1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. DEMOKRASİ DİRENİŞİ VE KAPSAYICI SİYASET İHTİYACI
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

DEMOKRASİ DİRENİŞİ VE KAPSAYICI SİYASET İHTİYACI

A+A-

Bir sene önce FETÖ/PDY ‘ sının kalkıştığı darbe, demokrasiyi sahiplenen bütün toplumun kararlılığı, direnci, mücadelesiyle önlendi. Türkiye toplumu, halkın iradesini temel alan, evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla sürdürülecek, Demokratik Hukuk Devletini hak ettiğini, canıyla, kanıyla, direnerek, darbeyi önleyerek ortaya koydu. Türkiye’ de yaşayanlar, daha önce yaşanan darbelerin, FETÖ/PDY’ sının kalkıştığı darbe girişiminin, sebeplerini, zararlarının, biliyor. Darbelerin ve darbe girişimlerinin bir daha yaşanmaması için canını, kanını, her şeyini ortaya kayabileceğini herkese,   bütün dünyaya göstererek bunu kanıtladı. 15. Temmuz şehitlerimizi ve diğer bütün şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi, darbe kalkışmasının önlenmesinde kararlılık gösterenleri, mücadele edenleri, katılanları, katkı verenleri, destekleyenleri şükranla anıyoruz.

DAHA KAPSAYICI  SİYASET

Türkiye’nin yaşadıkları ve ortaya koyduğu kararlılık, darbeleri, darbe girişimlerini, kim tarafından, hangi gerekçelerle yapılırsa yapılsın savunulamaz hale getirmiştir. Ortaya çıkan bu kararlılık, darbelerin savunulamaz hale gelmesini sağladığı gibi, bu konumu tek başına sahiplenip, kendi anlayışını mutlaklaştırmayı,  toplumun diğer kesimlerini dışarıda bırakmayı da imkansız hale getirmiştir. % 50+1 Taşınan yönetim sistemini de, parlamenter sistemi de, kurallarını, kurumlarını, demokrasiyi, eşitliği, evrenselliği merkeze almasını  sağlayacak,  denge, denetim, iktidar işlevselliğini ortaya koymadan, tek başına savunup mutlaklaştırarak, genel geçerli baskın çoğunluğa ulaştırmanın mümkün olmadığı ortaya çıkmıştı. Demokrasi direnişinin birinci yılı dolmadan ortaya çıkan adalet ihtiyacının karşılanmasını gündeme taşıyan adalet yürüyüşü bunun en somut kanıtıdır. Demokrasi direnişini  tek başına sahiplenmenin  diğer  ihtiyaçları ertelemenin  veya önemsizleştirmenin yeterli olmadığı anlaşıldı. Türkiye içerisinden geçmekte olduğu tarihi dönemeç dönemini, çoğalan, yoğunlaşan sorunlarını aşarak başarmak zorundadır.  Böyle bir dönemde, katlanılamaz hale gelen adalet ihtiyacı, ana muhalefetin, uzlaşmacı, gerginlik ve kamplaşma yaratmayan, kapsayıcı, demokratik yürüyüşüyle siyasi gündeme taşınabildi. Bir başka yönüyle ise  adalet yürüyüşçülerinin yürüyüşlerini tamamlayabilmesi ve 25 gün süren, Türkiye’ nin en yoğun en önemli güzergahında sağlanabilen güvenlik, demokratik birikimimizin ve gücümüzün ulaştığı durumu ortaya koymaktadır.

ADALET YÜRÜYÜŞÜNDEN YANSIYANLAR

Adalet ihtiyacının en yoğunlaştığı dönemde Ankara’dan, İstanbul’a yürüyen, CHP genel başkanının direnci, kararlılığı, mütevaziliği, sadece hayranlık uyandırmadı. 69 Yaşındaki ana muhalefet liderinin, 25 gün süren, her gün ortalama 17-18 km. yürüyerek kat ettiği mesafe  hayata tutunma mücadelesini, aşmak zorunda olduğu sorunlara karşı gösterdiği çabayı ve bunun sağladığı, dayanıklılığı, direnci,  inancı ortaya çıkardı. Türkiye’ nin değişim ve gelişim sürecine bağlı olarak halkın büyük çoğunluğunun yaşama tutunma mücadelesiyle örtüşen bu direnç, kararlılık, inanç, katlanabilme ve dayanıklılık olarak yansıdığı için yürüyüş başarılabildi. Sahici olduğu için, halkın kendisini yansıtması nedeniyle, ihtiyaçları, beklentileri, eşitliği, farklılıkları, sıradanlığı kapsayabildiği için kitleselleşebildi. Değişim ve gelişim dinamiklerinin sürekli etkisinde olan Türkiye’ de, hak, hukuk, adalet ihtiyacı hep en temel ihtiyaç olarak varlığını sürdürmüştür. Demokratik, özgürlükçü, çoğulcu, evrensel, kural ve kurumlarla, halkın iradesi temelinde inşa edilecek Demokratik Hukuk Devleti  ihtiyacının karşılanmasına kadar sürebileceği anlaşılmıştır.

YÜRÜYÜŞÇÜ LİDERİN  KONUMU

Ana muhalefet partisi liderinin bu kadar etki uyandırabileceği beklenmiyordu. Genel başkan olması, siyasi mücadeleler içerisinde şekillenmediği için dönemin başarılı siyasi liderlerinden beklenen etkiyi yaratamayacağı sanılıyordu. Hayata tutunma mücadelesi ve kendisini en verimli gerçekleştirme çabası o’ nu SSK genel müdürlüğüne taşıyabilmişti. CHP Milletvekilliğine, genel başkanlığa da, aşılamayan çalışkanlığı, direnci, mütevaziliğiyle ulaşmıştı. Yaşamı, mücadelesi, biriktirdikleri halkın büyük çoğunluğuyla örtüştüğü için kabul görüyordu. Adalete yürüyen liderin halkın kendisi gibi olma özellikleri, direnci, sıradanlığı, partisinin yapısal demokratik dönüşümünü tamamlamaya yetemediği de gerçekti.

DEMOKRASİ  DİRENİŞİNİN VE  ADALET  YÜRÜYÜŞÜNÜN  SİYASETE  ETKİSİ 

Adalet yürüyüşünün tamamlanabilmiş olması, kitleselliğe ulaşması, halkın kendiliğindenliği ile bütünleşmesi Türkiye’ de yaşanan hayata, sorunların çözümüne önemli katkılar sağlayacaktır. Kendi anlayışını, kendi kadrolarını merkeze alan yaklaşımlarla inşa edilecek Demokratik Hukuk Devletinin ihtiyaçları karşılayamayacağı ortaya çıkmıştır.  Kapsayıcı, katılımlı, demokratik, özgürlükçü, çoğulcu, evrensel değerlerin, kurum ve kuralların, Türkiye’ nin değişim ve gelişim dinamikleriyle örtüştüğü görülmüş, bunları kavrayıcı ve kapsayıcı siyasete ihtiyaç duyulduğu belirginleşmiştir. Halkın hayata tutunma mücadelesiyle, kendisini en verimli gerçekleştirme çabasıyla örtüşen, bu direnci, kararlılığı yansıtan, genel geçerli kabul edilebilirlikle örtüşmeyen eğilimler aşılmalıdır. Halkın kanıyla canıyla demokrasiyi sahiplendiği 15 temmuz demokrasi direnişi ve adalet yürüyüşü halkın bir yıl içerisinde sergilediği  demokratik gerçeklik  yönüyle değerlendirilebilmelidir. Birinin diğeriyle kıyaslanamayacağı, karşılaştırılamayacağı, ancak birlikte bütün olarak değerlendirildiğinde anlam kazanacağı ortaya çıkmıştır.  

Bu yazı toplam 1807 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.