• BIST 74.462
  • Altın 132,735
  • Dolar 3,5172
  • Euro 3,7848
  • Kocaeli -1 °C

Çöp Fabrikası ile ilgili  kışkırtmalar var

İbrahim GÜRSEL

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yeni kentsel katı atık yakma ve enerji üretim tesisinin nereye yapılacağını geçen hafta açıklamadan önce ciddi bir ön hazırlık yapmıştı. 
İlk olarak üç ayrı üniversiteden akademisyenlerle Kocaeli’de su havzaları, yerleşim yerlerine uzaklığı ve ulaşım maliyetleri hesaplanarak en uygun 3-4 yer belirlendi. Çalışmanın içinde Kocaeli Üniversitesi ile birlikte İstanbul Teknik Üniversitesi ve Gebze Teknik Üniversitesi de yer alıyordu. Kocaeli’de yeni bir çöp bertaraf tesisine acilen ihtiyaç vardı. Akademik raporun hazırlanmasından sonra bu işe karar verilip, hemen çalışma başlayabilirdi. İzaydaş zamanında yapılırken süreç bu şekilde işletilmişti. Ancak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yeni fabrika yapılırken kimsenin aklında soru işareti kalsın istemiyordu. Hazırlanan raporu siyasi partilerin hepsine götürdü, ne yapılacağını, neden yapılacağını, nasıl yapılacağını tek tek anlattı. Yetinilmedi, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve meclis üyeleri Fransa’ya götürülerek örnek fabrikalar gezildi. Fransa’ya kimin gideceğine partiler kendileri karar verdi. Aslında en muhalif olanları belirleyebilir, bu işe itiraz edilecekse baştan karşı çıkılabilirdi. 
Ancak bütün bu süreçte kimseden ses çıkmadı. 
CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay bile bu konu her açıldığında evsel katı atık yakma tesisinin doğru yerde yapıldığını savundu. Diğer partilerden de farklı bir görüş çıkmadı. Konunun içine ben onlar kadar girmedim. Kime ne anlatıldı, nasıl ikna oldular onu da bilmiyorum. Ama bu kadar hassas bir çalışma yapıldıktan sonra kimseden ses çıkmıyorsa ve İzaydaş gibi sanayi atıkları yakılmayacaksa çevreye çok fazla zararı olacağını düşünmüyorum. 
Bütün bu süreci tekrar anlatmamın sebebi, kentsel katı atık yakma tesisinin yapılacağı bölgede şu günlerde köylüleri sürekli ziyaret eden bazı eski siyasiler veya siyaset eskisi insanlar. Köylülere, “Ayaklanın, biz sizin arkasındayız” şeklinde konuştuğu haberleri gelmesi. İsim isim kimler olduğu benim kulağıma geldi. Ama şimdilik açıklamanın gereği yok. Bu işi sürdürürlerse zaten herkes duyacaktır. 
Şunu söylemek isterim ki, bu saatten sonra orada bulunan halka korku yayarak bu işe karşı ayaklanmasını istemek kışkırtma dışında bir şey olmayacaktır. İşi yavaşlatmak adına bu tür eylemlere girmek, belediyeyi sabote etmektir. 
Bütün bu sürece rağmen hala itirazı olan bulunabilir. Çıkıp ilgili kişilerden ister kamuoyu önünde, isterse direkt kendisi gibi bilgi alabilir. Karşı görüşünü savunabilir. İnsan sağlığından daha önemli bir şey olamaz. 
Bu işte bir yanlış varsa hepimiz itiraz ederiz. Anlatılanların hepsi yetersiz kalıyorsa bu insanlar hukuk yoluna da gidip, itirazını sürdürebilir. Ama orada bulunan köylülerin içine girip, onları korkutarak işi farklı bir boyuta çekmek ciddi zararlar doğuracaktır. Bu yolu seçenleri şimdiden uyarmak isterim.


Karamürsel'den gelen haberler


Karamürselli öğretmen bir arkadaşım gazeteye her uğradığında büyük bir merakla ülke meselelerinden konuyu açar, "-Ne olacak halimiz?" diye sorardı. Ortadoğu'daki savaşlar, artan terör olayları vs. Anladığımız kadarıyla kendisine durumu özetlemeye çalışır, "-İyi olacak, merak etme" diyerek moral vermeye çalışırdım. Ama o çevresinde yaşanan olaylardan bir hayli endişeliydi. Ara ara iç çekerek anlatmasından bu durumu kendine dert edindiği anlaşılıyordu. Arkadaşım lise öğretmeniydi. Karamürsel'de gençlerin kahvehane köşelerinde, bir takım uygunsuz mekanlarda kötü alışkanlıklar edindiğini, uyuşturucu madde kullandığını, IŞİD gibi terör örgütlerine yönelmeler olduğundan bahsediyordu. Hatta bir öğrencisi ortadan kaybolmuş, ailesi tarafından aranıyordu. IŞİD'e katılmasından endişe ediyorlardı. Öğretmen arkadaşım yetkililerin ilgisizliğinden de şikayetçiydi. Yaz tatilinden sonra kendisiyle hiç görüşmedim ama anlattıkları sürekli kafamda dolaşıyor, bu hikayelerle bizim bildiğimiz o şirin ve sakin ilçemiz Karamürsel'i yan yana getiremiyordum. Abarttığını düşünüyordum. Geçtiğimiz günlerde Karamürsel Kaymakamı Ahmet Narinoğlu'nun internet kafe denetimlerini bizzat kendisinin yaptığını, Karamürsel genelinde belirlenen bölgelerde 3200'e yakın öğrenciye bağımlılık ve terör örgütleriyle ilgili eğitim verildiğini açıklayan haberler geldiğinde, bana anlatılanların boş şeyler olmadığını anladım. Aynı zamanda Kaymakam Narinoğlu'nun internet kafelerin içinde babacan tavrıyla öğrencilere nasihat veren o fotoğraflarını görünce, en azından yetkililerin bu konuyla ciddi şekilde ilgilenmeye başladığını görerek biraz rahatladım. Bana anlatılan tablo ne kadar kötü olursa olsun, Narinoğlu'nun bu işe başkoyduğunu görmek umut vericiydi. Üst üste bir kaç defa bu konularla ilgili açıklama yapması kararlılığını göstermişti. 
Karamürsel ne zaman bu hale geldi bilmiyorum ama aslen Adanlı olduğunu öğrendiğim Kaymakam Narinoğlu'nu bu hassas çalışmaları için kutluyor ve aynı şekilde devam etmesini diliyorum. Bu doğrultuda yapılan çalımalardan bizleri sürekli haberdar ederse mutlu oluruz. İlimizin güneyinde kalan bu şirin ilçemizin eski huzurlu günlerine Narinoğlu ile birlikte kavuşmasını umut ediyorum.


Kocaeli Devlet yerine Kandıra'ya ulaşmak daha kolay 

Yeşilova, Tavşantepe ve Bekirdere tarafında oturanlara tavsiyemdir. Tramvay inşaatı bitene kadar sakın kalp krizi geçirmeyin, kaza ve ciddi yaralanmalara karşı kendinizi koruyun. Özellikle mesai saati çıkışlarında lütfen daha dikkatli olun heyecandan, stresten -dünya halidir gelip geçer- diyerek uzak durun. Allah muhafaza acilen hastaneye gitmek istersiniz, gelen ambulans sizi Kocaeli Devlet Hastanesi'ne götürmeye kalkar yolda hayatınızı kaybetme riskiniz yüksek. 
Buna rağmen oldu da elinizde olmayan bir durum yaşandı veya bir yakınınız hastaneye gitmek zorunda kaldı. O zaman Kocaeli Devlet Hastanesi yerine Kandıra Devlet Hastanesi'ne gitmeyi tercih edin. Yeşilova-Kocaeli Devlet Hastanesi arası 5 km var/yok. İzmit-Kandıra arası 45 km. Şehir içi minibüs şoförleri Yeşilova’dan Cumhuriyet Parkı’na bazen 3 saatte geldiğini söylüyor. Kandıra’ya ulaşmak belki 1 saat bile sürmeyebilir. Aşağıda Yenişehir Mahallesi'ndeki veya Adapazarı yolundaki özel hastaneler de var ama oraya daha kısa zamanda ulaşma konusunda da size garanti veremiyorum. 
...
Geçenlerde yine konusu olmuş, yazmıştım. Turan Güneş ve Bağdat Caddeleri'nde park yasağı olduğu halde ve bunu belirten koca afişler asılmasına rağmen, insanlara saygısı olmayan bazı sürücüler bu yolda araç bırakmaya devam ediyordu. Eşya getirip-götüren, esnafın mecburen kullandığı yük araçlarından bahsetmiyorum. Özel aracını getirip yol kenarına bırakıp, akşama kadar yanına uğramayan veya ekmek alıyorum diyerek yolun ortasında dörtlü yakıp bir saat geri gelmeyenleri söylüyorum. Belli ki, bu sürücüler için cezalar da caydırıcı değil. O zaman alternatifler üretmek zorundayız. O sıkışık caddede 100-200 metre ilerisindeki hastaneye sirenlerini acı acı çaldığı halde ulaşamayan ambulansları görünce kahroluyoruz. İnsan hayatı bu şakası olmaz elbet ama şartlar bizi böyle çılgın fikirler üretmeye itiyor. O ambulans içinde hayat mücadelesi veren hastalardan biri kendi yakınımız veya hatta ben de olabilirim diye düşünmeliyiz.

Bu yazı toplam 523 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Heyecan verici bir proje
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37