1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Daha iyi gazete için büyük yarış
Daha iyi gazete için büyük yarış

Daha iyi gazete için büyük yarış

Bir şehir gazetesinin, o şehirdeki insanlara cazip gelmesi, o şehirdeki insanların saygısını, güvenini, takdirini kazanması için, elbette gazetenin şekli, şemali, baskı kalitesi, sayfa adedi son derece önemlidir.

A+A-
Ama gazetelerin okurla bütünleşmesi, saygı görmesi, güvenilmesi için en temel faktör, içeriğidir. Gazetenin çizgisi, habercilik anlayışıdır. Hele yerel gazetelerde bu konu çok daha büyük önem taşır. Yaklaşık iki ay önce ÖZGÜR KOCAELİ görünümü açısından çok büyük bir değişim yaşadı. 
Siyah-beyaz gazete renklendi. 12 sayfalık gazete 20 sayfaya yükseldi. Spor eki kalktı, spor sayfaları gazetenin içine alındı. ÇINAR eki, tamamen renkli hale geldi. Yıllarca kendi binasının alt katındaki, belki de Türkiye’nin en eski, artık neredeyse tarihi eser haline gelmiş makinede basılan ÖZGÜR KOCAELİ, her gün İstanbul’da basılmaya başlandı. 
Bir anda, üstelik üzerinde çok fazla prova yapılmadan, üzerinde çok detaylı çalışılmadan, çok büyük bir fiziki değişikliğe gidildi. 
Yeni bir gazete yayınlamaya başlarsınız, bu sorun değildir. 
Ama yıllardır yayınlanan, üstelik mevcut haliyle- çağ dışı görünüyor olsa bile- yayınlandığı bir kentte alışkanlık, bağımlılık yaratan ve her açıdan rakiplerinin çok önünde olan bir gazetede yola devam edilirken bu kadar büyük kapsamlı bir değişiklik yapmak emin olun kolay değildir. Üstelik, dünya medya tarihinde de pek görülmüş değildir.
Basit bir örnek vermek isterim.. HABER TÜRK Gazetesi, büyük reklam kampanyaları ile yayın hayatına başladı.  İlk günden Türkiye’deki diğer ulusal gazetelerden farklı-daha küçük- boyutta, kapak sayfaları parlak kağıda basılı olarak okurun eline ulaştı. Bu şekliyle de devam ediyor. 
Doğan Grubunun da Radikal isimli gazetesi vardı. Normal boyutlarda yayınlanmaya başlamıştı. Sonraki yıllarda, Radikal gazetesi, dergi boyutlarına indi. Gazetenin bütün görünümü değişti. Radikal’in eski haliyle de çok geniş bir okur kitlesi yoktu. Ama şekil değişikliği ile birlikte, Radikal, eldeki okurunu da kaybetti. Geçtiğimiz aylarda da bünyesinde yer aldığı gruba artık yük olduğu için kapatıldı. Sadece internet gazetesi olarak kaldı. 
Yıllar öncesini hatırlarım. Türk basınının en önemli gazetesi olan Hürriyet’i Simavi ailesi Aydın Doğan’a satmıştı. Hürriyet’in yayınlandığı günden beri kullandığı, sarı italik harflerle yazılı logosu, yeni yönetim tarafından değiştirildi. Bugünkü Hürriyet logosuna geçildi. Günlerce yeni logonun tanıtımı yapıldı. Okur hazırlandı. Gazetenin şekli şemali çok değişmiyordu ama, logosu değişiyordu. Bu değişim bile, uzun süre Hürriyet’i sarsmış, okur alışmakta zorlanmıştı.
Bir de yerel örnek vereyim. Bizim ekip, 1970’li yıllarda ÖZGÜR KOCAELİ’yi kurdu. Web Grubu ile ortaklık vardı. Gazetenin logosu, “Mavi-Sarı” olarak seçilmişti. 1990 yılında biz o gazeteden ayrıldık. Gazetenin şirketini satın alan yeni ekip, “Mavi-Sarı” logoyu değiştirip, “Kırmızı” yaptı. Hoş o gazetenin bugün yerlerde sürünüyor, itibarsızlık içinde kıvranıyor olmasının nedeni logosunun değişmiş olması değildir. Tarzıdır. İçeriği, sermaye yapısının güvenilir olmayışıdır. Ama, o değişikliği de kaldıramadı. 
Bu gazete, bir gün içinde çok değişti. 31 Ağustos’ta kentin önüne çıkan ÖZGÜR KOCAELİ  ile, 1 Eylül’de kentin önüne çıkan ÖZGÜR KOCAELİ arasında dağlar kadar fark vardı. Okurdan tepkiler geldi, “Ne yaptınız benim gazeteme. Neden değiştirdiniz. Aradığım şeyi, alıştığım yerde bulamıyorum” sesleri yükseldi. 
Eskiden bazı okurlar, “Şu vefat haberlerini neden hergün sıra sıra birinci sayfadan kullanıyorsunuz. Moral bozuyor” diye eleştirirlerdi. Gazetenin şekli değişti, vefat haberleri içeriye, 7 nci sayfaya gitti, bu kez herkes, “Neden vefat haberlerini 1 nci sayfadan çıkarttınız” demeye başladı. Gazetenin en çok okunan köşelerinden biri, Nahit Çiğit’in yazdığı “Körfez İzlenimleri” köşesiydi, 1 Eylül’den itibaren kalktı. Spor sayfalarının sayısı arttı, renklendi ama, ÖZGÜR SPOR eki kalkmıştı. Şekil olarak tamamen, farklı bir gazete ortaya çıkmıştı. Bir tek reklam yapılmadan. Ne televizyon reklamı, ne afiş,  ne billboard reklamı olmadan. Sadece bir hafta boyunca, “1 Eylül’de gazetenizin şekli değişecek” diye bu gazeteden duyuru yaparak. 
Kolay iş değildi. Daha önce benzeri görülmüş, başarılmış bir iş de değildi. Markamızın değerine güveniyorduk. ÖZGÜR KOCAELİ’nin mavi logosunun, bu kentteki binlerce insan için neler ifade ettiğini biliyorduk. 
Bu kadar büyük bir değişim, kuşkusuz bizi de etkiledi. İlk günlerde, artan sayfaları nasıl dolduracağımız konusunda zorlandık. Hangi haberi renkli sayfalarda, hangi haberi siyah-beyaz sayfalarda kullanacağımız konusunda tercih yaparken zorlandık. 
Kent, yeni gazeteyi elbette yadırgadı. Ama güvenini kaybetmedi. Bağlılığını korudu. Kente, kent halkına malolmuş çok önemli bir şehir gazetesinin sadece şeklinin değiştiğini, içeriğinin ve çizgisinin aynı kaldığını bu kent çok çabuk idrak etti. 
Artık bütün taşlar yerine oturdu. Biz yenilenen gazeteyi nasıl yapacağımıza alıştık. Okur, kent yeni gazetenin şekline alıştı. 
Bizim bundan sonraki işimiz, gazetenin içeriğini, gazetenin habercilik anlayışını daha yukarıya taşımaktır. Hiçbir şekilde gazetenin çizgisinde bir değişiklik olmayacaktır. Yakında çok önemli bir seçim var. Göreceksiniz, ÖZGÜR KOCAELİ yıllardır her seçimde nasıl davrandıysa, nasıl her siyasi görüşe eşit mesafede durmuş, adaylar ya da aday adayları arasında gazetenin kullanımı konusunda en küçük bir yandaşlık yapmamışsa, yine öyle olacaktır. 
Hedef, yazı işlerindeki verimliliği arttırmak, daha fazla kendi ürettiğimiz haberlerle gazete yapmaktır. Daha çok özel haber, daha çok röportaj, daha derinlemesine haberler bulacaksınız. Ama hep, bu kent için, bu kentin ve bu kentte yaşayan insanların menfaatine yönelik haberler olacak. Dedikodu, sataşma, palavra haberler göremeyeceksiniz. Daha canlı ve hareketli fotoğraflar, daha ilgi çeken, ses getiren haberler göreceksiniz. 
Yeni dönemde bir dezavantajımız var. Gazete İstanbul’da basıldığı için, bu şehirdeki diğer yerel gazetelere göre, bizim yaklaşık 1-1.5 saat önce bizim gazeteyi hazırlamış olmamız gerekiyor. Allah’a şükür, buna rağmen 1 Eylül’den buyana atladığımız, ya da bu zaman sorunundan kaynaklanan yanlışımız olmadı. Haftanın bazı akşamları,  gazetenizin İzmit’te piyasaya çıkış saati biraz gecikebiliyor. Yıllardır her akşam saat 19.00’dan itibaren gece evine giderken gazetesini almaya alışmış okurumuza bazı akşamlar gazeteyi yetiştiremiyoruz. Bu da çok uzun yıllar sürmeyecektir. ÖZGÜR KOCAELİ için, Türkiye’deki en modern, en özenle planlanmış idare binasının inşaatına başlandı. Yeni binanın bitişinden sonra, çok uzun olmayan bir zaman dilimi içinde, bu gazeteyi yine bu kentte, kendi tesislerinde bu haliyle basabileceğimize inanıyorum. 
Değerli okurlar, şu sıralar, bu gazetenin yazı işleri için bence en önemli insanlardan biri olan arkadaşımız Murat Yoldaş, senelik iznini kullanıyor. Murat, bu büyük değişim sırasında en çok yorulan,  gece-gündüz en çok koşturan kişi olmuştur. İki hafta kadar dinlenecek. Murat’ın yokluğundan kaynaklanan ciddi boşluğu, diğer muhabir arkadaşlarım, performanslarını yükselterek kapatmaya çalışacaklar. 
Bazen, yazı işlerinde birbirimize karşı ses tonumuz, eskisinden daha yüksek çıkabiliyor. Hani dışarıdan gelen biri görse, “Bunlar birbiriyle kavga ediyor” diye düşünebilir. Hayır, daha çok hırsımız var.  Daha iyi gazeteler yapmak, daha bol haberli gazeteler yapmak adına, kendi içimizde yarışımız, mücadelemiz var. ÖZGÜR KOCAELİ’nin yeni şekli oturdu, yerleşti ve kabul gördü. Artık fiziki handikaplarını geride bırakan gazetenizin, bundan böyle ilkelerinden ve çizgisinden en küçük sapma göstermeksizin, içerik olarak da çok daha iyi hale geldiğine her gün biraz daha tanık olacaksınız. Saygılarımla..
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum