1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Çöp toplayıcıları iyi kazanıyor
Çöp toplayıcıları iyi kazanıyor

Çöp toplayıcıları iyi kazanıyor

Hepiniz sokaklarda çöp konteynerlerini didikleyen, içinde geri dönüşüme uygun çöpleri ayıklayıp, yanlarında ya da omuzlarında taşıdıkları çuvallara dolduran insanları görmüşsünüzdür. Bunları

A+A-

Hepiniz sokaklarda çöp konteynerlerini didikleyen, içinde geri dönüşüme uygun çöpleri ayıklayıp, yanlarında ya da omuzlarında taşıdıkları çuvallara dolduran insanları görmüşsünüzdür.

Bunların işsiz, yoksul, gariban insanlar olduğunu, çöplerden topladıklarını satarak üç-beş kuruş ekmek parası kazanmaya çalıştıklarını düşünmüşsünüzdür. Eskiden öyleydi. Ama son yıllarda işin şekli epey değişti. İlimiz de dahil, Türkiye'nin hemen bütün illerinde artık Belediyelerin kentlerin temizliği, çöplerin toplanması için para ödediği müteahhit firmalar bulunduğu gibi aynı şekilde belediyelerden ihale ile işi almış, toplanan çöplerin sahibi olmuş özel müteahhit firmalar var. Sokaklarda konteyner taşıyıp, çöp toplayan insanların büyük bölümü de, bu müteahhit şirketlerin elemanları. Türkiye genelinde 100 bin civarında şirket elemanı çöp toplayıcısı bulunduğu tahmin ediliyor. Bu insanların performanslarına göre 1500-3. 000 TL arasında değişen maaşları var. Kabul zor iş, pis iş. Ama ücreti Türkiye ortalamasının epey üzerinde bir iş…

Yasalara göre özellikle kağıt, metal, plastik gibi ambalaj kullanan üreticiler piyasaya sürdükleri ambalajın belli bir oranını geri toplamak zorunda. Örneğin belli miktarda mukavva kartonun hurda değeri belki 1 TL bile etmiyor. Ama yeniden üretim yaptırmak için atık mukavva toplamak zorunda olan firma geri toplanan bu miktara 5 TL bile ödeyebiliyor.

Çöp toplayıcılar piyasada neyin para ettiğini iyi biliyor. Bu materyalleri çöplerin içinden ayrıştırıp çuvallarına dolduruyorlar. Bu işin müteahhitliğini yapanlara teslim ediyorlar.

Sektörün yıllık cirosu 1. 2 milyar dolara dayanmış.

Hem geri dönüşüm nedeniyle çevre kazanmış oluyor hem de işsiz insanlar zor şartlarda da olsa iyi bir gelir elde etme fırsatı buluyor…

Kadına karşı şiddet artıyor mu?

Son dönemde kocası, sevgilisi, akrabası tarafından şiddete maruz kalan, yaralanan, öldürülen kadınlarla ilgili haberlerin sayısında büyük artış var.

Gazetelerde geçtiğimiz haftanın her günü ayrı bir ölüm haberi vardı. Bazı günler sayı ikiyi üçü buldu.

Kafası işyerinde patrona takılan koca geliyor evde karısını dövüyor. Psikopatın teki can sıkıntısından karısının kulağını kesiyor. Dayanıp boşanmak isteyen karısını sokağın ortasında kurşun yağmuruna tutan erkek bozuntuları var.

Şimdi bu olayların nesini yorumlayacaksın, nesini kınayacaksın?

Alçakça, hayvanca işler…

Benim asıl sormak istediğim soru şu: Ülkemizde kadına karşı şiddet yıllar içersinde artış gösteriyor mu?

Haberlerin sayısında büyük artış var. Acaba eskiden de bu kadar olay oluyordu da gazetelere mi yansımıyordu?

Yoksa gazetedeki haberi kahvedeki okey masasında okuyan maganda “Ya bak adam kendisinden boşanmak isteyen karısını öldürmüş, bizim karı da boşanmak istiyor, bari ben de gideyim onu öldüreyim” diye hareket edince, şiddet olaylarının sayısı mı artıyor?

Bu konuda bir araştırma yapmak da fayda var. Toplumu bilinçlendirme çabasıyla yapılan haberler şiddeti daha da arttırıyor olabilir…

Bu Güney Korelileri uyarmak lazım

Uluslararası sermayeye adeta altın tepsi içinde sunulan kentimizde, pek çok ülkenin yatırımı var. Amerikalılar var, İtalyanlar, Japonlar, Fransızlar, İngilizler Kocaeli'de büyük fabrikalar işletiyorlar. Hepsinde belli ölçülerde insana, çalışanlara saygı var.

Son yıllarda ilimizde Güney Kore sermayesinin yatırımları hızla artıyor. Güney Korelilerin iş hayatındaki tavrı çok farklı. Bu ülke ile tarihe dayalı dostluğumuz, kardeşliğimiz var. Ama Koreli patronların, çalışanlara hiç saygısı olmadığını açıkça görüyoruz.

Hyundai'de hâlâ sendika yok. İşten attıkları işçilere yasal tazminatlarını öderken bile kan kusturuyorlar. Son olarak Arslanbey Organize Sanayi Bölgesinde kurulu Güney Kore sermayeli DSC Otomotiv Koltuk Sistemleri Fabrikasında yaşanan olaylar yeni ve somut bir örnek. Sendikayı sokmamak için toplu işten çıkartma yapıyorlar. Daha sonra işten çıkartılanlarla, onların yerine işe alınanları, polisi karşı karşıya getiriyorlar.

Bizim insanımızı birbirlerine kırdırıyorlar. Güney Koreliler böyle çalışıyor. Ama uyarmak lazım. Burasının Türkiye olduğunu hatırlatmak lazım. Yakında inşaatı başlayacak Güney Koreli Pesco'da da işler böyle yürümesin diye, biraz kulak çekmek, baştan bu konularda protokol yapmak lazım.

Bu haber toplam 1184 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.