• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • Kocaeli 8 °C

Demir setle korunan yükü ağır Türkiyem!

Alaattin KÖKSAL
         Makalemize Kehf suresinin 98. Ayetini naklederek başlayalım. "Zülkarneyn şöyle dedi. Bu Rabbimden bir Rahmettir. Rabbimin yok etme sözü geldiğinde onu dümdüz edecektir. Rabbimin sözü elbette gerçekleşecektir." Bu hususta geniş bilgi edinmek isteyenler; Kehf suresinin 83. Ayetten başlayıp 98.  Ayetine kadar, ayrıca Enbiya suresinin 96. ve 97. Ayetlerini birlikte okumalarını tavsiye ederim.
         Kanaatimce bu set; İslam dünyasına, özelikle Türkiye'ye doğru dört yönden gelecek olan, Yecüc ve mecüc tehlikelerine engel olmak için, ülkemizi hilal şeklinde kucaklayan, insan aklının idrak etmesi zor olan manevi bir settir. Gizli açık her şeyi bilen Yüce Allah'tır.  Kim bilir belki de, Hz. Zülkarneyn'in yaptığı demir setle korunmakta olan sır yüklü bir ülkenin vatandaşlarıyız. Her karış toprağı, şehit kanıyla yoğrulmuş, İslam'ın bayraktarlığını yapmış bir ecdadın torunu olarak, medeniyet yüklü ülkemle konuştuklarımı, siz değerli okurlarımla da paylaşmak istiyorum.
Sen; öyle bir ülkesin ki, mazlumların ve mağdurların hamisi, zalimlerin korkulu rüyası olan bir nesli besleyen, koynunda saklayan,  tarih yüklü bir ülkesin. Sen; İslam kardeşliğinin ürünü olan sabrın, azmin, fedakârlığın, merhametin, cömertliğin, vefanın eşitliğin, kadirşinaslığın, adaletin, tedbirin, tevekkülün, paylaşımın ne olduğunu bilen Müslümanların verimli toprağısın.
         Sen;  öyle bir ülkesin ki, seni, geçmişinden, tarihi eserlerinden koparmaya çalışan zalimlere karşı,  kalbinin derinliklerinde nüfuz etmiş imanını asla söküp alamayacakları, bir nesli kucağında saklıyorsun. Sen; tarih kokan, maneviyat yüklü bir ülkesin. Dün olduğu gibi, bugünde, dünyaya nizam vermeye, adeta mahkûm ve mecbur olan bir nesli sinende taşıyorsun.
         Sen öyle bir ülkesin ki, düşmanından değil, dost bildiklerinden yana dertlisin. Sen, hain şer güçlerin haçlı ittifakından değil, Müslümanların dağılmışlığından bizarsın. Seni haçlılar işgal edemedi velâkin içteki beyinsizlerin, kültür emperyalizm yoluyla, haçlılardan aldıkları kirli fikirlerle, seni kirletmeye çalışan, yaramaz çocukların, hatalarından dönecekleri günü sabırla bekleyen şefkatli anavatansın.
         Sen öyle bir ülkesin ki, önden çekenin olmadığı gibi, seni geriye doğru çekenleri de ileriyi doğru çekmeye çalışan İslam ümmetinin lokomotifisin. Sen, Kurtla kuzuyu bir arada yaşatmasını beceren ecdadımıza kucak açtığın gibi, bize de kucağını açıyorsun. Ecdadımıza layık torunlar olmadığımız halde, bizlerden ümidini kesmiyorsun.  Sır yüklü olduğuna inandığın bu milletin, kalplerinde küllenmiş olan imanları, yeniden bir yanardağ gibi patlayarak, yeniden kurtla kuzunun bir arada yaşayacağı günü hasretle bekliyorsun.
         Sen,  bağrında şefkatle ve özenle sakladığın günümüz neslini, her ne kadar yanlış işler yapsata,  kafası karışık gibi görünse de, bu neslin kök hücresinin içinde bir imanın olduğunu biliyorsun. Yaşadığı vatanın geçmişini ve geleceğini bilmezse de, suyundan içiyor, gıdalarından yiyor, havasını teneffüs ettiğinden, özünden kopmuyor, kopamıyor, kopamayacaktır diyorsun. Çünkü bu nesil demir setle korunmuş bir ülkenin bağrında büyüyen, gelecek için sır yüklü bir nesil olduğuna inanıyorsun.
         Sen; zahmetsiz rahmetin olmayacağını, her doğumun takdir edilen bir vaktinin olduğunu, her doğumun sancılı başlayıp sükûnetle sona erdiğini en iyi bilenlerdensin.  Tedbirin zahmetli,  takdirin rahmet olduğuna inanırsın. Sen öyle bir hafızaya sahipsin ki, her siyasi oluşum ve hareketin, sünettullaha uygun olarak sancılı başladığını ve huzurla sonuçlandığını da bilen sır yüklü bir ülkesin.
        
Sen, mukaddes emanetimiz olan, İslam dinine, Kur'an-a ve sünnette, sahip çıkan, ırk, dil, renk farklılıkları Yüce Allah'ın ayetleri olduğuna inanan, Müslümanları ümmet bilinci ve iman gücüyle birleştiren, sır yüklü bir ülkesin.
Sen öyle bir ülkesin ki, kaderin karıncaya yüklediği yükü bilmekten aciz olan insanlara kucak açıyorsun. Yüce Allah'ın emri gereği, sende saklı olan her türlü nimetleri cömertçe seni vatan edinen insanların hizmetlerine sunuyorsun. Bu cömertliğine karşılık, utanmadan büyük bir gafletle üzerine tepinenlere, kaderde saklı olan sırrın gereği tepki vermiyorsun.
Sen öyle bir ülkesin ki, lisan-i halinle, dıştan ve içten beslenen Vandallara, eblehlere ve tüm müstevlilere, bu vatanın sahipsiz olmadığını söylüyorsun. Devletin toleransını anlamayan, çözüm sürecini istismar eden, dış destekli beslemelerin, yaptıkları tehdit varı konuşmalarına, anladıkları dilden cevap verileceğini çok iyi bildiğin halde, sabrın son noktasına kadar bekleyiniz diyorsun.
         Sonuç olarak; Bu vatan toprağı üzerinde yaşayan, büyüyen suyunu içen herkes, vatanına, dinine, mukaddes değerlerine sahip çıkmalıdır. Milletin manevi değerleriyle, vatanın bölünmez bütünlüğü ile barışık olmayan şaşırmışlar, bilmelidirler ki,  bu vatan toprağı üzerinde yaşayan insanların %99'u ehli iman olan insanlardır. Devletlerine ve vatanlarına ihanet eden korkakların ıslık çalmasından korkmazlar. Mesele vatan ve din olunca, bıçak kemiğe dayanınca, sadece Müslümanların genlerinde dev gibi yatan " Ya ölüm ya İstiklal) anlayışı ayağa kalkar ki, hainler ve işbirlikçiler sığınacakları delik bulamazlar. Sabrında bir hududu vardır.
Bu yazı toplam 228 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37