1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Dayan Gültan Bacı, biz buradan öderiz
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Dayan Gültan Bacı, biz buradan öderiz

A+A-
Çok tuhaf bir ülke olduk. Nereye doğru gittiğimizi de artık ben kestiremiyorum. 
Bu tuhaf ülkede en çok ezilen, ihmal edilen, hiç sesini duyuramayan kent de acıdır ama, bizim kentimizdir. 
Lütfen unutmayın;  bu şehirde 30 Aralık ile 15 Ocak tarihleri arasında pek çok yerleşim biriminin elektrikleri kesildi. İnsanlar 2015 yılında günlerce elektriksiz kaldı. Bazı yerlere elektrik yüksek voltajlı verildi. İnsanların evlerindeki, işyerlerindeki elektrikli cihazları yandı. 
Yerel basın bağırdı, çağırdı. Artık bu kenti ulusal medya da unuttu. Bir tek ulusal gazetede, ulusal televizyonda bizim ilimizde yaşanan büyük elektrik skandalını  okudunuz mu, izlediniz mi?.. Sözde bazı yetkililerimiz, ilimizin elektriğini dağıtan Sedaş’ın yetkililerini telefon açıp fena halde fırçaladı.  Çok büyük, çok ciddi sıkıntı yaşandı. Unutulup gitti. Hatta bu sıkıntıyı en fazla yaşayan bölge olan Akmeşe köylerinin muhtarları bir araya geldi, “Bizim üzerimizden siyaset yapmayın. Biz iktidar partisinden çok memnunuz. Ne olmuş yani birkaç gün elektriğimiz kesilmişse” diye açıklama yapıp, kendilerini savunanlara kızdılar. 
………
Gelin şimdi ülkemizin güzide köşesi Güneydoğu’ya, Diyarbakır’a bakalım.. Güneydoğu Bölgesindeki 6 ilin elektriğini dağıtan Dicle Elektrik (DETAŞ) şirketi de özelleştirildi.  O bölgenin elektrik idaresini hangi babayiğit, neyine güvenerek aldı bilmiyorum. 
DETAŞ özelleştirilmeden önce, devletin elindeyken de bölgede neredeyse kimse kullandığı elektriğin parasını ödemiyordu. Detaş’ı satın alan şirket, eski hesaplara gömüldü.. 
Bir hesap çıkarttılar, “260 milyon TL alacağımız var” dediler. Bu borcun 90 milyon TL’si de Diyarbakır Belediyesi’ne aitti. 
DETAŞ, geçmişten kalan borçlarını tahsil etmeye kalktı. Borçlu gözüken abonelerin elektriklerini kesmeye başladı. Orada sen kimsin ki benim Güneydoğulu vatandaşımın elektriğini keseceksin. Vatandaş gitti, Detaş’ın binalarını taşladı; camını çerçevesini indirdi. 
Baktılar tek tek vatandaştan parayı tahsil edemiyorlar, büyük borcu bulunan kurumlara, belediyelere sarktılar. Bu bağlamda, 90 milyon TL borcu olduğu öne sürülen Diyarbakır Belediyesi’nin bütün elektrik bağlantılarını koparttılar. 
Detaş, Diyarbakır’da işi öylesine abarttı ki, şehre su dağıtan depoların pompa düzenlerinin de elektriği kesildi. Diyarbakır’a su dağıtılamaz oldu. 
Ama orada altıokka yürekli bir Belediye Başkanı; Gültan Kışanak vardı. Açtı ağzını yumdu gözünü.  Detaş’a sadece Diyarbakır’ı değil, bütün bölgeyi dar etti. Detaş binalarını mühürledi, binaların önünü kazdı.
………..
Lütfen hatırlayın.. Türkiye’de ilk olarak bizim buraların elektrik dağıtım şirketi Sedaş özelleştirildi. Biz 1999 yılının 17 Ağustos tarihinde yüzyılın felaketini yaşadık. İnsanlar çadırlara, prefabriklere taşındı. Sefalet içinde yaşadılar. Sedaş özelleştirildi, özel firma önce eski defterleri açıp, çadırlarda, prefabriklerde elektrik kullanan vatandaşın üzerine gitti. Depremde ailesini kaybetmiş, bir çadıra sığınmış, çadırını küçücük bir ampulle aydınlatmış vatandaştan, gecikme faizleri ile birlikte elektrik borcu tahsil edildi. 
Bizim burada da İSU elektrik kullanıyor. Su depolarında, arıtma tesislerinde elektrik tüketiliyor. İSU, her ay Sedaş’a büyük miktarda elektrik parası ödüyor.  Tabii, elektrik parası ödediği için de, bizim şehrimizde yılda iki kez suya zam yapılıyor. Üstelik, İSU bizim şehrimizde su fiyatına üç ay arayla zammı koyarken, İstanbul’un İSKİ’si gibi insaflı da olmuyor. İSKİ’de İstanbul’da su fiyatı tarifesini değiştirdi. Suyu tasarruflu kullanan, ayda 10 metreküpü geçmeyen abone için fiyatı düşürdü. Çok su kullanana zammı geçirdi. Bizim burada, “Çok elektrik masrafı var” denilerek, az kullanana, çok kullanana da zammı koyuyorlar. Köylünün ineklerine içirmek için verdiği suyun parasını alıyorlar. 
………
Diyarbakır’da Gültan Kışanak çıktı. “Ben bu parayı vermiyorum arkadaş” dedi. Yalvardılar, “Yahu tamam verme. Ama sanki verecekmiş gibi bir taksitlendirme anlaşması yap, seni idare edelim” dediler.
Gültan Bacı, buna da karşı çıkıyor. O borçların belgesi yok. Detaş bana belge getirsin görüşeyim dedi. 
Şu Barış Süreci’ni, bu ülkenin huzur içinde yaşamasını, bu ülkedeki bütün halkların kardeşçe yaşamasını çok arzulayan bir vatandaş olarak bütün kalbimle destekliyorum. Ama bu barış süreci, beni ve hemşerilerimi de bu kadar ezmemelidir. 
Enerji Bakanı geçtiğimiz aylarda bizim şehrimize geldi. “Türkiye’de kayıp kaçağın en az olduğu, tahsilatın en yüksek olduğu il burasıdır” dedi. Çevresindeki hiç kimse çıkıp, “Sayın Bakanım iyi güzel de, bu şehirde zırt-pırt elektrik kesiliyor. Madem biz bu kadar iyiyiz, bu kadar düzgünüz, bari siz de bu şehre biraz yatırım yaptırın. Elektrik kesintilerini önleyin” demedi, diyemedi.
Şimdi Sayın Bakan çaresiz. Ankara’dan açıklama yapıyor, “Diyarbakır Belediyesi ayıp ediyor. Konuyu Bakanlar Kurulu’na götüreceğim” diyor. 
Bakanlar Kurulu’na götürecek de ne olacak?.. Detaş, Diyarbakır’da, Mardin’de, Batman’da, Şırnak’ta  alacaklı olduğu belediyelerin, abonelerin elektriklerini mi kesecek?..
Böyle bir durumda İmralı ne der?..
Kandil ne der?.. Gültan Bacı size dünyayı dar etmez mi?.... 
Barış Süreci, parası ödenmemiş elektrik yüzünden zarara uğrarsa, o bölgede halk yine devlete karşı kalkışır da olaylar çıkarsa, bunun hesabını kim verecek?.. 
………
Her şeyin faturası, sonunda bize, buralarda yaşayanlara çıkar. Biz, elektrik dağıtımı için İSU’nun kullandığı elektriğin parası yüzünden su zammını yeriz. 
Biz Güneydoğu’da parası ödenmeyen kayıp-kaçak elektriğin de parasını öderiz. 
Hadi git de Diyarbakır’dan elektrik parasını al bakalım. Hadi git de Diyarbakır Belediyesi’nin elektriğini kes bakalım. 
Dayan Gültan Bacım, dayan.. Sizin oralarda bedava kullandığınız elektriğin parasını biz buralarda öderiz. 
Maksat, “Barış Süreci” aksamasın. Maksat, o bölgedeki siz vatandaşlarımız kızmasın, üzülmesin, bozulmasın, devlete karşı kalkışmasın.. 
Biz nasıl olsa bu ülkenin eşekleriyiz. Üzerimize bir semer de konsa ne fark edecek?
Bu yazı toplam 313 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum