• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli 7 °C

DEĞİRMEN İKİ TAŞTAN MUHABBET İKİ BAŞTAN OLUR

İbrahim ELGİN

    Büyüklerimizin çok güzel bir sözüyle bugünkü yazıma başlamak istiyorum. Hani derler ya “değirmen iki taştan muhabbet iki baştan olur” diye. Hakikaten bu gün insanlık olarak çok ihtiyacımız olan bir şey. Teknolojinin ülkeleri geliştirdiği kadar bizlerden alıp götürdüğü çok şey var. Bunlar arasında en önemlisi insanlarımız arasında ki muhabbeti azaltmasıdır.

     Teknoloji doğru ve yerinde kullanılmadığı sürece faydasından çok zararda getirebiliyor. Atomu parçalamak teknoloji adına müthiş bir buluş ama kötü niyetli insanların elinde olduğu sürece tehlikeli bir silaha dönüşe biliyor. 2. Dünya savaşındaki Japonya örneği hala hafızalara kazılı duruyor. Bugünkü televizyon ve bilgisayarlarda ölçülü kullanılmadığı sürece insana fayda yerine zarar verebiliyor.

     Çünkü aynı çatı altında yaşayan aileler bile bir araya gelip muhabbet imkanı bulamıyorlar. Bugün her odada bir televizyonu bulunan evlerimiz var. Evin hanımı bir odada dizi izliyor evin beyi başka bir odada maç izliyor çocuklar başka bir odada elinde cep telefonu ve bilgisayar başında zaman geçiriyor. Bu nasıl bir yaşam tarzı söyler misiniz? Bir toplumun ayakta durmasını sağlayan en önemli faktör aile faktörüdür.  

      Eğer bir toplumun aile yaşantısını sağlam temeller üzerine kurmadığımız zaman o toplumdan fazla bir hayır beklemeyin. Gördüğüm kadarıyla bu günkü toplum yapımızda çoğu insanımız sanal bir teknoloji dünyasında aynı evin içinde bile olsa ferdi olarak yaşıyor. Çoğumuzun yaşantısında ne bir plan nede gelecek için bir program var.

      Günlük yaşantımızda sabah yatağımızdan kalkıyor ve kahvaltımızı yaptıktan sonra doğru işimizin başına gidiyoruz. Akşam işten geliyor eğer herkes evdeyse bir arada yemek yeniliyor eğer yoksa herkes kendi başına bir tepsiye yemeğini koyuyor ve televizyon karşısında oturup yemeğini yiyor. Ve o vaziyette yemek yediği tepsiyi bir kenara koyup gece 1-2 civarında televizyon karşısında uyuyup kalıyor. Yattığı koltuktan kalkıp yatağına gitme ihtiyacı bile duymadan koltuğun üzerinde uyup kalıyor. Sabah yine aynı rutin bir şekilde koltuğundan kalkıp kendi sanal dünyasında meçhule doğru yola çıkıyor.

      Allahaşkına söyleyin dostlar bugün hangimiz ailece akşam yemeğinde çoluk çocuğumuzla bir araya gelip muhabbetle yemeğimizi yerken o günün değerlendirmesini yapıyoruz. Gene hangimiz yemekten sonra oturup çayımızı yudumlarken hiç olmazsa bir saatimiz ayırıp kitap okuyor veya birimiz okuyup da hepimiz dinliyoruz. Ve yine hangimiz bir kültürel faaliyette bulunmak için bir sivil toplum örgütüne üye olup çalışmalarına katılıyoruz. Ve yine hangimiz spor, resim, müzik gibi kişisel gelişimimize fayda sağlayacak bir faaliyetle bulunuyoruz.

       Yani eskilerin deyimiyle hangi tarakta bir bezimiz var bir düşünelim isterseniz. Aile yaşantımız böyle de peki komşuluk ve akrabalık ilişkilerimiz nasıl. Bakın yarın Kurban bayramı bir çok aile kurbanını bir dernek veya vakfa bağışlayıp bir tatil köyünde yerini ayırttı bile. Hazır 10 günlük tatili bulmuşuz akrabaları komşuları nasıl olsa sonrada görür geçmiş bayramınız mübarek olsun der geçeriz deyip düşünülüyor herhalde yazıkki ne yazık.  Böyle değilmi haksızsam söyleyin dostlar ama bana hiç haksızmışım gibi gelmiyor. Kendimi de bu öz eleştiriden soyutlamıyorum hepimiz adına bir özeleştiri yapıyor, genel manadaki izlenimlerimi sizlerle paylaşıyorum.

      Bakın dostlar bu böyle gitmez gitmemeli de tam toplumca kenetlenmemiz gereken şu günlerde bu bayramı fırsat bilip gelin hep beraber kucaklaşalım. Bırakalım bir kenara Partimizi,etnik kimliğimizi,mezhebimizi, aynı ülkenin vatandaşları olarak birbirimize sahip çıkmak  adına yapalım bunu. Fikirlerimiz bir olmasa da kalplerimiz bir olsun. Bakın FETÖ’nün hainleri halkımızın üzerine ateş ederken partisine,etnik kimliğine,mezhebine bakmadan ayırmadan ateş ettiler bunu unutmayın. Şunuda hiç unutmayın kan rengimizle, göz yaşımızın rengi herkeste aynı .Türk toplumu olarak gelin uyanalım artık. Bu teknoloji çağında artık hiçbirşey gizli kalmıyor. Bizlere bu tezgahları kuranlar ayan beyan ortaya çıktı. Adamlar bilimin ve teknolojinin bütün argümanlarını bizim üzerimizde deneyip kullanmışlar. Yazdıkları senaryonun içinde bizlere sadece figüranlık rolü biçmişler. Bizlerde kendimizi başrol oyuncusuymuş gibi zannedip her tarafa ateş edip durmuşuz. Allahtan başımızda R.Tayyip Erdoğan gibi bir lider yazılan senaryoyu anlayıp uyandı da Ülkemizi derleyip toparladı. Yoksa halimiz dumandı.   

        Bakın dostlar bilim ve sanat bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur. Tavuklar birileri tarafından önüne atılan bir avuç yemi gagalarken arkadan yumurtalarının alındığının farkına bile varmaz.

       Hani bazen birbirimize hep söyleriz zamanla her şey düzelir canım bu kadarda kafana takma, şuna kesinlikle inanın kedimizi çağın gereklerine uydurup kişisel olarak da geliştirmeden okumadan ve ilmimizi arttırmadan başarılı olmamız mümkün değil. Bu günkü yazımı da Peyami Safa’nın çok güzel bir sözüyle bitirmek istiyorum diyor ki “İnsanlar yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanır. Zaman insanları değil ancak armutları olgunlaştırır”.

Herkese iyi bayramlar. 

Bu yazı toplam 991 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37