• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli 18 °C

Çözümü en zor olan sorun: Sokak Köpekleri

İsmet ÇİĞİT

Bu kentin giderek büyüyen, giderek içinden çıkılmaz hale gelen sorunlarını her gün tartışıyoruz. Trafik sorunu, ulaşım sorunu, çevre sorunu falan. Çok fazla tartışılmayan ama bu kentte yaşayan pekçok insanı ilgilendiren ve etkileyen çok önemli bir sorun daha var: Sokak Köpekleri.
Hani hep diyoruz ya, “Gidin bakın. Eskişehir, Konya, Kayseri, Gaziantep, Şanlıurfa gibi pekçok kent, trafik ve ulaşım sorununu aştı. Biz hala çırpınıyoruz” diye eleştiriyoruz ya.. Aynı şeyi bu konuda da söyleyebiliriz. İstatistik tutulduğunu sanmıyorum, ama eminim ki sokak köpeklerinin bu kadar rahat, bu kadar başıboş, bu kadar sürü halinde dolaştığı başka bir kent gösteremezsiniz.
Çıkın Umuttepe’ye KOÜ kampüsüne, inin İzmit’e Yahya Kaptan’a.. Her yer sürüler halinde dolaşan sokak köpekleri ile dolu. Dün bu gazetenin manşetine haber olmuş. Yahya Kaptan’da çocuk parkından geçen çocuk, sokak köpeklerinin saldırısına uğramış,. Bu tür olaylar çok fazla yaşanıyor bu şehirde. Özellikle toplu konut bölgelerinde, Yahya Kaptan’da, Akarca’da, Kavanium bölgesinde sokak köpekleri bölgeye tamamen hakim hale geldiler.
Ancak Belediyelerin de işi çok zor. İnsanların bir kısmı, sokak köpeklerinden çok rahatsız. Korkuyorlar. Çocuklar okula gitmeye çekiniyor. Ama insanların bir kısmı da, sokak köpeklerine el sürülmesin istiyorlar. Bu hayvanların belli bir bölgede kalıp, çoğalmasında, o bölgedeki insanların katkısı var. Ben kendi eşimden biliyorum. Hergün düzenli olarak evdeki yemek artıklarını sokak kedileri, sokak köpekleri için çıkartıp, belli yere döküyor. Hem köpekler üzerine geldiğinde korkuyor, hem onları her gün besliyor.
Türkiye’de sokak hayvanlarını koruyup, kollayan yasalar var. Olmalı da. Ama böylesine sürüler halinde hayatımızın içine giren sokak hayvanlarına karşı insanların, özellikle çocukların da korunması lazım. Türkiye’de sokak hayvanları için en büyük, en pahalı tesisi yapan, yasaların öngördüğü yatırımı fazlasıyla yapan ilk Belediye Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’dir. Kandıra yolu üzerinde Sarıhocalar Köyü yakınlarında çok geniş bir orman arazisi Sokak Hayvanlarına ayrıldı. Ama yasalar, bütün sokak köpeklerinin toplanıp, buraya hapsedilmesine izin vermiyor. Toplanan hayvanlar burada bir süre tutuluyor, kısırlaştırılıyor, daha sonra yeniden sokağa, doğal yaşamlarına bırakılıyor.
Köyler, ilçeler köpeklerle dolu. Önümüz yaz. Sıcak günlerde sokak hayvanlarından kaynaklanan sorunlar daha da artar. Allah korusun, Kuduz riski artar. Belediye hayvanseverlerden korkuyor. Çocuklar sürüler halinde gezen sokak hayvanlarından korkuyor.
Sabahları çok erken saatlerde evlerinden çıkıp, işine gitmeye çalışan kadınlar var. Sokak köpekleri sürüler halinde etraflarını sarıyor. Hiç kimsenin, “Köpek ısırmaz., Saldırmaz” deme lüksü yok. Bu ülkede insanlar birbirine saldırıp, doğruyorlar. Hayvanların da ters tarafına gelirse, insanlara saldırıyorlar. Yaz sezonunda bu konuya bir çözüm bulmamız lazım. Bu kadar insan, bu kadar çok sokak hayvanı sürüsü içinde bu şehirde yaşayamaz.
Gidin, Sabri Yalım Parkı’ndaki sokak köpeklerine, Yürüyüş Yolu üzerindeki köpek sürülerine bakın. Maşallah bu şehrin sokak köpekleri de genellikle iri kıyım, besili. Bu sorun büyük sorun. Hayvanseverlerin biraz esnek, belediyelerin bu konuda biraz daha titiz ve çalışkan olması gerekiyor. 

Bu kentten de kaçış var
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)  Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sayesinde çok önemli istatistik rakamları yayınlıyor. Üstelik, bu rakamların doğruluğu tartışma götürmez.
2015 yılı sonu itibariyle, TÜİK’in açıkladığı ilginç yeni bilgiler var. Malum, Kocaeli nüfusu, 2015 yılı sonu itibariyle 1 milyon 780 bin 55 kişi olarak açıklandı. Bu nüfus rakamı, resmi ikameti Kocaeli olan insanlardan oluşuyor.
TÜİK ayrıntıları da açıkladı. Malum, ilimiz çok yoğun göç alıyor. Memleketlerinden çitini çubuğunu satıp, bohçasını yüklenerek bu şehre gelenlerin hepsi,  nüfus kayıtlarını da getirmiyorlar. İkamet adresini devlete bildirmek,  Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi içinde kayıt yaptırmak zorunlu. Ama nüfus kütüğünü yaşadığınız kente taşımak zorunlu değil.
TÜİK rakamlarına göre, Kocaeli’de yaşayan 1 milyon 780 bin kişiden sadece (%30.5)’i yani, 540 bin kişi Kocaeli nüfusuna kayıtlı. Bu kentte doğmuş veya başka bir yerden bu kente gelmişse bile, nüfus kütüğünü de bu kente taşımış insanların sayısı bu. Kocaeli’de yaşayan , ikamet eden insanların yüzde 70’i başka illerin nüfuslarına kayıtlı,. Memleketleri ile bağlarını kopartmamışlar. Kocaeli’de yaşayanların 80 bini (% 4.5)  Erzurum nüfusuna kayıtlı.  Sakarya nüfusuna kayıtlı 68 bin kişi (%4), Kars nüfusuna kayıtlı 58 bin kişi (%3.2) ilimizde yaşıyor.
Türkiye’de Kocaeli gibi başka bir il var mı bilemem. Ama nüfusunun sadece  % 30.5’u o ilde kayıtlı olan, yaşayan nüfusun yüzde 70’inin başka illere kayıtlı olduğu bir ilin kolay kolay bulunacağını sanmıyorum.
TÜİK’in açıkladığı bu yeni istatistik içinde benim dikkatimi çeken asıl konu, artık yavaş yavaş bu şehrin  insanlarının da bu şehri terk ettiğinin gözüküyor olmasıdır.  Kocaeli nüfusuna kayıtlı yaklaşık 60 bin kişi,  İstanbul’a yerleşmiş. Son zamanlarda hali vakti yerinde pek çok ailenin İstanbul’dan ev satın alıp, taşındığını biliyoruz. Ayrıca, Antalya’ya, Didim’e, Marmaris’e, Bursa’ya İzmir’e yerleşen; yabancı ülkelerden vatandaşlık almak için çaba gösteren pek çok  kişinin olduğunu da biliyorum.
Kendi köyünden, kendi topraklarından kopup gelen insanlar, buraya yerleşiyor ve kalıyor. Bu kentin insanlarının önemli bölümü de artık başka yerlere kaçıp, yerleşmek için imkanlarını zorluyor. Bu da dikkati çeken bir durum olsa gerektir. Bu kente devam eden göç kadar büyük boyutlarla olmasa da, artık bu şehir de pek çok elit insanını, varlıklı insanını kaybetmeye başlıyor. İster istemez bu şehrin kalitesi de düşüyor.

Bu dünya hırs yapmaya değer mi?
Çok çok uzak bir ülke. Hiç tanımadığımız insanların, hiç bilmediğimiz ülkesi.. Güney Amerika’da Ekvator diye bir ülke.
1979’dan buyana dünyanın gördüğü en büyük depremle sarsıldı geçen hafta sonu. Ekvator’da  Başkent Quito’nun 170 kilometre uzağında  turistik bölgede  meydana gelen  depremin büyüklüğü 7.9 olarak kaydedilmiş.
Eşekten düşenin halinden, eşekten düşen anlarmış.. Biz 17 Ağustos 1999’da 7.4 şiddetindeki depremi yaşadık. Ne büyük bir felaket olduğunu biliyoruz. Ekvator’daki çok daha şiddetli. 7.8 büyüklüğünde. Kuşkusuz taş taş üstünde kalmamıştır.  Ölü sayısı, şimdilik az gözüküyor. Ama büyük depremden sonra 24 saat içinde 135 artçı kaydedilmiş. Kim bilir o felaketi yaşayan insanların ruh hali nasıldır. Bu travma kolay kolay atlatılabilir mi?.
Ekvator’dan, hiç bilmediğim, insanlarını hiç tanımadığım bir ülkeden gelen görüntüleri acı içinde izlerken kendi kendime düşündüm. Bu dünya, bu Allah’ın bize verdiği ödül, hırsla, kavgayla,  düşmanlıkla heba edilir mi?.. Felaket nereden nasıl gelecek, ölüm nereden nasıl gelecek belli değil. Bugün, mal mal üstüne koymak için hırs yaparken, bir anda, birkaç saniye içinde her şeyin kaybolup gidebileceği pamuk ipliğine bağlı bir yaşam içinde değil miyiz?..
17 Ağustos 1999 Kocaeli depreminden ders alınmadı. Bizim deprem 7.4 büyüklüğündeydi. Ekvator depremi 7.8.  Bu dünyada depremler olacak,  yangınlar, seller, kuraklık, her şey  bizim için.. Biraz sakin olmak lazım. Hem kendimizle, hem bütün çevremizle barışık olmamız lazım.. Hırs yapmadan yaşamak lazım.. Savaşlardan, kin ve nefretten uzak durmak, bunları körüklemek yerine  engellemek için çalışmak lazım.

Gebze-Halkalı banliyö hattı
Ulaştırma Bakanı  Binali Yıldırım,  19 Haziran 2013 tarihinden itibaren yapılmayan Gebze-Haydarpaşa; Sirkeci-Halkalı banliyö trenlerinin 2017  yılı sonundan itibaren yeniden başlayacağını açıklamış.
İstanbul’un ulaşımında Sirkeci-Halkalı banliyö trenleri çok önemli yer tutar. Bu banliyö trene İstanbul’un gerçekten çok ihtiyacı var. Genellikle Ulaştırma Bakanı’nın büyük projeler için verdiği vadeler belki 1-2 aylık gecikme ile yerine geliyor. Sirkeci-Halkalı banliyö treni ile birlikte Yıldırım; Gebze-Haydarpaşa banliyö trenlerinin de başlayacağını açıkladı.
Gerçekten sevindim. Ama Haydarpaşa- Adapazarı banliyö tren hattından hiç söz edilmiyor. En geç, 2016 yılının haziran ayına kadar bu kent için çok büyük önem taşıyan banliyö trenlerinin çalışmaya başlayacağı açıklanmıştı. Hızlı tren geldi, tamam.  Lojistik depoları için yük treni hatları da yapılıyor.  Ama bizim banliyö trenimizi kimse konuşmuyor.
Haydarpaşa-Adapazarı  banliyö treni  bu bölge için çok önemlidir. Hatta, Kuzey Marmara Otoyolu, Güney Marmara otoyolu kadar önemlidir. Gebze-Haydarpaşa arasında banliyö trenleri yeniden çalışırken, Gebze ile Adapazarı arasına  o eski çok alıştığımız banliyö trenleri gelmeyecek mi?..
İlimiz yetkilileri, Ulaştırma Bakanı ile perşembe günü Körfez Köprüsü’nün töreninde bir araya gelecekler. Üstelik orada Cumhurbaşkanı, Başbakan da olacak. Sayın Vali’nin, Büyükşehir Belediye Başkanının, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın yanında Binali Yıldırım’a sormasını rica ediyorum:
“Haydarpaşa- Adapazarı banliyö trenleri ne zaman başlayacak?. Bu tren hattı bölge insanı için çok önemli” demelerini bekliyorum. Yakında karayolu ile İzmit’ten İstanbul’a bile gidemez hale geleceğiz. Düşünsenize, Haydarpaşa’ya yeniden banliyö tren. Oradan geç Sirkeci’ye; Halkalı’ya kadar yeniden banliyö tren. Ne büyük rahatlık olur.

Akşener’e haksızlık yapıyorlar
MHP Genel Merkezi, Genel Başkan Devlet Bahçeli, olağanüstü kurultayı engellemek, Meral Akşener’in önünü kesmek için elinden gelen her şeyi yapıyor ve anlaşılan yapacak. Şimdi, Akşener’in partiden ihracı bile gündeme gelmiş.
Akşener’in CNN Türk’te katıldığı programı baştan sona izledim. Kendisini savunmak zorunda kaldı, çünkü hakkında akıl almaz iftiralar vardı. Akşener, kendisini savunurken bile, partiye zarar verecek tek kelime etmemeye özen gösterdi. Özellikle Genel Başkan Bahçeli’ye yönelik en küçük bir hakareti, iftirası olmadı.
Çok açık bir gerçek var: Akşener’den korkuyorlar.  Meral Akşener’in MHP’de Genel Başkan olması halinde, MHP’nin şu sıralar yüzde 10 baraj sınırına kadar inen oylarının, yüzde 20 çıtasına fırlayacağı gözüküyor. Üstelik, Akşener’in başına geçmesi halinde, AK Parti’den MHP’ye yüzde 5’e yakın bir oy geçişi olacağı ciddi araştırmalarda gözüküyor. Bu nedenle,  Akşener’in yolunu kesmek için, MHP’de Bahçeli’ye yakın olanlar kadar, AK Parti’ye destek veren odaklar da var.
Ama, düşünün ki, bir de Akşener haksızlığa uğradı, mağdur edildi. İşte o zaman, siyasi popülaritesi çok daha büyük bir ivme ile yükselecektir. Türkiye’nin demokrasi tarihine bakın. Hep mağdur olmuş, haksızlığa uğramış siyasi liderler halk tarafından olağanüstü destekle ödüllendirilmiştir. Eğer, MHP’de olağanüstü kurultay yapılır, Meral Akşener partinin Genel Başkanı olursa,  MHP’nin oyları yüzde 20’lere dayanır. Ama bir de Akşener haksız şekilde engellenir, mağdur edilirse, içinde yer alacağı, lideri olacağı bir siyasi oluşumun önünde hiç kimseler duramaz. Akşener’i yıkmak, eteklerinden çekip indirmek isteyenlerin bu gerçeği de iyi hesap etmeleri gerekiyor.

 *Çeyiz Hesabı çok güzel bir uygulama

Dünden itibaren, Türkiye’de bütün bankalarda yeni bir hesap türü  için fiili uygulama başladı. Adı “Çeyiz Hesabı”. Herhangi bir bankada açılabiliyor.  18 yaşından büyük bekar gençler, kendi adlarına açtırabilir. 18 yaşından küçük gençler için, aileleri vasi sıfatıyla hesap açabiliyor. Bu hesaba, aylık 100 TL ile 1.000 TL arasında değişen para yatırmak lazım. Para yatırma işi üç aylık dönemlerde yatırılabiliyor. Yani üç ayda bir en az 300, en çok 3 bin TL.  4-5 yıl düzenli olarak bu hesaba para yatırılırsa, devlet hesap sahibi evlenirken biriken paraya yüzde 15 oranında katkı sağlayacak.
Evlilik, yeni bir yuva kurmak çok önemli bir iş.  Gençler evlendikten sonra,  evlerini kurmak için borçlanıyor ve yıllarca bu borçlarını geri ödemek için sıkıntı çekiyorlar. Şimdi, “çeyiz hesabı” açıp, tasarruf ederek para biriktirmek, evlenirken de devletten bu paranın üzerine önemli bir katkı alıp, en azından ev eşyalarını bu para ile temin etmek mümkün olacak.
Genç ve bekar olsam, mutlaka bu fırsatı değerlendirirdim. Özellikle sabit bir geliri olan, ellerine geçen paranın hepsini harcayan bekar gençlerin, Çeyiz Hesabı fırsatını mutlaka değerlendirmesini, bu şekilde tasarruf etmeyi öğrenmesini dilerim.

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1503 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37