1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Cumartesi Pazarı taşınır mı?
Cumartesi Pazarı taşınır mı?

Cumartesi Pazarı taşınır mı?

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan'ın yaptığı açıklamaya göre, Mehmet Alipaşa Mahallesi'nde Bağdat Caddesi üzeri ile bu caddeye açılan sokaklar üzerinde yıllardır her hafta cumartesi günler

A+A-

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan'ın yaptığı açıklamaya göre, Mehmet Alipaşa Mahallesi'nde Bağdat Caddesi üzeri ile bu caddeye açılan sokaklar üzerinde yıllardır her hafta cumartesi günleri kurulan Cumartesi Pazarı geçtiğimiz gün son kez kuruldu.

Burası İzmit'tir. İzmit siyaseti, biraz kıvraktır. İzmit siyasetinde her zaman minibüsçülerin, fırıncıların, pazarcıların büyük ağırlığı ve etkisi vardır. Bu nedenle 23 Ekim Cumartesi gününe kadar bu kararın uygulanması konusundaki çekincemi de belirtmek isterim. Önümüzdeki dört beş gün içinde çok hızlı ve güçlü gelişmeler yaşanabilir. İlimiz pazarcıları, çok yukarılardan baskı yaptırıp, Başkan Doğan'a geri adım attırabilirler.

Eğer Başkan bütün bunlara direnir, Cumartesi Pazarı'nı gerçekten Perşembe Pazarı alanına taşıyabilirse, İzmit için çok önemli bir iş yapmış olacaktır.

İzmit'te kenti kirleten, sıkıştıran şehrin ortasındaki pazarlar konusunda ilk büyük radikal kararı 1990'lı yılların başlarında Sefa Sirmen ve Hikmet Erenkaya aldı. Dönemin İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı Sirmen ile Saraybahçe Belediye Başkanı Erenkaya Perşembe Pazarı'nı İstiklal Caddesi'nden kaldırıp, Perşembe Pazarı alanına götürdüler.

Aslında bu karar büyük ölçüde zorunluluktan doğmuştu. Eski Hal'in yerine Belsa Plaza yapılacaktı. Bu nedenle Perşembe Pazarı İstiklal Caddesi'nden kaldırıldı. Önce Hürriyet Caddesi’ne oradan şimdiki yerine gitti.

Pazarcılar direndi. Günlerce yürüyüş yaptılar. “Perşembe Pazarı çok uzak. Orada pazar kurarsak kimse gelmez” dediler.

Ama sonunda her Perşembe günü İzmit'in ortasını felç eden Perşembe Pazarı kalktı. Şimdi pazarcı da memnun, halk da memnun.

Cumartesi Pazarı, Santral'dan itibaren İzmit'in doğusunu her hafta Cumartesi günü felç ediyor. Bütün trafik düzeni değişiyor. İzmit'in bu bölgesine Cumartesi günleri ambulans, itfaiye bile giremiyor. Büyük sorun, büyük sıkıntı. Bu devirde İzmit gibi bir kentin kaldırabileceği şey değil.

Bu kentte epey kalabalık bir kesim için “Pazar kültürü” nün önemli olduğunu kabul ediyorum. Hem yüzlerce aile geçimini pazarcılıktan sağlıyor, hem binlerce kişi için pazara çıkmak, alışveriş yapmasalar bile pazarda dolaşmak çok önemli bir sosyal faaliyet. Ama caddeyi trafiğe kapatıp pazar kurmak geçtiğimiz yüzyıldan kalma bir iş. Kapalı, modern, sabit pazar yerleri olmalı. Bu konuda yıllardır adım atılmıyor.

Şimdi, bu haftadan itibaren Cumartesi Pazarı, Perşembe Pazarı alanına taşınıyor. Önemli karar. Radikal karar. Ancak Nevzat Doğan tipinde bir Başkan'ın alabileceği bir karar. Umarım, bu karar delinmez, değişmez. Yine umarım en kısa zamanda Kozluk'u Pazar günleri kilitleyen Pazar Pazarı da trafik açısından sorun yaratmayan bir yere taşınmış olur.

İzmit'te kazanıp, İstanbul'a kaçanlar

Sayılarını tam olarak bilemiyorum. Ama son 2-3 yıl içinde, İzmit'te çok para kazanıp evini İstanbul'a taşıyan işadamı, sanayici, esnaf sayısında ciddi bir artış var.

Ekonomik açıdan belli bir çizginin üzerine çıkan pek çok İzmit zengini, kapağı İstanbul'a atıyor.

İzmit'e, Doğu’dan, Güneydoğu’dan, Karadeniz'den parası pulu olmayan, burada tutunmak isteyen insanlar akın ederken, bu kentte parayı bulanlar, tası tarağı toplayıp İstanbul'a yerleşiyor.

İstanbul'da trafik sorunundan, hava kirliliğinden uzak bölgelerde çok lüks siteler, konutlar yapıldı. İzmit'in zenginleri buralardan ev alıyorlar. Çocuklarının okullarını naklediyor, kendilerini taşıyorlar.

Geçen hafta bu gazetede Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Nejat Birecik ile yapılmış bir röportaj vardı. Birecik, Konservatuvar eğitimi sırasında İstanbul’a yerleşip yıllarca bu kentte oturmuş bir sanatçı. Üç yıldan beri ilimizde oturuyor. Röportajında bir soruyu yanıtlarken, “İzmit kalabalık ama hâlâ küçük bir kent. Bu kentte en korktuğum şey, dedikodu malzemesi olmak” demiş.

Çok hak verdim. Aynı günlerde İzmit'te doğup büyüdükten sonra İstanbul'da ev alıp yerleşen, İzmit'e artık zaman zaman sadece eski dostlarını görmek için gelen bir tanıdıkla konuşuyordum. Şöyle dedi:

“İstanbul bir başka dünya. Kimse kimseyi tanımıyor. İstanbul'da özgürsün. İstediğin gibi yaşıyorsun. İstediğini giyiyorsun. Koluna istediğini takıyorsun. İstediğin yerde lüks yemek yiyebiliyor, istediğin gibi alışveriş yapıyorsun. Kimse kimseyle ilgilenmiyor. Dedikodu yapılmıyor. İzmit öyle değil. Üç akşam üst üste aynı yerde yemek yesen adın çıkar. Lüks alışveriş yapsan, lüks arabaya binsen adın çıkar. Bu yüzden parayı bulanlar İstanbul'a kaçıyor.”

Doğru değerlendirme gibi geldi. İzmit, insanların birbirini çekemediği, dedikodu üretmeye çok meraklı bir kent. Üstelik İzmit'in bu tarzı, bu kente sonradan gelip yerleşenlerin getirdiği bir tavır değil. Sanki bu kentin genlerinde, yerlilerinde böyle bir tarz var. Bu yüzden de kimileri İzmit'te çok rahatsız oluyor.

Bu haber toplam 1285 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.