1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Deli bal mı yedik nedir!..
Deli bal mı yedik nedir!..

Deli bal mı yedik nedir!..

İktidar partisinin yalakalığını yapan gazetelerden birinin köşe yazarı çıkıyor ulusal televizyon kanallarından birinin ekranına ve evleri, iş yerleri aranan, yazdıklarına elkonulan, gözaltın

A+A-

İktidar partisinin yalakalığını yapan gazetelerden birinin köşe yazarı çıkıyor ulusal televizyon kanallarından birinin ekranına ve evleri, iş yerleri aranan, yazdıklarına elkonulan, gözaltına alınan, tutuklanan bir başka gazeteci için;

“Ama!..” diyebiliyor.

Bu nasıl bir mantık, nasıl bir anlayış, nasıl bir eğitilme biçimi, nasıl bir terbiye, nasıl bir ahlaktır böyle?

Aslında adı gibi biliyor ki, kendisi gibi düşünmeyen o gazeteci kendisinden çok daha dürüst, daha aydın, demokrat ve yurtseverdir. Kendisinden daha paylaşımcı, kendisinden daha çok geleceği düşünendir.

Sıkıntısı burada mıdır dersiniz;

“Bu adam neden benden daha iyi? Ben neden onun gibi dik duramıyorum?..”

Tutuklanan gazeteci bağırıyor;

“Dokunan yanıyor” diye. Ne ki, o gazetecinin söylediği “dokunmak”la, yalaka olanın dokunması farklı. Biri kamuoyunu bilgilendirmek, uyarmak için dokunuyor, diğeri ise el etek öpebilmek, ayağına kapanabilmek için dokunuyor.

Bu durumu vatandaş görmüyor mu? Görüyorsa ne diyor?

Bir bölümü;

“Aman bana dokunmayan bin yaşasın” diyor. Bir bölümü ise dokunuyor ve yanıyor. Yani, bir anlamda delilik yapıyor. Ama bu delilik öyle sizin ilk aklınıza gelen gibi değil.

Öyküyü bilirsiniz;

1960’lı yıllar. Elazığ Akıl Hastanesi’nden deliler kaçar. Kaçan deliler Elazığ’ın cadde ve sokaklarına, değişik yerlerine dağılır. Sorulur soruşturulur, toplam olarak 73 delinin kaçtığı anlaşılır.

O zamanın belki de en ünlü doktoru Mutemet Bey, Elazığ Akıl Hastanesi Baş Hekimi'dir. Çözüm aranır ve doktora danışılır;   - "Doktor bey ne yapalım?    Herkes gibi Mutemet bey de çözüm aramaktadır. En büyük sorumluluk kendisindedir zaten. Mutemet Bey:   - "Bana bir düdük verin” der ve ekler;

“Arkama yapışarak gelin!"    Doktor önde, birkaç personeli arkasında trencilik oynayarak Elazığ’ın sokaklarını dolaşmaya başlarlar. Düdüğü duyan ve durumu gören tüm deliler bu kuyruğa takılır, trencilik oynayarak Akıl Hastanesi’ne kadar gidilir böylelikle. Ne ki, ortada bir sorun vardır; hastaneden kaçan deli sayısı 73 iken, trencilik sistemiyle hastaneye gelenlerin sayısı 612’dir…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.