1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Demiryolu işçileri yollarda
Demiryolu işçileri yollarda

Demiryolu işçileri yollarda

Demiryolu çalışanlarının, "TCDD yönetiminin uyguladığı adaletsizliklere, keyfi tutum ve ayrımcılığa karşı" 11 Mayıs'ta 6 koldan başlattığı yürüyüş sürüyor. Raylardan yürüyen ve16 Mayıs'ta

A+A-

Demiryolu çalışanlarının, "TCDD yönetiminin uyguladığı adaletsizliklere, keyfi tutum ve ayrımcılığa karşı" 11 Mayıs'ta 6 koldan başlattığı yürüyüş sürüyor. Raylardan yürüyen ve16 Mayıs'ta Ankara'da olmayı planlayan BTS üyeleri bugün İzmit Tren Garı önünde basın açıklaması düzenledi.

İzmit Tren İstasyonu raylarından yürüyerek kendilerini destekleyen sendika üyeleri ile bir araya gelen BTS Genel Başkanı Yavuz Demirkol, demiryollarının 155 yıllık kurumsal işleyişini bir kenara atan TCDD yönetiminin çalışanlar arasında yandaşlık ilişkisi üzerinden ayrımcılık yapmayı ve adam kayırmayı kurumsallaştırdığını ifade etti.

İzmit tren garı’nda açıklama

Kapıkule(Edirne), Gaziantep, Basmane (İzmir), Kars, Samsun ve Diyarbakır Gar’larından 11 Mayıs’ta başlayan yürüyüşün 16 Mayısta Ankara da TCDD Genel Müdürlüğü önünde son bulacağını belirten Demirkol konuşmasına şöyle devam etti:

“Bizleri yollara döken isminde “adalet”  olan, ancak bu kelimenin tam tersi uygulamalar sergileyen AKP’nin ve AKP bürokratlarının demiryolu tarihindeki “en adaletsiz” uygulamalarıdır. Gelmiş geçmiş hükümetler arasında “neoliberal politikalarının en acımasız” uygulayıcısı olan AKP ve bürokratlarının demiryollarındaki “adaletsiz” uygulamaları, biz demiryolcuların vicdanını yaralamış, sabrını taşırmış ve bizleri yollara düşürmüştür.

Demiryollarının 154 yıllık kurumsal işleyişini bir kenara atan TCDD yönetimi, çalışanlar arasında yandaşlık ilişkisi üzerinden “ayrımcılık yapmayı” ,  “adam kayırmayı” kurumsallaştırmıştır. TCDD özlük hakları konusunda saat gibi işleyen bir kurum iken, artık bir sonraki hak gaspının ne zaman yaşanacağı kestirilemez bir hale gelmiştir.

TCDD Yönetimi, ilgili yasa ve yönetmeliklere uyması gerekirken, “mevzuatın etrafında dolanmayı”, “kanunlara karşı hülleyi” ve “keyfi uygulamalarını kılıfına uydurmayı” gelenek haline getirmiştir. Bu ayrımcı ve adaletsiz uygulamaları sendikamız üye ve yöneticileri olarak hep birlikte ve her alanda yaşamaktayız.

Sendikal Tercihimiz Nedeniyle Ayrımcılığa Uğradık

TCDD Yönetimi, liyakat, kariyer, hizmet, başarı vb. gibi ölçüleri bir kenara bırakarak biz demiryolcuların taleplerini üyesi olduğumuz sendikaya göre değerlendirmektedir. Çalışanlar arasında ayrımcılık yapmakta, unvan,  nakil, lojman tahsisi vb konularda Sendikamız üyesi olan ve olmayanlar arasında ayrım yaparak taraflı davranmaktadır.

Siyasi Kadrolaşma Halkın ve Demiryolcuların Güvenliğini Tehdit Ettiği İçin Yürüyoruz…

Özellikle Siyasi kadrolaşmayla birlikte, bilgi, birikim ve deneyim isteyen kadrolara siyasi yandaşlık üzerinde ehil olmayan atamalar yapılmaktadır. Bu atamlar çalışma barışını bozduğu gibi demiryolların trafik emniyetini ve yolcuların can güvenliğini tehlikeye atmaktadır. En fazla siyasi kadrolaşmanın yaşandığı bu dönemde, demiryolu tarihinin de en büyük kazalarının yaşanması tesadüf değildir.

Haklarımıza yapılan saldırılar dursun

Her şeyi yapıyor gözüken ama hiçbir şey yapmayan siyasi iktidardan güç alan TCDD Yönetimi ayrımcı yaklaşımlarının yanında kazanılmış haklarımızı birer birer elimizden alınmaktadır. Permi haklarımız kaldırıldı. Bizlere verilen giyim ve koruyucu elbiseler kısıtlandı. Makinist arkadaşlarımızın yıpranma tazminatları kesildi, manevra personelinin kondüktör ve tren şefi hakkı elinden alındı.

Demiryolcu Kadınlara Uygulanan Ayrımcılığın Son Bulsun

Demiryollarında özellikle faal personel dışında istihdam edilen kadınlar “kadın kimliğinden dolayı” yok sayılmakta, üst görevlere atanmada dikkate alınmamaktadır. Demiryollarında hem çalışan kadın hem de yönetici kadın sayısı hızla azalmaktadır. Başbakanlığın Kadın İstihdamının Artırılması ve Fırsat Eşitliğinin Sağlanması başlıklı Genelgesine rağmen gerekli adımlar atılmamaktadır.

Taleplerimiz dikkate alınmıyor

Demiryollarında yaşanan keyfi ve ayrımcı uygulamalar karşısında gerek Ulaştırma Bakanlığı gerekse de TCDD Genel Müdürlüğü nezdinde çalışma koşullarının düzeltilmesi, ekonomik ve sosyal halklarımızda gerekli iyileştirilmeler yapılması, yanlı uygulamalara son vermesi yönündeki taleplerimiz karşısında verilen sözlere rağmen bugüne kadar hiçbir olumlu adım atılmamıştır.

TCDD Yönetimi Uluslararası sözleşmelerin gereği yapılmıyor

Bilindiği gibi; ülkemizin imzaladığı Birleşmiş Milletler Şartı, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Sözleşme, Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşme, Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi, Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme, İşkenceye ve Diğer Zalimane Gayri İnsani veya Küçültücü veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, Avrupa Konseyi ve Ayrımcılık Yasağına İlişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartının birçok hükmü ayrımcılığı ve keyfi muameleyi yasaklamakta ve bu ayrımcılığı uygulayan ve uygulanan ayrımcılık ve keyfi muamelelerin önlenmesi için gerekli önlemleri almayan Hükümet ve Kamu Kurum ve Kuruluşların uluslar arası sorumluluğu bulunduğunu ifade etmektedir.

Bu sözleşmeler hükümete ve hükümete bağlı kamu kurum ve kuruluşlarına yükümlükler yüklemekte; ayrımcılık ve keyfi muamelenin önlenmesi için gerekli tedbirleri almak, ayrımcı ve keyfi muamele yapanlarla ilgili gerekli idari soruşturmalar açacak; adli takibat yapılması için suç duyurusunda bulunacak; bu işlemlerden dolayı Kamu Kurum ve Kuruluşları maddi kayıplara uğramışsa bu kayıpları ilgili şahıslara rücu ederek hukuk dışı uygulamaların önlenebileceği açıktır.

Başbakan ve TCDD Yönetimi Tarafından “Hükümet Güdümlü Sendika” açıkça destekleniyor.

Başbakan nasıl bir sendika istediğini 16 Nisan 2011 tarihinde Memur-Sen Genel kurulunda yaptığı konuşmada ifade etmiştir. Bunun iş kolumuzda yansıması da işveren güdümlü bir sendikanın yetkili olmak adına “lojman, terfi, nakil gibi rutin işleri TCDD yönetimi marifetiyle sendikasına üye yapma aracı olarak kullanmasıdır. KESK ve bağlı Sendika yönetici ve üyelerine yönellik tutuklamalar, sürgünler, soruşturmalara açılırken, Ulaşımda örgütlü Memur Sen’e bağlı bu sendikanın genel kurulunda seçilemeyen büro şefi unvanlı Genel Başkanın Daire Başkan Yardımcısı Görevine getirilmesi TCDD yönetimi tarafından uygulanan “ayrımcılığında belgesi” olmuştur.(Ayşegül Kalaycı Arslan)

Bu haber toplam 829 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.