1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Çok yeşil, çok mavi
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Çok yeşil, çok mavi

A+A-

Bu şehirde yaşayan bir insan olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni pek çok konuda eleştirme hakkına sahip olduğuma inanıyorum.

Çok yanlışlar yapıldı. Çok şey eksik kaldı. Hemen her iş geç kaldı, ağır gitti. Şehre sıkıntı verdi.

Ama bir konu var ki, Büyükşehir Belediyesi’ne, özellikle bu konudaki titizliği nedeniyle Başkan Karaosmanoğlu’na teşekkür borçluyuz.

Çarşamba günü normal hafta tatilimi yaptım. Çok güzel bir hava vardı.  Karamürsel’e kadar uzandım.  Her zaman yaptığım gibi, Değirmendere Yüzbaşılar Sahili’nden başlayarak, Karamürsel’e kadar her sahil şeridine gire çıka gittim.

Kim ne derse desin… Bizim şehrimiz çok temiz bir şehir. Bir de çok fazla yeşil, çok fazla ağaçlı.

Türkiye’de başka hiçbir şehrin bizim şehrimiz kadar ağaçlı ve yeşil olduğunu sanmıyorum. Her yer ağaç. Her yer yeşil... Yol kenarları, beldelerin içi, sahiller… Görebildiğiniz her yerde ağaç var. Bu tablo sadece Karamürsel yolunda değil. Çıkın TEM’e, çıkın D-100’e, Sapanca yoluna, Kandıra yoluna... Tamam. Bu şehrin iklimi, toprak yapısı da uygun. Ama Büyükşehir Belediyesi de ağaçlandırma konusunda büyük işler yaptı. Kocaeli’nin pek çok bölgesinde Türkiye’nin en güzel, en yeşil yürüyüş parkurları oluşturuldu.

……..

Çarşamba günü hava güzeldi. Belki de bitmekte olan yazın son günlerinden biriydi. Değirmendere’den Karamürsel’e kadar Körfez’in Güney kıyılarındaki her yerde insanlar denize giriyordu. Hele Karamürsel plajı... Genci, yaşlısı, kadını erkeği, Bikinilisi, haşemalısı, Mercedeslisi, bisikletle geleni… Karamürsel Altınkemer Plajı tıklım tıklımdı. Herkesin keyfi yerindeydi. Büyükşehir’in plaj ekipleri görevdeydi.

Bundan 4-5 yıl öncesine kadar İzmit Körfezi’nde denize girmeyi hayal bile edemezdi kimse. Şimdi girilebiliyor. Zaten uzaktan baktığınızda da, yanına yaklaştığınızda da İzmit Körfezi’ndeki denizin gerçek mavi olduğunu görebiliyorsunuz. Değirmendere’de, Halıdere’de, Ulaşlı, Ereğli, Karamürsel’de yüzüyor masmavi denizde insanlar. Yanımda mayom olsa, Karamürsel’de Coşkun Balık’tan Altınkemer Plajı’na geçip, kendimi Körfez sularına bırakabilirdim.

Ayrıca, balıklar oynaşıyor İzmit Körfezi’nde. Yunuslar dans ediyor. Lüferler, istavrit kovalıyor.

Başkan Karaosmanoğlu, bütün bu güzelliklerin sahibi ve yaratıcısıdır. Çünkü kendisi de ağaca, yeşile, doğaya, denize tutkun biri. Samanlı eteklerinde ağaçlar arasında yürüsün, Karamürsel’de gitsin denize girsin, kendisi de seviyor ve bunları yapıyor. Çok ağaç dikildi bu şehirde. Denizin temiz tutulmasına önem verildi. İzmit Körfezi’nde profesyonel teknelerle balık avı yasaklandı. Bütün bunları Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 13 yıllık karnesinde takdire değer notlarla ödüllendirmemiz gerekir.

Tabii, aynı şekilde derelerimizi koruduğumuzu göstermemiz de şart. Bayram arifesinde Kullar Deresi’ne zehir döküp doğayı katledenlerin bayram ertesi açıklanmasını ve en ağır cezaya çarptırıldıklarını duymak istiyorum.

Daha çok insan ölecek

Defalarca yazdım. Farkındayım, anlatamıyorum…

Korktuğum başıma geldi. Bayramın ikinci günü gecesi,  Kandıra Karaağaç Mahallesi’ndeki bir köy düğününde gelişigüzel ateşlenen silah nedeniyle 19 yaşında pırıl pırıl bir genç hayatını kaybetti.

Bu ilimizde ilk olay değil. Çok iyi biliyorum  ve iddia ediyorum ki, son olay da değil.

Gelişigüzel silah sıkılması, bizim şehrimizin artık herkes tarafından ciddiye alınması gereken en önemli en hayati sorunlarından biridir. Bu iş,  şirazesinden çıkmıştır. Özellikle yaz aylarında çok fazla silah sıkılıyor bu şehirde.

15 Temmuz sonrası, bu olayın daha da vahim hale geldiğine bizzat tanığım. Sadece şu son Kurban Bayramı günlerinde  yüzlerce kişi, on binlerce mermi sıktı havaya. Her açık hava düğününde silah sıkılıyor.

Bu kadar silahı nereden buluyorlar? Bu kadar mermiyi nereden buluyorlar?

Bunca silah sıkılıyor. İnsanlar silahlarını bellerinden sıyırıp havaya boşaltmayı marifet sayıyor. Statü sayıyorlar. Bırakın tabancaları. Otomatik tüfekler sıkılıyor. İlimizin bazı bölgeleri, hava karardıktan sonra savaş alanına dönüyor. Çocuklar korkuyor. İnsanlar evlerinden başlarını çıkartamaz hale geliyorlar.

Bana ilimizin yetkili kurumları bir tane bu nedenle gözaltına alınmış sanık göstersinler. Bir tane gelişigüzel sıkıldığı için devletin el koyduğu ruhsatsız silah göstersinler.

Yok. Güvenlik güçleri laf geçiremiyor. Mücadele etmiyor. Resmi giysili güvenlik güçlerinin yanında insanlar gayet rahat silahlarını sıyırıp havaya sıkıyorlar.

19 yaşında Göktuğ Diş isimli genç hayatını kaybetti. Daha çok çocuk, daha çok masum insan bu nedenle ölecek.

Bayram gecesi ilimizin bazı bölgelerinde cami minarelerinden “Havaya silah sıkmayın. Gelişigüzel silah sıkanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.” türünden anonslar yapıldı. Minareden anons bitti. Havaya yüzlerce mermi sıkıldı.

Bu iş, bizim şehrimizde “marifet” olarak görülmeye başlandı. Havaya silah sıkan “Müslüman… Vatanı, milleti seven insan”, havaya silah sıkanlara kızanlar, “Muhalif” olarak görülmeye başlandı.

Çok tehlikeli bir durum. Benim şehrime hiç yakışmayan, benim şehrimin insanlarının hiçbir şekilde alışıp, kanıksayamayacağı bir durum. Bu ülkede insanlar “Gözünün üstünde kaşın var” denilerek gözaltına alınıyor. Bu ülkede insanlar “terör olmasın” diye bir bildiri imzaladıklarında işlerinden atılıyor, hapislere konuluyor.

Bu kentte  her gece binlerce kişi, halkın arasında havaya on binlerce mermi sıkıyorlar. Onlara kimse bir şey demiyor. Belki diyemiyor. Halkın elinde bu kadar silah nasıl oluştu. Bu silahların leblebi gibi sıktığı mermiler nereden geliyor? Bu çok vahim bir durum. Kandıra’nın Karaağaç köyünde, bir köy düğününde 19 yaşında Gökhan Diş öldü. Silahı sıkan kişinin 60 yaşındaki bir adam olduğu anlaşıldı.

İlk olay değil. Son olay da olmayacak. Biz bu şehirde bu giderek yerleşen inanılmaz magandalığa karşı çok sert, çok ciddi önlemler almak zorundayız.

Hafta sonunu evde geçirin

Bu yılın son büyük tatilinin sonuna geldik.  Uzun tatil için İstanbul’dan Anadolu’ya kaçış, 5 Eylül Pazartesi gününden itibaren başlamıştı. Çok insan, çok arabayla tatile çıktı. Şimdi dönüş yolundalar. Bugün, yarın ve pazar günü  D-100, TEM’in ilimizden geçen bölümlerinde  trafik çok sıkışacak. Körfez Köprüsü de pahalı olduğu için pek tutulmadı. D-130 Karayolu’nun da yine çıkışmasını bekliyorum.

Siz siz olun. Bugün, yarın ve pazar günü, arabanızla boş işler için trafiğe çıkmayın. Çok sıkılır, bunalırsınız. Bayram ziyaretlerini  yürüyerek gidip gelebileceğiniz yerlere yapın. İzmit’ten Derince’ye gitmek bile sıkıntılı olabilir. Uzun tatilden dönenler yollarda çok yorulacaklar. Siz tatile gitmediyseniz, şu son günlerde de evinizde oturup, televizyonla falan idare edin.

Bu yazı toplam 1770 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.