1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. DEĞİŞİMİ YÖNETEMEYEN SİYASET
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

DEĞİŞİMİ YÖNETEMEYEN SİYASET

A+A-

Değişim dinamikleri eskiyi aşan farklılıkları kapsaması nedeniyle dönüştürücü özellikleri barındırmaktadır. Değişimin düşünce, anlayış, davranış, organizasyon gibi toplumsal olaylarla ve siyasetle ilişkisi, eskiyi, değişeni, geleceği algılayabilme, kabullenebilme ve uygun konuma gelebilme yeteneği ve yeterliliğiyle ilgilidir. Ana muhalefet partisinin tek başına iktidara gelememe sorunu veya iktidar partisinin Demokratik Hukuk Devletini inşa edememe sorunu bu yönüyle değerlendirilmelidir. Devletin merkezde olduğu sistem döneminin şartlarında yetişen siyasi kadroların hem iktidar partisinde hem de muhalefet partilerinde etkin ve belirleyici olması değişimin yeterince yönetilememesine neden olmaktadır. Siyaseti yöneten kadrolar, değişen Türkiye’nin dinamiklerini yeterince algılayıp, kabullenemediklerinden, kendilerini ve siyasi organizasyonlarını uygun konuma taşıyamamaktadırlar.

DEĞİŞEN TÜRKİYE’NİN İÇSELLEŞTİRİLMESİ

İktidar partisindeki ve muhalefet partilerinde değişime açık, dönüştürücü kadrolar, devlet merkezli sistem şartlarında yetişmiş kadroları aşabilecek durumda değildir. Eski kadrolar, devletin merkezde olduğu sistemin dönüştürülmesinden daha çok, bu sistemde iktidara gelebilme koşullarına göre siyaset biriktirmiş politikacılardır. İktidar partisinin devlet merkezli sistemin içerisinde kendisine yer bulamayanların temsilcisi konumuna gelmesinin sindirememesi sorunu da bu kapsamda ele alınmalıdır.  Eski sistemin çözülmesinde önemli yere sahip iktidar partisinin, daha kapsayıcı, daha demokratik sistemin inşasına yetmemesi ise iktidar partisinin kendisini yeniden üretememesiyle ilgili sorundur. Muhalefet partileri, iktidar partisinin eski sistemi çözmesini içlerine sindiremediklerinden, çözümle ilgili endişe ve itirazlarını yürüttükleri siyasi mücadelenin merkezine koymaktadırlar. Devlet merkezli sistemin çözülmesiyle ortaya çıkan enerji, dinamizm, üretim, tüketim ilişkileri Türkiye’ nin değişmesini sağlamış, ihtiyaçlarını ve beklentilerin farklılaştırmıştır. Değişen Türkiye’ de,  bireyin özgürlüğü, kendisini en verimli gerçekleştirebilme isteği görünürlüğe ulaşmıştır. Demokratik Hukuk Devleti’nin inşasını sağlayacak, daha fazla yoğunlaşılmaya katkı yapacak politikalara ihtiyacı vardır.

TEKRAR EDEN ALIŞKANLIKLAR

İktidar partisinin siyasi kadroları ve muhalefet partilerin yetkililerinin benzer alışkanlıklar içesinde olmaları, kendilerini tekrar etmelerine, zararların önlenememesine neden olmaktadır. Çözümünün Demokratik Hukuk Devleti’nin inşasında olduğu gerçeklik durumuna gelmişken buna uygun siyasi yeteneklerin sergilenmemesinin verdiği zararlar her geçen gün artmaktadır. İktidar partisi, oluşan desteğin sürekliliğini, mutlaklığını sağlama eğilimiyle siyaset yaparken, muhalefet partileri de, iktidarın yaptıklarının eksikliği, yanlışlığı, yetersizliği üzerinden itirazlarla yürüttükleri politikalarda ısrar etmektedir. Eski siyasi koşulların ürettiği politikacıların hem iktidar partisinde, hem de muhalefet partilerinde egemen olması, sivil toplum kuruluşlarının ve kendiliğinden oluşan organizasyonların yeterince beliryeci olamaması bu dönemin daha hızlı aşılmasını geciktiren etkenlerdir. 

TIKANAN SİYASET

Tıkanan siyaset, toplumsal sorunların çözümünden, beklentilerin yönetilmesinden daha çok, siyasi partilerin kendi iç egemenliklerini sağlama girişimlerinin ürettiği sorunlarla uğraşır hale gelmektedir. Siyasi kadroların kendi konumlarını merkeze almaları ve diğer siyasi partilerle mücadeleyi bu konumdan sürdürmeleri, toplumsal sorunlara yoğunlaşılmasının yeterince gözetilemez duruma gelmesine neden olmaktadır. Kendi konumunu korumaya, karşıtlıktan, etkisizleştirmekten beslenen siyaset giderek yönetemezliğe sürüklenmekle karşı karşıyadır. Görünürlüğe ulaşmış bu gerçekliği kabullenmekte geciken, uygun dönüşümü yapamayan siyasi partilerin etkisizleşip, iç sorunlara sürüklenmesi kaçınılmaz olmaktadır. MHP’ de yaşananlar bunun ilk habercisi niteliğindedir.

Bu yazı toplam 1210 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.