Dava!

Dava!

Adli Tatil bitti, yeni Adli Yıl başladı. Türk Hukuk Camiasına hayırlı olsun. Bu arada Adalet Bakanı Sadullah Ergin, uzun tutuklama süreleri, sabahın köründe evden gözaltına almalar ve zanlının kolları

A+A-

Adli Tatil bitti, yeni Adli Yıl başladı. Türk Hukuk Camiasına hayırlı olsun.

Bu arada Adalet Bakanı Sadullah Ergin, uzun tutuklama süreleri, sabahın köründe evden gözaltına almalar ve zanlının kollarına girerek yaka paça götürülmesi gibi sıkıntılara çözüm bulmak için uluslar arası bir sempozyum düzenleneceğini açıkladı. Bu toplantıda herkes görüşünü ortaya koyacak ve elbette ki, AKP’nin dediği olacak!

Yani;

Hiçbir şey değişmeyecek…

Vaktiyle Emre Kongar Hoca, son yıllardaki hukuk garabetine dikkat çekmişti.

Şöyle:

Bir sabah uyanıyorsun ki, hakkında bir dava açılmış...

Oysa dava konusu olacak hiç bir şey yapmamışsın...

Gönlün rahat...

Vicdanın temiz...

Daha önce başkalarına haksızlık yapıldığını duymuşsun...

Seni ilgilendirmediği için gözlerini kapatmış, kulaklarını tıkamışsın...

Zaten başkalarına dava açılmasının mutlaka bir nedeni de olmalıydı; yoksa niye dava açsınlardı değil mi?

Ama senin için hiçbir neden yok...

Mutlaka bir yanlışlık var...

Bir duruşmaya katılıyorsun.. .

Gönlün rahat...

Vicdanın temiz...

Suç işlememişsin ki...

Her soruya açık yüreklilikle ve dürüstçe yanıt veriyorsun.. .

Seninle ilgili mutlaka bir yanlışlık var...

Ne kadar açık yürekli, ne kadar dürüst olursan yanlışlık o kadar kolay ve çabuk anlaşılır...

Fakat sorular bir garip...

Soruşturmanın gittiği nokta tehlikeli...

Tanıdıkların...

Tanıdıklarının tanıdıkları...

Tanıdıklarının tanıdıklarının tanıdıkları...

Tanıdıklarının tanıdıklarının tanıdıklarının yaptıkları, söyledikleri.

Yaptıkların ve yapmadıkların...

Duyguların ve düşüncelerin...

Görüştüklerin ve görüşmediklerin...

Yavaş yavaş etrafında bir ağ örülüyor:

Sen de artık bir suçlusun...

Bu tam bir karabasan...

Gerçek olamaz...

Bu, senin başına gelemez...

Daha önce başkalarına da olduğu öne sürülmüştü...

Ama mutlaka onların bir suçu vardı; yoksa niçin dava açılsındı değil mi?

Oysa sen masumsun...

Ama bir türlü anlatamıyorsun. ..

Yavaş yavaş fark etmeye başlıyorsun ki, masumiyetini anlatamayan herkes suçludur!

Bir sabah uyanıyorsun ki, bir böcek olmuşsun...

Etrafında olup bitenleri görüyor, konuşulanları duyuyorsun.. .

Ama çevrendekiler seni insan olarak algılamıyor...

Sen onlar için artık sadece bir böceksin!…

İşte o zaman anlıyorsun davanın ve duruşmanın amacını:

Amaç seni değiştirmek...

Dönüştürmek...

Vatandaşlığını, haklarını, hukukunu, insanlığını, gururunu, haysiyetini, kişiliğini elinden almak...

Böcekleştirmek...

Bu bir süreç...

Başlangıcı Kafka'dan:

Dava.

Devamı Dürrenmatt'tan:

Duruşma Gecesi.

Noktayı koyan yine Kafka:

Değişim!

Demokrasiden faşizme...

Vatandaşlıktan kulluğa!

İnsanlıktan böcekliğe!

Bu haber toplam 2203 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.