• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 30 °C

D-100’ü düzeltmeliyiz

İsmet ÇİĞİT

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2008-2009 yıllarında D-100 İzmit geçişi için büyük paralar harcadı. D-100 İzmit geçişinde bir şeylerin yapılması gerekiyordu. Bunu yapması gereken Karayolları’ydı. Kabul ediyorum, bu işler yapılmadan önce, eski haliyle D-100 daha sorunluydu. Hala o haliyle kalmış olsa,  bugün belki de D-100’ü hiç kullanamıyor olacaktık.

Ancak onca para harcanarak, İzmit’e aylarca büyük çileler çektirilerek yapılan iş, yanlış yapıldı. D-100 İzmit geçişi projesinde en doğru iş, bu güzergahta yapılan 3 büyük yürüyen merdivenli yaya köprüsü olmuştur. Yenilenen D-100 İzmit geçişinde, İzmit‘ten yola çıkış da, yoldan İzmit’e giriş de hatalı yapılmıştır.

Düşünün; İzmit şehir merkezindesiniz. Arabanızla Ankara yönüne çıkacaksınız. En basiti Alikahya’ya, Köseköy’e gideceksiniz. Yol gitmiyor. Tali yoldan geçecek, tekrar şehir merkezine girecek, tekrar Kandıra köprüsü altından çıkacaksınız. Ya da arabanızla Carrefour köprüsüne tırmanacak, sahil yoluna inecek, buradan tekrar köprüye tırmanıp,  D-100’ün öbür tarafına gireceksiniz. İnanılmaz bir karmaşa. Aynı durum, Ankara veya İstanbul yönünden İzmit’e gelip şehir merkezine girmek istediğiniz zaman da yaşanıyor. Yol bu haliyle tam bir ucubedir.

Bu işi düzeltmenin yollarını mutlaka bulmalıyız. D-100 İzmit geçişine kamyon, hafriyat kamyonu, otomobil kamyonu, limanlara gidip gelen TIR’ların girişini mutlaka engellemeli, en azından sınırlamalıyız. Şehir merkezinden, örneğin Merkez Bankası kavşağı veya Halkevi kavşağından D-100’ün Ankara’ya gidiş yönüne çıkış mutlaka vermeliyiz. Salim Dervişoğlu Caddesi’ni mutlaka genişletmek ve D-100’e alternatif haline getirmek zorundayız. Aynı şekilde uzun süredir (1.5 yılı aştı) yapımı devam eden, Yahya Kaptan’a giriş çıkışı sağlayacak Kuzey Yan Yolun biran önce bitirilmesini sağlamalıyız. Yahya Kaptan Kavşağı’nda yayaların geçişi için bir üst veya alt geçidi derhal yapıp, bu kavşaktaki D-100’ü durduran ışıkları kaldırmalıyız.

D-100’dan İzmit şehir merkezine girişleri rahatlatmak zorundayız.  Yeni Valilik kompleksi bölgesinden şehre giriş son derece tehlikeli. Gazete’nin binası, tam bu kavşağın üzerinde. Her gün nasıl kazalar yaşandığını, nasıl tehlikeler atlatıldığını, yolun nasıl tıkandığını görüyoruz. Yıkılan eski askeri lojman binaları yerinden D-100 ile İnönü Caddesi arasında bağlantıyı mutlaka sağlamalıyız.

Bu D-100 İzmit geçişi yapılırken, bizim Belediyemizden çok büyük paralar kazanan Yüksel Proje’nin yetkilileri ile sık sık görüşüyorduk. Ben projeye daha yapılırken itiraz ettim. Çok yazılar yazdım. Yüksel Proje’nin en üst düzey yetkilileri gazeteye geldiler. “Biz,  Barcelona’nın, Londra’nın yaptıklarını yapıyoruz. Mükemmel bir proje oldu. Sen yanılıyorsun. Hiç sıkıntı olmayacak” dediler.  Onlara, “Barcelona’yı, Londra’yı bilmem. Ama İzmit’i bilirim. Ben burada yaşıyorum. Bu proje bu şehrin başına büyük işler açacak” demiştim.

Ben haklı çıktım. Bugün D-100 İzmit geçişinde büyük sorunlar var. Büyük riskler var. Emin olun, bunun nedeni, araç sayısındaki artış değildir. Bu yol yanlış yapıldı. Hem çok para harcandı, hem Yüksel Proje’nin aklına uyulup, yanlış yapıldı. Bir şekilde düzeltmek lazım. Üstelik biran önce düzeltmek için çalışmak lazım.

Bu yol zerindeki Seka Tüneli bile yanlıştır. Hem çok pahalıya malolmuş, hem işlevsizdir. Hadi, gidin arabanızla İnönü Caddesi’nden, Kız Meslek önünden geçip, ya da Kozluk 1 nci Yoldan inip, D-100’e, Orduevi önüne çıkın bakalım. Kolay değil, çıkamazsınız. Seka Tüneli o kadar yanlış yere, o kadar hesapsız yapıldı ki, trafiği rahatlatan değil, tıkayan bir unsur oldu. Bütün bunları düzeltmek gerekiyor. Bu D-100 ile bu kenti 3-5 yıl daha idare edemezsiniz. 

 MHP’ye de Türkiye’ye de yazık

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 7 Haziran-1 Kasım tarihleri arasındaki süreçte yaptığı siyasi hataların bağışlanması mümkün olmasa gerek. Zaten bu hatalar sonucudur ki, 1 Kasım seçimlerinde MHP dibe vurdu.

Elbette siyasetin normal akışı içinde Bahçeli ve ekibinin bu faturayı ödemesi gerekiyordu. Parti içi muhalefet harekete geçti. Özellikle Meral Akşener öne çıktı. MHP’nin iç işleyişi bir hayli farklı. Olağanüstü kongrelerde seçim yapılamıyor. Bu nedenle, önce parti tüzüğünü değiştirmek için bir kurultay gerekiyordu. Muhalefet yargıya gitti. Ankara 12 nci  Sulh Hukuk Mahkemesi, tüzük değişikliğinin yapılacağı olağanüstü kurultayın önünü açtı. Oluşturulan tarafsız heyet,  15 Mayıs’ta olağanüstü kurultay kararı aldı.  MHP Genel Merkezi bu karara direndi.

Şimdi Tosya ve Gemerek Mahkemelerinden çıkan tuhaf bir kararla, 15 Mayıs’taki kurultay tehlikeye düştü. Oysa bu kurultayda genel başkanlık seçimi olmayacak. Sadece tüzük değişikliği yapılacak. Üstelim, bu kurultay ve yapılırsa sonraki kurultay, Bahçeli döneminde seçilmiş delegelerle gerçekleşecek.

Koskoca MHP’nin, Türkiye’nin siyasi geleceği, Tosya ve Gemerek Mahkemelerinden çıkan kararla değiştirilmek isteniyor, Zaten bu kararların hukuki geçerliliği de tartışılıyor. Bahçeli neden böyle bir direniş içinde anlayamıyorum. MHP’de Genel Başkan değişirse, özellikle çok ön plana çıkan Meral Akşener Genel Başkan olursa, hem partinin geleceği değişecek, hem Türkiye’de yeni siyasi rüzgarlar esmeye başlayacak.

Eninde sonunda, 2019’daki seçimlere kadar mutlaka Devlet Bahçeli gidecek. Bu artık çok net biçimde gözüküyor. Büyük olasılıkla İzmitli Meral Akşener MHP’nin Genel Başkanı olacak. Bütün anketler böyle bir tabloda Türkiye siyasetinde çok önemli değişiklikler yaşanacağını gösteriyor. Bu açıkça görünen gelişimin önünü tıkamak ise, sadece AK Parti’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işine yarıyor.

Barcılarla oturup, konuşmak lazım

Tamam, tramvay yolu olacak. Tamam, tramvay yolu olacak diye, bazı binalar yıkılacak. Bu binalarda İzmit’te artık sayıları giderek azalan içkili mekanlardan 15-20 tanesi kadarı bulunuyor. Ne yapalım, bunlar da gidecek.

Ama oturup, konuşmak lazım. İnsanlar kan ağlıyorlar. İnsanların mekanı yıkılıyor. Kendilerine yeni mekan için yer gösterilmiyor. Binbir güçlükle, büyük paralarla aldıkları ruhsatları iptal oluyor. Bu mekanlarda çalışan, evlerine ekmek götüren insanlar var. İşsiz kalıyor, ortada kalıyor.

Hiç değilse oturup konuşmak gerekmiyor mu?.. O içkili mekan işletmecileri vatan haini değil. Bir kısmı belki de AK Parti’ye oy verdi. İnsanların elinden ekmeğini böyle  “Ben yaptım oldu” diye alamazsınız. İnsanları böyle sokağa bırakamazsınız. Mekanlara tebligat gönderip, “Burayı 15 gün içinde boşaltın. Yoksa başınıza yıkarım” diyemezsiniz.. Onlar da insan. Bu şehrin insanı. Çaresiz, seçeneksiz bırakıyorsunuz.  “İçkili mekanları yıkıyorum. Sevap kazanıyorum” sanıyor olabilirsiniz. Ama çoluk çocuk sahibi insanları çaresiz bırakıyor, bence günaha giriyorsunuz. Oturun, bir konuşun. Bir formül bulunur. Belki başka bir yerde, belki daha çağdaş standartlarda mekanlar açabilmeleri konusunda bir uzlaşma sağlarsınız. Konuşmak lazım. Birbirimizi anlamak, birbirimize saygı göstermek lazım. İzmit Balar Sokağı bölgesini bu kadar acımasızca, sanki bir şeylerden intikam alır gibi yıkmak gerçekten çok acımasız ve haksız bir uygulamadır. Biraz insanları dinlemek, anlamaya çalışmak lazım.

Bu defa gerilim olmadan

Bugün 1 Mayıs.. İşçi ve emekçi Bayramı.. 1977’de Taksim Kazancı Yokuşu’nda yaşanan korkunç faciadan buyana, 1 Mayıs’la ülkemizde hep gerginlik günü oldu.

Özellikle son yıllarda, AK Parti hükümetleri Taksim Meydanı’nda mitingi yasakladı. Sendikalar, ısrar etti. 1 Mayıs günleri İstanbul kilitlendi, Türkiye tedirgin oldu.

Elbette bugün de kritik bir gün. Yeni 1 Mayıs. Ama en azından Taksim Mitingi konusunda uzlaşma var. DİSK ve birleşenleri, Bakırköy Halk Pazarı’nda kutlamayı kabul ettiler. Türk-İş Çanakkale’ye, Hak-İş Sakarya’ya gidiyor. Özellikle İstanbul Bakırköy’deki mitingin görkemli geçmesini bekliyorum. Bugün İstanbul geçen yıllardaki gibi gergin olmayacak. İstiklal Caddesi, Taksim Meydanı halka kapanmayacak. Umarım,  bütün ülkede 1 Mayıs kimsenin burnu bile kanamadan yaşanır. Elbette hükümete yönelik eleştiriler olacaktır. Ülkeyi yönetenlerin de bu demokratik hakkı içine sindirmesini bekliyoruz.

Bilmediğimiz birşeyler mi var?

Bir avukat arkadaşım anlattı. Son aylada  ilimiz Kandıra ilçesi bölgesinde arsa satışlarında büyük bir patlama yaşanıyormuş. İzmit sınırındaki Çubuklu Osmaniye bölgesinden Karadeniz sahillerine, Ağva’ya kadar olan bölgede müthiş bir gayrimenkul alım satım hareketliliği yaşanıyormuş. Olayı bana anlatan avukat arkadaşım şunları söyledi:

“- Kandıra’daki tapu dairelerinde insanlar üst üste yığılmış durumda. Neredeyse işlem yapılamıyormuş. Hisseli araziler izale-i şüyu yoluyla mahkemelerde satılıyor. İstanbul’dan iş adamları, spekülatörler, avukatlar bu bölgedeki izale-i şuyu işlemlerini takip ediyorlar. Kandıra yolu boyunca her yer emlakçı dolu. Hepsinin portföyünde satılık araziler var. Anormal bir durum. Tuhaf bir şeyler oluyor.”

Kandıra bölgesinde Gıda OSB ile ilgili arsa spekülasyonları bitti. Yol güzergahları, baraj güzergahları ile ilgili spekülasyonlar da geride kaldı. Şimdi acaba bilmediğimiz yeni bir şeyler mi var?.. Hem arazi 

Fiyatları yükseliyor, hem İstanbullular bu bölgede  büyük araziler kapatıyormuş. Mutlaka vardır bir hikmeti. Birileri önceden bazı sinyaller almış olabilir. Bakalım bu işin altından ne çıkacak?

Tabii Kandıra bölgesinde böylesine yoğun arazi satışının olması, İzmit için de çok iyi bir haber değil. Zaten Kandıra’nın yerlileri,  çiti çubuğu satıp, İzmit’e gelip yerleşiyorlardı. Kandıra’dan İzmit’e göç artacak demektir. 

Şehrin batısında yoksan

Yazık, ilimizde CHP bir türlü toparlanamıyor. Bu kentin sağlam, kendi içinde uyumlu bir muhalefete belki de her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. CHP’nin 2019’a çok ciddi hazırlanması lazım. Belki  erken seçim olacak,. Anayasa referandumu olacak. Artık toparlanması, kendi içinde didişmekten kurtulması lazım.

Ama olmuyor. Geçmişte çok büyük yanlışlar yapıldı. Şimdi CHP dikiş tutmuyor. Özellikle şehrin batısında Gebze bölgesinde CHP giderek daha karışık, daha sıkıntılı hale geliyor ve küçülüyor. Bir süre önce Gebze Belediye Meclisi’ndeki iki CHP’li üye partiden istifa etmişti. Şimdi Çayırova Belediye Meclisi’nin bir CHP’li üyesi de CHP’den ayrıldı.

Kocaeli siyasetinde artık Gebze bölgesi çok önemli. Gebze’de dağılan, Gebze bölgesinde yok olan partinin, Kocaeli’den sonuç çıkartması mümkün değil. Geçen dönem, CHP’de kendilerine milletvekilliği isteyen birileri, partinin bu bölgedeki kimyasını bozdu. Bunun etkileri hala devam ediyor. İl Başkanı Sarıbay, “Haftada en az bir kez Gebze’ye gidiyorum. Partiyi toparlamaya çalışıyorum” demişti. Demek ki yetmiyor. Gebze ve Çayırova Belediye Meclislerindeki istifalar, CHP açısından ciddi bir sıkıntıdır. Zaten son seçimlerde AK Parti bu bölgede CHP’nin çok önüne geçmişti. Şimdiki tablo, CHP açısından çok daha vahim görünüyor. Gebze böyle olursa, CHP’nin Kocaeli’de başarı elde etmesi de mümkün değildir.

 

Bu yazı toplam 3258 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37