1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. DEMOKRASİ BEKLENTİLERİNİ YÖNETECEK CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYI
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

DEMOKRASİ BEKLENTİLERİNİ YÖNETECEK CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYI

A+A-

Siyasi partilerin siyasi konumlarını aşan yaklaşımlarla ortak Cumhurbaşkanlığı Adayı üretebilmeleri çok zordur. Siyasi işleyişlerinde ve siyaset yapma anlayışlarında başaramadıkları yaklaşımı, ortak Cumhurbaşkanlığı Adaylığı için sağlayabilmelerine ihtiyaç vardır. Dünya ve Türkiye gerçekliği, toplumsal muhalefetin eğilimleri, son seçimlerde, referandum oylamasında, adalet yürüyüşünde, erken seçim gerekçelerinde de ortaya çıktığı gibi, demokrasi beklentilerini yönetecek Cumhurbaşkanlığı Adaylığını ihtiyaç haline getirmiştir.  Ekonomik/Demokratik kurumsal sürdürülebilirlik ihtiyacını karşılayamayan veya temsil edemeyen, Demokratik Hukuk Devletinin inşasını ortak hedefe taşıyamayan siyasiler, adaylar üzerinden kendi anlayışlarını tekrarlayan görünümler sergilemektedirler.

YENİ İKTİDAR İHTİYACINI KARŞILAMAK 

İktidara gelmek, iktidar ihtiyacını oluşturan nedenleri anlamak ve karşılamaya çalışmakla başarılabilmektedir. Bu durum genel geçerli siyasi gerçekliktir. Siyasi partilerin bu gerçekliği kabullenen yaklaşımları yeterince sergileyememeleri, yönetim sistemleri ve yönetenlerin konumlarıyla ilgilidir. Ülke yönetimlerinin halkı temsil eden siyasi partilerce karşılanması ülke yönetimleriyle, parti yönetimlerinin benzeşmesini, bir birini etkilemesini sağlamaktadır. Gelişmiş ülkeler , “demokrasiyi “, çözüm üreten, çatışmaları, gerginliği, belirsizliği önleyebilen sistem olarak, ekonomik/ demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyabildikleri için daha iyi konumdadırlar. Evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla kendiliğinden işleyen demokratik işleyişlerle yönetilen gelişmiş ülkelerde, siyasi parti yönetimleri de ekonomik/demokratik  kural ve kurumlarla sürdürülmektedir.

TÜRKİYE’NİN YÖNETİM SİSTEMİ

Yok olma sürecindeki Osmanlı İmparatorluğunun içerisinden, birinci dünya şartlarında kurulan Türkiye Cumhuriyeti, ikinci dünya savaşının yok edici etkisine sürüklenilmeden çok partili sisteme geçerek dünya dengeleri arasındaki uygun yerini alabildi.  Türkiye’nin ekonomik, teknolojik, siyasi birikimi yeterli olmadığı için çok partili sistemini, ekonomik/ demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlayarak Demokratik Hukuk Devletinin inşasına taşıyamadı. Çok partili sistemini, devletin merkezde olduğu, nispi demokratik askeri/bürokratik vesayet sistemiyle sürdürdü. Dünya ve Türkiye şartlarının değişip, gelişmesi nedeniyle vesayet sisteminin  post modern darbe müdahalesinde sürdürülemez hale geldiği ortaya çıktı. Ekonomik/demokratik sürdürülebilirliğin gözetilmesi ve halkın desteğiyle vesayet sistemi çözülebildi.

DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNİN İNŞASI

Türkiye, Demokratik Hukuk Devletinin inşasını vesayet sistemi içerisinde sağlayamamıştı. Darbelerle, müdahalelerle sürdürülen vesayet sistemi, şekilci batılı yaşam tarzının merkeze alınmasına neden olmuş, inancına, ibadetine, geleneğine, göreneğine, kılık, kıyafetine bağlı geniş halk kesimi dışarıda kalmıştı.  Siyasi partilerce sağlanmaya çalışılan temsil ve yönetim anlayışı vesayet sisteminin darbeleri, müdahaleleri, baskı ve yönlendirmeleri şartlarında oluştu. Ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlayarak, Demokratik Hukuk Devletinin inşasına odaklanmanın başarılamaması, oluşan alışkanlıkların aşılamaması nedeniyledir. İktidar partisinin çözülmesini sağladığı sistemin yerine ekonomik/ demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlayan Demokratik Hukuk Devletinin inşasında yeterli olmaması da bu nedenlerledir.

VESAYET SİSTEMİNİN ÇÖZÜLMESİ

Vesayet sisteminin sürdürülemez hale geldiği konum, ekonomik/demokratik sürdürülebilirliğin gözetilmesi sağlanabildiği için çözülmesi sürecine taşınabilmişti. Ekonomik/demokratik sürdürülebilirliğin gözetilmesi, halkın desteğinin artmasını, kararlılık haline gelmesini sağlamıştı. Demokratik güçlerin desteğini de sağlayan bu konum nedeniyle, vesayet sisteminin dışarıda bıraktığı bütün sorunlar, ihtiyaç ve beklentiler tartışılır, çözüm aranır hale de gelmişti.

PKK VE FETÖ SORUNU

PKK ve FETÖ sorunu, vesayet sistemi döneminde oluşan ve aşılamasına çalışılan temel sorunlardır. Bu iki temel sorunun bütün yönleriyle anlaşılıp, çözülmesi de ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik sağlanarak, Demokratik Hukuk Devletinin inşası tamamlanarak başarılabilecektir. Kürt sorunu vesayet sistemi tarafından sahiplenilmediği, dışarıda bırakıldığı,  kapsayıcı, eşitlikçi, özgürlükçü, çoğulcu, evrensel yaklaşımlarıyla çözüme ulaştırılamadığı için PKK sorununa zemin üreten temel sorun durumundadır.  FETÖ sorununa ise vesayet sisteminin dışarıda bıraktığı, inancına, ibadetine, geleneğine, göreneğine, kılık, kıyafetine bağlı halkın, hayata tutunma, kendisini en verimli gerçekleştirme tutkusunun karşılanamamasının neden olduğu anlaşılmaktadır.  Hayata tutunma mücadelesi veren halkın çocuklarının, eğitim görme, değişme, gelişme, kendisini en verimli gerçekleştirme ihtiyaçlarını oluşturan zemin FETÖ sapkın eğiliminin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

İKTİDAR PARTİSİNİN KONUMU

İktidar partisi, vesayet sistemini çözebilen siyaset konumundadır. Vesayet sisteminin sürdürülemez hale geldiğini, ekonomik/demokratik sürdürülebilirliğin gözetilmesini, halkın desteğiyle vesayet sisteminin çözülebileceğini sahiplenen siyasetle başarılı olmuştur.  Ana muhalefet ve diğer siyasi yaklaşımlar, vesayet sistemi koşullarında oluşan siyasi alışkanlıklarıyla, iktidar partisinin yanlışları, eksikleri üzerinden siyaset yapar konumlarını değiştirememektedirler. İktidar partisinin aşılabilmesi, vesayet sisteminin çözülmesiyle, vesayet sistemi koşullarında kazanılan alışkanlıklarla siyaset yapma döneminin sona erdiğinin ortaya konulmasına bağlıdır. İktidar partisinin Demokratik Hukuk Devletinin inşasını, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik kapsamında karşılayamadığı için yetersiz kaldığını kabul edilebilirliğe taşıyacak siyasete ihtiyaç duyulmaktadır. İktidar partisinin, vesayet sistemini çözen başarılarını ve gücünü merkeze alan yaklaşımlarını ekonomik/ demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamadığı için, gerilimin belirsizliğin önlenemediği hissettirilmelidir. Demokrasi beklentisini, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik ihtiyacını, Demokratik Hukuk Devletinin inşası hedefini sahiplenebilecek temsile ihtiyaç vardır.

Bu yazı toplam 858 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.