1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. DEMİŞTİM VE DEDİĞİM DE ÇIKTI!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

DEMİŞTİM VE DEDİĞİM DE ÇIKTI!

A+A-

07 Kasım 2017 tarihli “Özgür Kocaeli” Gazetesindeki “Duru Deniz” adlı köşemde, partilerin doğuşuna ilişkin örnekler vererek, sözü yeni kurulan kısa adı “İP” olan “İyi” partiye ve onun ilimizdeki yapılanmasına getirmiştim. 
Bakınız söz konusu yazımın son iki paragrafında daha geçen hafta konuya ilişkin neler yazmışım.
“…Şimdi, Sayın Meral Akşener’in başında bulunduğu ve kısa adı “İp” olan “İyi” Parti, bu iki örnekten (Anap ve Ak Parti) yola çıkarak bakıldığında bir zaruret sonucu doğmuş değil. Elbette ki, bir nebze oy alacaklardır. Siyaset sahnesinde “ben de varım” diyebileceklerdir. Lakin, siyasette el’an her hangi bir vakum yok ve o vakumu doldurabilecek yapıda bir siyasi oluşum değiller. Çünkü, rahmetli Özal’ın iki elini birleştirerek “dört eğilimi” bir potada eriten o çıkışı, bu “İp”in yapma ne imkanı var ve ne de şartlar o açıdan buna müsait. “İp”in ayrıldığı MHP dimdik ayakta ve siyasi misyonunu idame ettiriyor ve hem de Sayın cumhurbaşkanının o güçlü desteği ile. Mütedeyyin kesimi temsil eden Adalet ve Kalkınma Partisi zaten 15 yıldan beri iktidarda. Sol cenahta CHP tüm varlığını sürdürüyor. Dolayısıyla bu “İp”e sarılmayı gerektirecek bir siyasi ortam hiç yok. 
İlimizdeki yapılanmayla ilgili bir örnek ile yazımı bitireyim. Aynı zamanda bir Kocaelili olan Sayın Akşener’in amiral gemisi sayılabilecek ilimize halktan kopuk, lort ve rotaryen olduğu söylenen ve siyasetten anlamayan acemi bir il başkanını atamakla sakat bir doğum ile işe başlaması işin rengini ortaya koymaya yetiyor. Oysaki siyaset sahnesinin yabancı olmadığı, halk ile ünsiyet içerisinde olan ismi geçen birkaç insandan ise, böylesi bir tercihte bulunması, bence siyasi hatasının ilk örneği olarak tarihe geçecektir. Tabi, uzun uzadıya bir siyasi analiz yapılabilir. Lakin ne köşemiz buna müsait ve ne de zamanımız. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin buyurduğu gibi ‘Görelim Mevla’m neyler, neylerse güzel eyler’”
Evet değerli dostlar, Yazdığım yazının mürekkebi henüz kurumadan ne kadar haklı ve yerinde bir tespitte bulunduğum ortaya çıktı. İl Başkanı olarak atanan Sayın Haluk Ulusoy, atandığının 9.gününde koltuğa henüz oturmadan, ekibini dahi kuramadan ve aldığı görevin gereklerini yerine getirmeden istifa etti. İlçe başkanlığı için atanan hanım efendinin sosyal medyadaki paylaşımlarına bakılırsa, onun da ayrılması ya da partisi içinde homurdanmalara sebep olması an meselesi. 
İfade etmiştim, tekrar edeyim. Siyasi partiler bir zaruret sonucu doğarlar. Bu zarureti de halkın talebi belirler. Öyle olunca da halk sahiplenir. Aksi taktirde, bir ihtiras uğruna, öç alma uğruna ve makam-mevki devşirme uğruna kurulan siyasi organizasyonlar kısa sürede siyaseten yok olmaya mahkumdurlar. Siyaset sahnesinden silinenlere bakıldığında, hemen hemen hepsinin huruç noktası aynı… Hiç biri toplumsal ihtiyaç sonucu doğmamışlardır. Kaldı ki, Türkiye siyaset yelpazesi hem sağda ve hem de solda doludur. Şu an herhangi bir vakum yoktur. Olsaydı, vakumu doldurmak adına oluşan yeni siyasi oluşumlar toplum nezdinde karşılık bulabilirdi. 
Türkiye’de gerek halkın ve gerekse siyasilerin karşılıklı etkileşim ve iletişimleri vardır ve bu bellidir. Dolayısıyla her iki cephenin de karşılıklı arz ve talepleri vardır. Ayrıca gri tonu yoktur ve bu tonda henüz yeni bir seçmen kitlesi de belirmiş değildir. İsimlendirmeye gerek yok ama, etnisiteye dayalı siyasi organizasyonların olduğu gibi, o talebi karşılayan seçmen kitlesi de vardır. Keza, ideolojiye dayalı siyasi organizasyonlar ve o talebi karşılayan seçmen kitlesi de el’an mevcuttur. Dolayısıyla, halk bu siyasi organizasyonun dışında yeni bir alan açmamış ki, buna ilişkin yeni siyasi organizasyonlar da oluşsun. Bu zaviyeden olaya bakıldığında, “İyi Parti”nin çıkışı sakat olmuştur, karşılığı olmayacaktır ve Ak Parti’nin siyaset sahnesine çıkışıyla karşılaştırılamayacağı gibi ona rakip olma imkân ve ihtimali de yoktur. En ezından şu an için görünen bu. 
Peki, ne olur? MHP’den hatırı sayılır bir oy tırtıklayacaklardır, belki Ak Parti’den “devede kulak” misali bir parça ve CHP’deki memnuniyetsiz kesimden de çok cüz’i bir oy tırtıklayabilecektir. Bunların hepsini üst üste koyduğunuzda yine muktedir olma yolunda en ufak bir emare gözükmeyecektir. Kaldı ki, böylesi bir oluşumda homojen bir yapılanma olmayacağından, kendi içinde fikir ve menfaat çatışması da söz konusu olabilecektir. 
Mamafih, tek bir şartla ayakta kalabilirler. O da, MHP ciddi manada siyasi erozyona uğrar, oradaki kitlesel kopuşlar “İp”e tutunur ve  “Türk Milliyetçiliği” tandanslı siyaset yapan başka organizasyonlar da bulunmazsa o vakit, “İP”in MHP’nin yerine ikame edilme ihtimali olabilir. Ama sadece MHP’nin. İktidara alternatif olma şansı yoktur. MHP dimdik ayakta kaldığı müddetçe, kendilerine olan kısmi destekleri istisna kabul edecek olursak, Sayın Akşener’in “İp”ine sarılacak yoğun bir seçmen kitlesi olmayacaktır diye düşünüyorum.  Vallahu a’lem!                               

                                                                            
                                    

Bu yazı toplam 791 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum