1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Çözüm, D-100’ü genişletmek mi?
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Çözüm, D-100’ü genişletmek mi?

A+A-

Şehrimizde trafiğin rahatlaması, düzene girmesi için yapılması gereken hala pek çok iş var. Özellikle D-100 İzmit geçişine mutlaka dokunmak lazım.

8-10 yıl önce D-100 İzmit geçişi yeniden ele alınmıştı. Yol genişletildi, transit yol ile şehir içi yolları birbirinden ayrıldı, büyük yürüyen merdivenli yaya köprüleri yapılarak, durak yerleri yeniden belirlendi. Büyükşehir Belediyesi o dönem bu işleri yaparken, Yüksel Proje isimli bir kuruluşa elini vermiş, kolunu alamamıştı. Bütün planlamaları Yüksel Proje yaptı. Ortaya çok tuhaf bir yol çıktı. Düşünün, hala D-100’den dümdüz gidip, Köseköy yönüne ulaşamıyorsunuz. Kandıra sapağından şehir içine girmek, sonra tekrar çıkmak zorundasınız. 

Yol üzerindeki şehir içi araçları, ilçe, köy minibüsleri için yapılan durak yerleri yetersiz. İki minibüs durağa girdiğinde, de üçüncüsünün arkası açıkta kalıyor. 

Ankara yönünden gelip, İstanbul yönüne giden bir araç, yemek yemek için İzmit’e giremiyor. O dönemler hem Büyükşehir yetkilileri, hem Yüksel Proje uzmanları ile çok kavga etmiştim. Yanlışlar yapıldığını anlatmaya çalışmıştım. Bir gün bu yolları yapan, planlayan Yüksel Proje’nin en üst yetkilisi gazeteye gelmiş, “Biz Barcelona’yı, Paris’i, Londra’yı dizayn ediyoruz. Her yeri inceledik. Öyle bir model çıkarttık” demişti. Ben de “Barcelona’yı, Paris’i, Londra’yı bilmem ama İzmit’i iyi bilirim. Burada yanlış yapıyorsunuz” diye karşılık vermiştim.

Aradan yıllar geçti. D-100’de bir şeylerin yanlış olduğunu hepimiz görüyor, yaşıyoruz. Nitekim Büyükşehir Belediyesi D-100 İzmit geçişi için yeni proje hazırlamış. 

Yeni proje, yol kenarındaki yeşil alanı ortadan kaldırıp, D-100’ü genişletmeyi planlıyor. Oysa, D-100 yeterince geniş. Özellikle transit geçişe ayrılan kısmı gereğinden fazla geniş. Bu nedenle otoyoldan gitmesi gereken bütün araçlar, ağır vasıtalar bile D-100’e giriyor.  Nasıl olsa, geniş yol. Kırmızı ışıkta durulmuyor. Bu transit yolu genişletirsek, D-100’ün yükü daha da artar. Bence transit yoldan alıp, şehir içi ulaşıma ayrılan kesimini genişletmek lazım. Dahası, İzmit’ten transit geçecek araçların mutlaka otoyola girmesini sağlamak, D-100 İzmit geçişinde denetimleri arttırmak lazım.

Tabii bu arada bir de Carrefour üst geçidini genişletmek, giriş çıkışları yeniden ayarlamak lazım. D-100’ün transit bölümünü genişletmekle, İzmit için, İzmitli için çok fazla bir şey yapılmış olmayacaktır.

İyi ki, Kozluk’tan taşınmışım
Gece ev gezmesi huyum yoktur. Ne ben kimseye giderim, ne gece vakti bana birileri gelsin isterim. Pijama ile TV karşısına oturur, zaten erkenden yatarım. 

Ama artık yaşlandık. Geceleri TV karşısında uyuklamak yerine insan biraz hayata katılmak, dostlarla görüşmek istiyor. Gezen akşam, eşimle birlikte Ahmet Kobak’lara ev gezmesine gittik. Kobak’lar benim yıllarca oturduğum Kozluk 2 nci Yolda oturuyorlar. Metin Karan ve eşi de gelecekti. Gazetede Metin’e, “Akşam yemekten sonra ben arabayla gelir sizi alırım” dedim. Metin akıllı adamdır. “Oraya arabayla gidince koyacak yer bulamazsın. Biz taksi ile gideriz” dedi.

Neyse biz Alikahya’dan çıktık. Heykel mevkiinden İzmit’e girdik, Saray Yokuşundan tırmandık. Heykel’in çevresi gece ışıl ışıl çok beğendim. Ama Kozluk’a geldik, bırakın araba koyacak, bisiklet park edecek yer yok. Kozluk 1'inci Yol içe 3 ncü Yol arasında belki 10 kez dolaştım. Rasathane Caddesi üzerinde küçücük arabama yer aradım. Yok, yok, yok.. Yanımda karım, “Bir araba çıksa da yer bulsak” diye dua etmeye başladı. Belki 10'uncu turun ardından 2'nci Yol’ da bir araba çıktı. Hemen onun yerine girdik.

Diyeceğim o ki.. Sorunumuz sadece şehir merkezi, D-100 değil. Kozluk gibi şehir merkezine yakın pek çok mahallede insanlar gece arabalarını koyacak yer bulamıyor. Arabalar üst üste. Hala yeni, büyük apartmanlar yapılıyor. Hiç biri otopark zorunluluğuna uymuyor. Bölgede Orduevi sineması yıkılınca ortaya çıkan boşluk, otopark olmuştu. Artık orası da yok. Ben yıllarca Kozluk’ta oturduktan sonra Alikahya’yla taşınmıştım. Oralarda şimdilik otopark sorunu falan yok. Ama artık insanlar İzmit’te yapılaşmanın çok fazla olduğu mahallelerde arabalarını koyacak yer bulamıyorlar. Pek çok evde birden fazla arabanın bulunması da elbette önemli bir sorun. Ama çözüm bulmak lazım. Sadece şehir merkezinde, ticaretin yoğun olduğu bölgelerde değil, insanların yaşadığı, evlerin yoğun olarak bulunduğu mahallelerde de mutlaka bir otopark yapmak gerekiyor. 

Ahmet Kobak’lara gece ziyareti, otopark sorunu nedeniyle eziyet oldu. İyi ki Kozluk’tan taşınmışım dedim. Daha da Kozluk’a ev gezmesine gitmeyeceğim. 

Balık yok, balık 
Eylül ayında başlayan balık av sezonu nisan ortasında bitecek. Bu sezon balığın bol olması bekleniyordu. Ama tam tersi oldu. Palamut 3-5 gün çıktı. Lüfer neredeyse hiç yok. Hamsi az ve lezzetsiz. Kalkan’ın kilosu 100 TL. 
Herkes kaybediyor balık olmayınca. Oysa Karadeniz, Marmara dünyanın en zengin balık yatakları olarak bilinir. Bu yılki kadar kesat bir sezon hiç olmamıştı. 

Hala akıllanmadık. Küçücük tekirler, minicik istavritler, bırakıp çinakop olmayı, yaprak bile olamamış minicik lüferler. Hala yakalanıyor, mezatlarda satılıyor. Bu yıl denizleri tükettiğimiz daha açık biçimde görüldü. Gelecek yıllarda belki de tamamen kültür balıklarına, tatlı su balıklarına kalacağız.

Balıkçılık konusunda mutlaka yeni önlemler almak, yeni kararları uygulamaya koymak gerekiyor. Küçük balıkları satın almamak konusunda da bütün vatandaşların çok duyarlı hale gelmesi şart gibi görünüyor. 

DUVAR YAZISI 

Türkiye, bütün şeker
fabrikalarını özelleştiriyor. 
Evinizde boş yer varsa,
şeker stoklayın. Kimbilir ne zam gelir 


 

Bu yazı toplam 2744 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
12 Yorum