1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. DEĞİŞEN TÜRKİYE’DE İKTİDAR OLMAK VEYA ALTERNATİFLİK
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

DEĞİŞEN TÜRKİYE’DE İKTİDAR OLMAK VEYA ALTERNATİFLİK

A+A-

Tanrının yeryüzündeki mutlak temsilcisi inancı ve bütün dünyaya sahip olmak hedefiyle sürdürülen imparatorluklar, tarım toplumunun ihtiyaç ve beklentilerini karşılayabilmişti. İcatlar, buluşlarla, İngiltere’ deki ekonomik, teknolojik devrimin, Fransa’ da ortaya çıkan siyasi devrim etsiyle tarım toplumu düzenleri sürdürülemez hale geldi. Tarım toplumu düzeni olan İmparatorlukların yerine, kuvvetler ayrılığı temeline dayanan ekonomik/demokratik kurumsal yönetim sistemi, sanayi toplumu düzeni inşa edilebildi. Sanayinin ve ekonominin gelişimine bağlı olarak bütün dünyayı etkisi altına aldı. Birinci dünya savaşında dünyanın önemli üç büyük imparatorluğunun da sonlanmasıyla, sınıf egemenliğine dayalı sistemler dışında genel geçerli hakim düzen haline geldi. Sınıf egemenliğine dayalı yönetim sistemlerinin, kapsayıcı, eşitlikçi, demokratik, çoğulcu yaklaşımları demokratik kurumsal sürdürebilirliğe taşıyamaması ve özgürlükçü bireyin oluşumunu sağlayamaması nedeniyle sınıf egemenliğine dayalı yönetim sistemlerini de aşan genel geçerliliğe ulaştı.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU

Yenilenme, reform, batılılaşma yaklaşımları Osmanlı İmparatorluğunun tarım toplumu düzenini aşıp, sanayi toplumu düzeni haline gelmesini sağlayamadı. Sanayi toplumu düzenini kurabilen ülkelerin etkisiyle gücünü sürdüremez hale geldi ve hızla parçalandı. Birinci dünya savaşına sürüklenerek de yok olma sürecine girdi. Cumhuriyetin kurucularının en önemli farklılığı, Osmanlı İmparatorluğunun içerisinde yetişmiş olmalarına rağmen, İmparatorluk düzeninin tarım toplumu düzeni olduğunu biliyor olmalarıydı. Ekonomik/demokratik gelişmişlik düzeyi çok yetersiz olmasına rağmen sanayi toplumunun yönetim sistemini hedefleyen kararlılığı sergileyip, mücadele vererek başarılı oldular. Sürekli değişimi, gelişimi, sanayileşmeyi, gelişmiş ülkelerin düzeyine ulaşmayı hedefleyen kararlılıklar sergileyebildikleri için bütün dünyada kabul gördüler. İmkansızlıklara, yetersizliklere, ikinci dünya savaşına sürüklenen dünya şartlarına rağmen sanayi toplumu düzenini bütün kural, kurul ve kurumlarıyla inşa edebilmek hedefinden ayrılmamaları benzerlerinden ayrılmalarını sağlayan belirleyici özellikleriydi.

BELİRLEYİCİ KADRO HAREKETİ YAKLAŞIMLARI

Sanayi toplumu düzeninin kuvvetler ayrılığını temel alması, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlikle gerçekleştirilmesi, özgür bireyin ve halkın merkeze almasından kaynaklanıyordu. İmkansızlıklar ve yetersizlikler nedeniyle, özgür bireyin, halkın iradesinin ve yapabilirliğinin merkeze alınamadığı ülkelerde, kalkınmak, değişmek, gelişmek, sanayi toplumu haline gelerek,  gelişmiş dünya ülkeleri arasında uygun yeri alabilmek, belirleyici kadro hareketleri kapsamında gerçekleştirmeye çalışıldı. Bireyin özgürlüğünü, halkın idaresinin belirleyiciliğini ve yapabilirliğini, ekonomik/ demokratik kurumsal sürdürülebilirliğini kendi konumlarına, değişimi, gelişimi sağlama anlayışlarına göre tanımlayıp uygulamaya çalıştılar. Türkiye’nin demokratik değişim ve gelişimi de bu anlayış ve mücadelelerle sürdürülebildi. Türkiye’nin özgün koşullarına göre, değişimi, gelişimi, gelişmiş ülkeler arasında yerimizi almayı hedefleyen, belirleyici kadrolar ekonomik/demokratik sürdürülebilirliği sağlama dönemini vesayet sistemini aşan konuma ulaşılmasını başararak tamamlamış oldular. Orta üstü gelişmişlik düzeyinin sorunlarıyla uğraşan konumun sorunlarıyla uğraşılır duruma gelindi. Kuvvetler ayrılığını temel almayan, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlamayan, bireyin özgürlüğünü, halkın iradesinin yapabilirliğini olmazsa olmaz hale getirmeyen yaklaşımların başarılı olma dönemleri kapandı.

KÜRESELLEŞEN DÜNYA DENGELERİNDEKİ YENİ KONUM

İletişim, bilişim devriminin etkisiyle, bilgi toplumu dinamiklerinin belirleyici hale gelmesiyle küreselleşen dünya dengelerinin sürdürülmesinde güçlükler ortaya çıktı. Bireyin özgürlüğünün korunup, geliştirilmesi, çatışmasızlığın sağlanması için yeni kural, kurum ve sistemler ihtiyacı oluştu. Kuvvetler ayrılığı temeline dayanan, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlayan gelişmiş ülkeler, ulaştıkları standartları merkeze aldıkları için ortaya çıkan sorunların çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasını kendi konumlarına ve önceliklerine göre karşılamaya çalışıyorlar. Türkiye orta üstü gelişmişlik düzeyini, vesayet sistemini aşan konumunu sanayi toplumu düzeninin kural, kurul ve kurumlarıyla sürdürebilecek hale taşıyarak, Demokratik Hukuk Devletinin inşasını tamamlamakla karşı karşıya kaldı. Belirleyici kadro yaklaşımları kapsamında verilen mücadelelerle ulaşılan düzeyin, kuvvetler ayrılığını temel alan, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlikle sağlanan, özgür bireyin, halkın iradesinin belirleyiciliğinin ve yapabilirliğini olmazsa olmaz hale getirmesi, siyasetin demokratik kurumsal dönüşümünü başarmasını zorunlu hale getirdi.  Türkiye siyasetinde başarılı olmanın, alternatifliğe ulaşmanın, iktidara gelmenin başka bir ihtimali kalmadı. İçerisinde bulunduğumuz dönem, belirleyici kadro hareketi kapsamında oluşan alışkanlıkların aşılamamasından kaynaklanan, yetersizliklere, belirsizliklere, gerilimlere, kamplaşmalara çözümler üretilmeye çalışıldığı dönemdir. 

Bu yazı toplam 776 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.