teyze’nin minibüs içinde düşmesi sonucu vücudunda oluşan yara berelerin sızısını ben de yüreğimde hissediyorum. Bu kadar magandalık, bu kadar hödüklük, bu denli insanlıktan çıkmışlık, bu şehre gerçekten çok ağır geliyor.

*“Medya iletişim Merkezi” bize de lazım
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, geçen gün Ankara Adliyesi binasının içinde yeni bir birimin açılışını yaptı. Ankara Adliyesi’nde "Medya iletişim merkezi" hizmete girdi. Bakan’ın açılışta verdiği bilgiye göre, Türkiye’de 4-5 büyük ilin adliyesinde daha bu birim varmış. Bakan Bozdağ, yakında bütün illerde kurulacağını söyledi.
Aslında böyle bir Medya İletişim Merkezi’ne ilimizde öncelikle ihtiyaç var. Son yıllarda yasalar çok değişti. Basının, özellikle asayişle ilgili olaylarda Emniyet’ten, Yargı’dan doğru bilgiyi alması neredeyse imkansız hale geldi. Eskiden, yerel basında ihtisaslaşmış muhabirler olurdu. Polis muhabirleri,  kendilerine yakın emniyet mensuplarından, ya da ahbap oldukları emniyet müdüründen herhangi bir olayla ilgili doğru bilgiyi alırlardı. Yine eskiden, muhabirler adliyede duruşmaları gayet rahat izler, hatta duruşmalarda fotoğraf çekebilirlerdi.
Artık bunlar yok. Bence, doğru olanlar yapıldı. Mahkemelerde hakim karşısında el pençe divan duran sanıkların fotoğrafını çekmek haksızlıktı. Polis tarafından gözaltına alınan kişilerin yargılanmadan medyada infaz edilmesi de haksızlıktı. Çağdaş, Avrupai yasal düzenlemeler yapıldı. Ama kantarın topuzu kaçtı. Artık hiçbir konuda doğru ve ayrıntılı bilgiye ulaşılamıyor. Polis, halkı çok yakından ilgilendiren operasyonlar yapıyor. Uyuşturucu satışı ile suçlananlar, ya da ne bileyim, "terörist" oldukları, "paralelci" oldukları belirlenip, gözaltına alınanlar oluyor. Hırsızlık sanıkları, cinayet sanıkları yakalanıyor. Polis hiç bilgi vermiyor. Sanıklar adalete teslim ediliyor. Savcılık sorgusu, mahkeme tarihi, duruşmaların seyri konusunda da bilgi alınamıyor.
Yeni kurulan Medya İletişim Merkezleri, basına detaylı resmi bilgi verme işini üstlenecek. Bir savcı görevlendirilecek. Basına gelişen olaylarla ilgili olarak yasal sınırlar içinde açıklanabilecek bilgiler, sıcağı sıcağına açıklanacak. Bir bakıma Amerikan sistemi. Buna çok ihtiyaç var. Bizim ilimizde polis ve yargı haberleri kulaktan dolma bilgilerle yapılabiliyor. Resmi ve doğru bilgilere ulaşılamıyor. Sanıklardan hangileri tutuklandı, neyle suçlanıyor, hangileri serbest bırakıldı. Gazeteci öğrenemiyor, kamuoyu bilgi sahibi olamıyor.
Biran önce bizim ilimizde de Adliye bünyesinde bir "Medya iletişim merkezi" açılmasını diliyorum.
*Koç iddialı: "Kuyumculuk yeniden itibarlı meslek haline gelecek"
Kocaeli Kuyumcular Derneği Başkanlığına seçilen değerli dost Nuri Koç, önceki gün, derneğin eski başkanı, şimdi de yönetim kurulu üyesi olan Mehmet Bayram ile birlikte ziyarete geldi. Geçen gün de yazdım. Nuri Koç’la birkaç yıl önce, ilimizdeki kuyumculuk camiasında önemli çalkantılar yaşanırken tanışmıştık. İzmit’teki büyük kuyumculardan biri. Öyle tefecilik işlerine falan bulaşmayanlardan…
Geçen dönem Mehmet Bayram’ın başkanı olduğu dernek yönetiminde yöneticiydi. Şimdi Kuyumcular Derneği’nin Başkanı. Koç, derneğin son kongresinin dernek tarihindeki en yüksek katılımla gerçekleştiğini, bunun sevindirici olduğunu söyledi. İlimizde, İzmit, Derince, Körfez, Kandıra, Kartepe bölgesindeki 80 kadar kuyumcu Kocaeli Derneği’nin üyesi. Ayrıca Gölcük’te, Gebze’de kuyumcu dernekleri var. Şimdi önce bölge illerdeki kuyumcu derneklerinin de katılımıyla, Marmara Kuyumcular Federasyonu’nun kurulacağını anlattı. Sonra Türkiye genelinde bütün kuyumcu federasyonları, bir büyük konfederasyon oluşturacak. Nuri Koç, sadece ilimizde değil, Türkiye genelinde kuyumculuk mesleğinin itibarının yükseleceğini, bunun için de öncelikle 80 yıldır hiç üzerinde oynanmayan yasaların değişmesi için çaba göstereceklerini anlattı. Nuri Koç, ilimizdeki bütün kuyumcuların dernek çalışmalarına katılmasını ve halka güven veren bir sistemi kurabilmek adına birlikte çalışmayı talep ediyor.
Bu yazı toplam 555 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37